Üvea gözü besleyen damarlardan ve pigmentten zengin olup göz küresinin orta tabakasıdır. Üvea tabakasının inflamasyonuna (iltihabına) üveit denir. Ancak göz içi inflamasyona, yakın komşulukları nedeniyle, retina, vitreus, optik sinir gibi tüm göz içi yapılar da katılabilir. Bu durum görmeyi ciddi şekilde tehdit eden durumlara neden olabilmektedir.

TANI

Detaylı sistemik ve göz hikayesi, detaylı göz muayenesi ve bulgulara göre görüntüleme yöntemleri ve laboratuvar testler ile tanı konulur. Düzenli aralıklarla optik koherenstomografi ile optik disk ve makülanın incelenmesi, ön segment ve arka segment ultrasonografisi ve gerekli durumlarda fundusflöresein anjiyografi hem tanının konması hem de tedavinin takibinde gereklidir.Üveitin lokalizasyonu ve özelliklerine göre ilgili bölümlerden konsültasyon istenir. Poliklinikte muayeneye uyum sağlayamayan çocuklarda genel anestezi altında muayene yapmak gerekebilir.

Üveit acil bir hastalıktır. Geç kalındığında hastalık ilerler ve göz bebeğinde şekil bozuklukları, katarakt, göz içi basıncı yükselmesi ve glokom gibi kalıcı yan etkiler bırakabilir, görme kalıcı olarak azalabilir ve kaybedilebilir.

Üveitlerde tedavinin birinci amacı gözdeki inflamasyonu, görmeyi etkileyecek bir komplikasyon gelişmeden etkin ve yeterli bir şekilde baskılamaktır. Tedavi yapılırken çocuklar hem göz hem de sistemik yan etkiler açısından yakın takip edilmelidir. Tekrarlayan atakları önlemek ikinci en önemli amaçtır. Çocuklarda üveit tanısı konulurken enfeksiyöz hastalıklar ve maskeleyici durumlar göz önünde bulundurulmalıdır. Enfeksiyöz durumlarda tedavi patojene uygun anti-mikrobiyal ilaçlar ile yapılır. Aksi takdirde, etkene yönelik ilaç verilmeden steroid veya immünsupresif tedavi başlanması, gözün kaybına neden olabilir, hatta hayatını tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.

Enfeksiyonun dışlandığı üveitlerde tedavide kortikosteroid tedavilerden yararlanılır. Ön üveit durumlarında kortikosteroidli damlalar öncelikle saat başı gibi sık uygulanarak sonra hastalığın şiddetine göre dereceli azaltarak kesilir. İntermedierüveitlerde ve arkaüveitlerde sistemik steroidlerin kullanımı gerekli olabilir. Sistemik steroidler ağızdan veya damar yoluyla verilebilir. Yetişkinlerde göz etrafına uygulanan steroidenjeksiyonları çocuklarda çok uygun olmamaktadır.

Topikalsteroidli damlaların yanında sıklıkla arka yapışıklık oluşumunu önlemek ve siliyer spazmı çözerek ağrıyı azaltmak amacıyla sikloplejik ve midriyatik damlalardan yararlanılır.

Hem topikal hem sistemik steroidler kullanılırken steroidlere bağlı yanetkiler açısından çocuklar yakından takip edilmelidir.

Steroid tedavisi azaltıldığında veya kesildiğinde atak yaşanan durumlarda,steroide bağlı yan etki geliştiğinde veya steroid kullanılamayan durumlarda, arka ve panüveitlerde, JİA gibi sistemik tanı alan durumlardaimmün sistemi baskılayan ilaçlardan veya biyolojik ajanlardan yararlanmak gerekebilir. Bu çocuklar mutlaka pediyatriknefroloji ve romatoloji bölümü ile ortak takip edilmelidir.

Üveite bağlı gelişen komplikasyonlar da uygun ve etkin şekilde tedavi edilmelidir. Örneğin glokom gelişiminde göz içi basıncını düşüren damlalardan yararlanılır. Gerekli durumlarda glokom cerrahisi gerekli olabilir. Katarakt gelişen çocuklarda (Resim 3) özellikle göz tembelliğinin önüne geçmek için gözdeki inflamasyon etkin bir biçimde baskılanmalı ve üç aylık sakin dönemden sonra katarakt ameliyatı yapılmalıdır. İnflame bir gözde yapılan cerrahi bir girişim postoperatif yoğun inflamatuar reaksiyona ve ciddi komplikasyonlara yol açar. Ancak her türlü göz ameliyatının gözde üveit atağını tetikleyebileceği unutulmamalıdır. Gelişen retina komplikasyonlarında da lazer fotokoagülasyon, intravitreal tedaviler ve pars planavitrektomi gibi cerrahiler yapılır.