Bahar geldiğinde yaşanan bitkinliğin “bahar yorgunluğu” diye tanımlanması, ya da “bahar başıma vurdu” şeklinde izah edilmesi sebepsiz değildir. Hava ve mevsim değişikliği insan biyoritmini olumsuz etkiler. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artar. Bu yük havada bulunan pozitif ve negatif yüklü iyonlar aracılığıyla taşındığından bu taşıma dengesi bozuklukları iklim değişikliği dönemlerinde sıkça karşımıza çıkan insanlarda yorgunluk belirtilerine ve hatta ruhsal sıkıntılara yol açmaktadır.

Bahar yorgunluğunu çok da hafife almamak gerekir. Sıklıkla görülebilen kas, omuz, sırt ve boyun ağrıları, yorgunlukla birlikte; konsantrasyon bozukluğu, neşesizlik, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması ve uyku ritmi bozukluğu; uykuya dalma güçlüğü bazen de aşırı uyuklama hali, baş ağrıları ve barsak-mide rahatsızlıkları kişilerin yaşam kalitesini ve iş başarılarını olumsuz etkileyebilir. Uzun süren yorgunluk ve beraberinde eşlik eden şikayetlerin tedavisine yönelik tedbirler almak gerekebilir.

Havadaki artan elektrik yüküne özellikle büyük şehirlerde bir de hava kirliliği, sanayi atıkları ve trafik yoğunluğu eklenirse, kişilerdeki bahar yorgunluğu belirtileri daha da yoğun olarak yaşanır. Bahar ayının ve güneşin getirdiği rehavet duygusuna, stres ve gerginlik duygusu da eklenince insanda mevcut olan birçok hastalık da negatif olarak etkilenmektedir.

Bahar döneminde alerjiler de artış gösterir. Alerjik kişilerin güzel bahar günlerini kabusa çeviren polenler ya da diğer adıyla çiçek tozları, bitkilerin erkek tohumlarıdır. Sabah saatlerinde havadaki polen miktarı daha fazladır. Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azaldığından polen alerjisi olan kişiler rahat eder. Tam tersine sıcak ve rüzgarlı günlerde polen yayılımı artar. Polenler, saman nezlesi (alerjik nezle) ve astım belirtilerini tetikleyebilirler.

Saman nezlesi aslında “mevsimsel alerjik rinit’ olarak bilinen hastalığın halk arasındaki adıdır. Çoğunlukla ilk belirtiler çocuklukta ve gençlikte ortaya çıkar. Burunda ve genizde akıntı ve kaşıntı, hapşırık, gözlerde sulanma/ yaşarma/kızarıklık, gözaltlarında morarma gibi yakınmalara neden olur. Hayat kalitesini oldukça bozan bu rahatsızlık, polenlerin solunmasıyla ve gözlere temas etmesiyle ortaya çıkar. Nefes darlığı, hava açlığı, öksürük, balgam çıkarma, göğüste tıkanma hissi gibi belirtilerle seyreden astım, bahar aylarında polenlerin yayılmasıyla kötüleşebilir. Polen alerjisi olan astımlı hastaların alerjik oldukları polenlerin yayıldığı haftalar/ aylar boyunca şikayetleri artabilir. Bu dönemde hastanın ilaç tedavisinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Diğer alerjenlere göre polenlerden kaçınmak biraz daha zordur. Bunun için alınacak bazı tedbirlerle kişinin maruz kaldığı polen miktarı azaltılabilir.

Bahar mevsiminde en sık görülen diğer alerjiler arasında ise alerjik göz nezlesi gelmektedir. Gözde sulanma, kızarıklık, kaşıntı, ışık ve güneşe karşı aşırı hassasiyet gibi belirtileri olan göz nezlesi geç teşhis edilirse göz kapaklarında düşme ve kısılma, korneada yaralar ve kalıcı göz bozukluklarına neden olabilir.

 

Astım Hastaları

Araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Polenler daha çok sabah saat 05.00-10.00 arasında yayıldıklarından ev öğleden sonra havalandırılmalıdır.

• Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalıdır. Dışarı çıktığında yapabiliyorsa polen maskesi kullanmalıdır.

• Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir.

• Dışarı çıkarken gözlerin yanını da örten güneş gözlüklerinin faydası olabilir.

• Dışarıdan eve gelindiğinde hemen giysiler değiştirilerek

yıkanmalı, mümkünse burun içini dahi yıkayarak banyo yapılmalıdır. Saçların yıkanması da buraya yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlar.

• Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır, üstlerine polen yapışabilir. Mümkünse polen mevsiminde çamaşır kurutma makinesi kullanılmalıdır.

• Evde ve arabadaki klimaların polen filtreleri sık sık değiştirilmelidir.

• Ev içi hava temizleyiciler eve giren polenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olabilir.

• Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi irritanlardan uzak durmak, polen alerjisi olan kişinin şikayetlerinin ağırlaşmasını engeller.

 

Alerjik Göz Nezlesi Hastaları

Havalandırma yerine filtreli olduğu için klima kullanın.

• Gözünüzü elinizle kaşıyıp, ovuşturmayın.

• Göze el temasından mümkün olduğunca uzak durun.

• Yatak odanızda toz çekmeyen kumaşlardan yapılmış,

sık yıkamaya müsait yatak örtüleri ve nevresimler kullanmayı tercih edin.

• Evde toz alırken ıslak bez kullanın.

• Evinizi de mutlaka günde bir kez süpürün.

• Ellerinizi ve yüzünüzü sık sık bol su ile yıkamayı da ihmal etmeyin.

• Gözdeki kızarma sulanma ve yapışmanın sadece alerjik olmayıp viral veya bakteriyel sebeplerle de olup bulaşıcı olabileceğini unutmayın.

 

Kış aylarında bünyemiz yağ depolamaya daha yatkınken, baharla birlikte metabolizma kışın depolanan yağları yakmaya başlar. Günlerin uzaması vücudun daha fazla enerji yakması için bir nedendir. Su içme ve hareket etme isteği artar, tatlı ve ağır besinler yeme isteği azalır. Yeni meyve ve sebzelerin çıkmaya başlaması sağlıklı beslenme için insanları motive eder. Yorgunluk sorunu olan hastalarda B ve C vitaminlerinden, magnezyum, potasyum ve çinko desteğinden faydalanılır. Gevşeme egzersizlerinden yararlanılabilir. Meyve, sebze ve ağırlıklı beslenmeye ağırlık verilmeli, günlük içilen su miktarını 3 litre civarında tutulmalı, iyi ve kaliteli bir uyku düzenini sağlamak için stres azaltılmalıdır. Sigara, alkol ve kafeinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Kış aylarının yağmurlu, soğuk günleri yerini ılık bahar günlerine bırakırken doğa da kendini yenilemeye başlıyor. Artık neşeli ve mutlu olmamanız için hiçbir sebep yok gibi!,