Alerjik Nezle (Saman Nezlesi)

Alerjik nezle toplumda en sık görülen alerjik hastalıklardan biridir. Her yaşta ortaya çıkabilir. Özellikle alerjik olan anne ve/veya babaların çocuklarında görülme sıklığı daha fazla olan bu hastalık; endüstriyel gelişmiş ülkelerde,çevre kirliliği gibi faktörlerin artması ile giderek artmaktadır. Polen, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri gibi alerjenlerin neden olduğu, burundaki mikrobik olmayan alerjik iltihaptır. Hastanın yaşam kalitesini belirgin şekilde bozabilen bir hastalıktır. Belirli bir alerjenle karşılaşıldığı zaman şikayetler ortaya çıkar. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için hastanın sorumlu alerjenle daha önceden en azından bir kez karşılaşmış ve ona duyarlı hale gelmiş olması gereklidir. Alerjik nezlenin en sık görülen nedeni ot ve ağaç polenleridir. Bu nedenle bahar aylarında polenlerin çıkması ile bulgular başlar. Bahar döneminde sıklıkla alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ile birliktelik gösterir. Hem burunda hem de beraberinde gözlerde kızarma, kaşıntı, yanma hissi olduğu için bahar nezlesi denir. Bu hastalar astım geliştirme açısından daha riskli gruptadırlar. Polenlerin neden olduğu bahar nezlesi Nisan- Mayıs aylarından itibaren başlayıp Temmuz ayına kadar devam edebilir. Bulgular; 

• burun, kulak, damak ve boğazda kaşıntı,
• hapşırma,
• burun akıntısı,
• burun tıkanıklığı,
• sık boğaz temizleme,
• uyku problemleri.

Burun tıkanıklığı nedeniyle yaşanan horlama, gece uyanma ve ağızdan soluma gün boyu yorgunluk hissi ile birlikte derslerde dikkat eksikliğine neden olabilmektedir. Burun içindeki doku şiş ve soluktur. Burundaki kaşıntıyı gidermek için avuç içiyle burnun yukarıya doğru sürtünmesi çocuklarda "alerjik selam" denilen görüntüye ya da burnun alt 1/3 kısmında yatay bir çizgilenmeye neden olur. Burun tıkanıklığı ve alt göz kapağındaki damarlarda dolgunluk göz altlarında şişliğe ve koyulaşmaya neden olabilir. Konjunktivit, göz kapağının iç kısmını ve gözün ön yüzeyini kaplayan şeffaf bir zar olan konjonktivanın iltihaplanmasıdır. Mevsimsel alerjik konjunktivit göz alerjilerinin yaklaşık olarak yarısını oluşturur. Baharla birlikte polenlerin ortaya çıkmasıyla her iki gözde kaşıntı, sulanma, yanma ve kızarıklık başlar. Bu yakınmalara genellikle burundaki bulgular da eklenir. Tedavinin esas amacı alerjik hastalık belirtilerini kontrol etmek ve hastanın yaşam kalitesini düzeltmektir. Polenlerin en yoğun olduğu saatler sabah ve öğle saatleridir. Bu saatlerde pencereler açılmamalıdır ve mümkünse öğleden sonra dışarıya çıkılmalıdır. Ev ve arabalarda polenleri tutan hava filtreleri kullanılmalıdır. Çamaşırlar polen mevsiminde dışarıda kurutulmamalıdır. Dış ortamdan eve gelince duş yapılmalı ve elbiseler değiştirilmelidir.

Astım
Astım; soluduğumuz havayı taşıyan akciğer içindeki havayollarının mikrobik olmayan uzun süreli iltihabıdır. Bu iltihap sonucu havayolları şişer; yapışkan balgam oluşur, havanın geçtiği havayolu daralır ve çevresel uyarılara karşı duyarlı hale gelir. Astım kalıtsal yatkınlığı olan bir hastalıktır ve her yaşta başlayabilir. Ailesinde astım öyküsü
olan çocuklarda astım riski daha yüksektir. Bebeklik döneminde egzema ve sonraki dönemlerde alerjik nezle gelişmiş olması da bu riski arttırmaktadır. Sigara dumanına maruz kalmak, kalıtsal olarak astıma yatkınlığı olan bireyde astıma neden olabilir veya mevcut astımı kötüleştirebilir. Hava kirliliği, ev tozu akarları, polenler gibi bazı çevresel etkenler ile viral enfeksiyonlar da astım atak belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bahar aylarında polen alerjisi olan bireylerde astım atak bulguları ortaya çıkabilir. Polen alerjisi olan astımlı birey polenleri soluduğunda havayolunun çevresindeki kaslar kasılarak havayolunun daralmasına neden olur, havayollarının yüzeyi iltihaplanıp şişmeye başlar ve havayolunun daha da daralmasına neden olur.

Sonuç olarak;
• tekrarlayıcı öksürük,
• hırıltı, hışıltı,
• gece öksürüğü,
• eforla öksürük,
• nefes darlığı,
• göğüste tıkanma ve sıkışma hissi
görülebilir.

Bu belirtilerden bir veya birkaçı birlikte olabilir. Aniden başlayabileceği gibi kronik bir seyir izleyebilir. Belirtiler tekrarlayıcı nitelikte olup genellikle gece ya da sabaha karşı ortaya çıkar. Astımlı çocukların çoğunda egzersiz yaptıklarında, çok ağlayıp güldüklerinde belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak astımı iyi kontrol edilen, yeterli tedavi gören astım hastaları normal günlük aktivitelerini yapabildikleri gibi, çeşitli spor ve egzersizleri de yapabilirler. Havayolu darlığı olduğunda solunan hava bronşlara rahat girip çıkamaz. Bu durum ilerlerse solunan havadaki oksijen yeterli şekilde kana geçemez. Solunum sıkıntısına ve bulguların daha da ilerlemesine neden olabilir. Oksijen ihtiyacı veya ciddi solunum sıkıntısı olursa hastaneye yatış gerekebilir. Alerjik nezle nedeniyle takip edilen kişiler bu dönemde astım bulguları açısından dikkatle izlenmelidir ve hastalar da bu bulgular hakkında bilgilendirilmelidir.
Astım düşünülen kişilerde öykü ve muayene bulguları ile çoğu hastada tanı konabilmektedir. Solunum fonksiyon testleri de tanıda yardımcı olmaktadır. Düzenli tedavi ve önlemlerle, astıma bağlı yakınmaları ortadan kaldırmak, tamamen sağlıklı ve normal bir yaşam sürdürebilmek mümkündür. Tedavinin esas amacı diğer alerjik hastalıklarda
da olduğu gibi hastalık belirtilerini kontrol etmek ve hastanın yaşam kalitesini düzeltmektir.

Koruyucu çevresel önlemler almak birincil öneme sahiptir. Astımı tetikleyen sigara, çevre kirliliği gibi faktörlerden uzak durmak ve polen alerjisi olan bireylerde budönemde polenlerle teması mümkün olduğunca azaltmaya çalışmak gerekmektedir. Astım tedavisinde kullanılan temel ilaçlar inhale (nefes yolu ile) verilenlerdir. İlaçların bronşlara yeterli bir biçimde ulaşması amaçlanmaktadır. İlacın uygun bir şekilde uygulanabilmesi için hastanın derin nefes alma
manevrasını yapması gerekmektedir. Bu nedenle ilacı uygun teknikle yapamayanlar için aracı tüp/hazne ile ilacın verilmesi gerekmektedir.

Tedavi;
1. Hastalığı kontrol altında tutacak olan ve düzenli kullanılması gereken ilaçlar
2. Havayollarında oluşan daralmayı giderecek ve gerektiğinde kullanılacak olan bronşları açan ilaçlardan oluşmaktadır.
Gerektiğinde kullanılacak ilaçların düzenli kullanımları önerilmez. Sadece nefes darlığı, hırıltılı solunum durumunda veya egzersiz öncesi gibi ihtiyaç duyulduğunda kullanılması önerilmektedir. Hastalığı kontrol altında tutan nefes yolu ile alınan steroidler ise doktorunuzun önerdiği doz ve sürede, yakınmanız olmasa bile düzenli olarak alınmalıdır.
Astım tedavisi polen alerjisi olan bireylerde sadece polen dönemi boyunca veya yakınmaların olduğu dönemde uygulandığı gibi ev tozu duyarlılığı olan ve yıl boyunca bulgusu olan hastalarda daha uzun süreli tedavi uygulanması
gerekebilmektedir.