Mide hastaları, şikayetlerinin özellikle mevsim geçişlerinde; yazdan bahara ve kıştan bahara geçişlerde arttığından yakınırlar. Mide hastalıklarının bazı ay ve mevsimlerde artmasının altında yatan nedenler tam olarak bilinmemektedir. Hava sıcaklığı ve nem oranı, atmosfer basıncı ve beslenme düzenindeki değişimler, mevsimsel alerjenler, enfeksiyonlar, bazı ilaçların kullanımının artması ve stres etken olabilir. Mevsim geçişlerinde, değişen hava şartları, ısı ve nem oranlarındaki değişikliklere tepki olarak vücutta birtakım hormonal değişiklikler gerçekleşir. Soğuk hava ve ısı değişiklikleri insan vücudunda ani bir stres yaratır. Buna bağlı olarak stres hormonları olan adrenalin ve noradrenalin salınımı artar. Adrenalin, mide ve onikiparmak barsağı mukozası kan akımını azaltarak mukozal hasar ve ülser gelişimine yol açabilir. 

 

Mevsimsel beslenme değişiklikleri, bazı mide hastalıklarının görülme sıklığını etkileyebilir. Kış aylarında vücut ağırlığı ve diyetteki yağ miktarının artmasına bağlı olarak reflü sıklığının arttığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Çiğ sebze ve meyve tüketiminin artması, asitli içecekler, alkol, soğuk su, buzlu meyve suları ve dondurma mide sorunlarının şiddetini arttırabilir. Ayrıca yaz aylarında gündüz saatlerinin uzun olması, geç saatlere kadar oturulması, daha fazla yemek yenmesine ve geç saatte yemek yenmesine neden olabilir.

 

Beslenme içeriğinin mevsimsel olarak değişiklik göstermesi, aldığımız gıdalardaki alerjenlerin de mevsimlere göre farklı olmasına neden olur. Gıda alerjileri bazı mide ve barsak hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynar. Çölyak hastalığı, tahıl alerjisi olarak bilinir. Eozinofilik özofajit ve gastroenteritlerde, inek sütü, soya, yumurta, buğday en sık tetikleyici alerjen gıdalardır. Alerjik reaksiyonlar yanı sıra bazı gıdalara aşırı hassasiyet veya toleranssızlık da söz konusu olabilir. Bu durum gıda intoleransı olarak bilinir. Fonksiyonel dispepsi ve hassas barsak sendromu olan hastaların az da olsa bir kısmında gıda intoleransının rolü üzerinde durulmaktadır.

 

Bazı ilaçlar, yemek borusu alt kısmındaki basıncı düşürerek reflüyü arttırabilir. Kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) ve astım tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar bu gruptandır. Bu hastalıkların kış aylarında alevlenme göstermesi ve buna bağlı artan ilaç kullanımı kış aylarında reflüde artışa neden olabilir. Romatizmal hastalıklara bağlı şikayetlerin kış aylarında artması da non-steroid anti-inflamatuvar ilaç kullanımını arttırarak ülser gelişim sıklığını arttırabilir.

 

İnsanlarda mide ve barsak enfeksiyonlarına neden olan, su ve besinler yoluyla alınan  bakteriyel ve paraziter enfeksiyonların sıklığı da mevsimlere göre değişkenlik gösterebilir. Klostridyum, salmonella ve E.Coli gibi bakteriyel etkenlerin yaz aylarında arttığı iyi bilinmektedir. Protozoal bir enfeksiyon olan kriptosporidiyoz, ılık, yağmurlu ve nemli havada, bahar ve yaz aylarında sık görülür. Giardiyazis mevsimsel özelliği daha az olan bir protozoadır, bazı ülkelerde erken sonbahar aylarında artış gösterdiği saptanmıştır. Mide ve barsak enfeksiyonlarında, ishal, karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı gibi şikayetler görülebilir. Bu enfeksiyonlar, fonksiyonel dispepsi ve hassas barsak sendromunu tetikleyebilir veya şikayetlerin artmasına neden olabilir.

 

Mevsim geçişleri vücudun adaptasyon dönemleridir. Kişilerin uyku süresi, iştah, kilo, enerji düzeyi, ruh hali, sosyal aktiviteleri bu dönemlerde değişime uğrar. Bu değişimlere bağlı olarak, depresyon, anksiyete bozukluğu, panik bozukluk gibi psikolojik hastalıklarda artış görülebilir.  Mide ve barsaklar, vücudumuzda ikinci beyin gibi çalışır. Beyin-barsak ekseni nedeniyle beyin ile mide ve barsak duvarındaki sinir sistemi arasında sıkı bir etkileşim mevcuttur. Buna bağlı olarak, GÖRH, fonksiyonel dispepsi, hassas barsak sendromu gibi fonksiyonel sindirim sistemi hastalıkları ile depresyon, anksiyete bozukluğu, panik bozukluk gibi psikolojik hastalıkların birlikteliği sık görülür. Değişik çalışmalarda, fonksiyonel sindirim sistemi olan hastaların %30-50’sinde major depresyon, %20-30’unda anksiyete bozukluğu saptanmıştır. Major depresyon tanılı hastaların da %30-40’ında fonksiyonel sindirim sistemi hastalıkları görülmüştür. Mevsim geçişlerinde psikolojik hastalıkların artışı, mide rahatsızlıklarının da artmasını yanında getirebilir.