Erken yaşlarda görülen çarpık ayak baş parmağı olgularında genetiğin rolü ortaya konulmuştur. Ancak aile bireylerinde olması mutlak sizde de olacak anlamına gelmemektedir. Erken yaşlarda görülen şekil bozukluğu ilerleyen yıllarda daha fazla artma eğilimi göstermektedir. Bu şekil bozukluğunun oluşmasında maalesef sadece genetik faktörler etkili değildir. Ayakkabı giyme alışkanlıkları, düz tabanlık, aşil tendonun gergin ve kısa olması, esnek eklem-bağ yapısına sahip olmak suçlanan faktörlerdenbazılarıdır. Bazı hastalarda bunların hiç biri de bulunmayabilir.
Genetik faktörleri önlemek mümkün olmamakla beraber oluşumunda ayakkabı giyme alışkanlıkları etkin rol oynadığından parmak kısmı dar olmayan ayakkabıların giyilmesi en azından bazı olguların oluşumunu engellemektedir.

Tüm hastalarda bu şekil bozukluğu ileri evrelere gidiş göstermemektedir. Çarpık ayak baş parmağı hastaların çekilen röntgen grafilerinden ölçülen bir takım açısal değerlere bakılarak hafif, orta ve ileri derece olmak üzere sınıflandırılmaktadır. İleri derece rahatsızlıkta kişilere verdiği sıkıntı tabiki çok daha fazla olmaktadır. Ayakkabı giyme zorlukları, ağrı, nasırlar, diğer ayak parmaklarıyla ilgili şekil bozuklukları problemlerden bazılarıdır. Erken evrelerde uygun ayakkabı giyimi, çeşitli aparatlar hastalığın ilerlemesini bazı hastalarda engelleyebilmektedir. Ancak kadınların ayakkabı tutkuları göz önünde bulundurulduğunda
istenilen tarzda ayakkabı giyilmesi ve sürekli aparatlar kullanılması her zaman mümkün olmamaktadır.

Bu rahatsızlığın özellikle hafif ve orta derece olanlarında hastaların hem daha rahat ayakkabı giymesini hem de ağrıları hafifletmek amacıyla parmak arası silikon makara, gece ateli gibi ortopedik aparatları astalar veriyoruz. Ancak bunlarla amacımız çarpık ayak baş parmağını tedavi etmek değil nasırlaşmayı önleme, daha rahat ayakkabı giymeyi sağlama ve ağrıyı azaltmaya çalışmaktır.

Çarpık ayak baş parmağı kesinlikle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Her hasta çok iyi bir şekilde değerlendirilip, en uygun tedavi yöntemi seçilip uygulanır. Tabi ki bu söylediğimiz tedavi yöntemleri cerrahi yöntemler olmaktadır. Ancak kesinlikle bu tedaviler sadece estetik amaçlı olarak yapılmamalıdır. Hastaların gerçekten şikayetleri varsa uygulanmalıdır.