Diyabet; İnsülin eksikliği ya da insülin etkisindeki bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan sürekli tıbbi bakım gerektiren kronik bir metabolizma hastalığıdır. Diyabet hemşireliği ise; diyabet yönetiminde ileri bilgi ve becerisi olan, uygulayıcı, eğitici, danışman, yönetici, araştırıcı, koordinatör, yenilikçi, mesleki faaliyetlerden sorumlu meslek üyesidir. 2013 yılında dünyadaki diyabetli hasta sayısı 382 milyon iken, bu sayının 2035 yılında %55 oranında artarak 592 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından “salgın” olarak ifade edilen diyabet, hem bireysel, hem de toplumsal olarak insan sağlığını olumsuz etkilemekte, yaşam kalitesini ciddi anlamda bozmakta ve ekonomik olarak bireysel ve toplumsal yük getirmektedir. Ülkemizde ise, 1997-1998 yıllarında yayınlanan çalışmada (TURDEP-1) diyabet sıklığı %7.2 iken, 2010 yılında yayınlanan çalışmada (TURDEP-2) diyabet sıklığının %13.7’ye ulaştığı görülmüştür.

 

Diyabet sıklığındaki artışın en önemli nedenleri; sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam ve bununla birlikte obezitenin artmasıdır.

Sağlık hizmetlerinin temel amacı; hastalıkların önlenmesi, erken tanısı ve hastalık sürecinde erken dönemde tedavinin sağlanması ve takibine yöneliktir. Diyabet için baktığımızda; Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet için bazı risk faktörleri değiştirilemezken, özellikle Tip 2 diyabette bazı risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile diyabet gelişimi önlenebilmekte veya hastalık süreci geciktirilebilmektedir.

Tip 2 diyabette;

Değiştirilebilir faktörler ;

  • Obezite
  • Obezitenin süresi
  • Yağ dağılımı; viseral (organ çevresi) obezite
  • Hareketsizlik
  • Beslenme
  • Hiperinsülinemi ve insülin direnci
  • Bozulmuş glikoz toleransı

Değiştirilemez faktörler;

  • Genetik yatkınlık
  • Yaş
  • Cinsiyet

 

Diyabet Hemşireliği
Diyabet hastalığı, yaşam boyu sürmesi nedeniyle diyabetli birey fiziksel ve psikososyal bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bireyin fiziksel durumunun yanı sıra psikososyal değerlendirmesinin yapılması verilen danışmanlık hizmetinde önemli olmaktadır.

Hastalığın yönetimi eğitim, danışmanlık ve tıbbi tedavi üçgeninde hasta merkezli bir ekip yaklaşımını zorunlu kılmaktadır. Diyabette primer bakım ekibi hekim, hemşire ve diyetisyenden oluşmakla beraber, aile bu ekibin en önemli bir parçası olmaktadır. Gerektiğinde psikolog, psikiyatrist, pediyatrist, oftalmolog, egzersiz fizyoloğu, eczacı, sosyal hizmet görevlileri ve daha pek çok profesyonel, ekibe dâhil olabilmektedir. Diyabetli birey ve ailesi ile en fazla birlikte olan diyabet eğitim hemşiresi, sunduğu eğitim ve danışmanlık hizmetleri ile bireyin yaşam kalitesini yükselterek  tedaviye uyumunu kolaylaştırmaktadır.

Diyabet hemşireleri, hem ayaktan, hem de yatarak tedavi olan diyabetli bireylere gerekli olan eğitimleri vererek tüm desteği sunar. Amaç; bireyi kendi öz bakımını sağlayabilecek, hastalığı ve komplikasyonları yönetebilecek bilgi ve beceriye sahip duruma getirebilmektir. Bu kapsamda sadece hasta bireye odaklanılmayıp, aynı zamanda bireyin ailesinin de bu sürece uyumunu sağlamak önem kazanabilmektedir. Birey ve ailesine bu donanımı kazandırabilmek için öncelikle diyabet eğitim hemşiresinin iyi bir veri toplaması gerekmektedir. Bu veri toplama sürecinde, kişinin geçmiş ve mevcut sağlık/hastalık öyküsü, yaşam şekli, sosyo/ekonomik imkânları, yetenekleri, becerisi, psikososyal özellikleri ve ayrıca hastanın hastalığı kabullenme sürecindeki uyumu da göz önünde bulundurulmalıdır. Diyabet eğitimleri, bireyin ilk başvurusundan ve/veya yatışından itibaren başlanarak kişinin öğrenme becerisine, algılama düzeyine, inançlarına ve günlük yaşamına uygun bireysel olarak planladıktan sonra hasta ve ailesi ile görüşmeler yapılmaktadır.

Kronik hastalık tanısı almak bireylerde farklı tepkilere neden olabilmektedir. Yapılan görüşme ve değerlendirmelerde yeni tanı alan bireylerde şok, kızgınlık gibi tepkiler daha yoğun yaşanırken, hastalığın ilerleyen süreçlerinde bireylerde duygu değişimleri yaşanabilmekte ve bu bireyden bireye farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle eğitimlerimizi bireysel olarak planlanmaktadır. Eğitimin temel amacı; bireyin, kendi diyabet yönetimini yapabilmesidir.

Diyabet Eğitimi
Bireylerin diyabet yönetimini en üst seviyede yapabilmeleri için öncelikle eğitime, diyabet hakkında bilgi vermekle başlanır. Diyabet hastalığı, risk faktörleri, diyabetin nedenleri, diyabet tipleri tanımlanarak kişilerin mevcut durumlarıyla ilgili farkındalığı sağlanarak diğer eğitimlere daha yüksek motivasyonla geçilebilmektedir. Diyabet eğitimi temel olarak aşağıdaki konu başlıklarından oluşmaktadır.

Beslenme
Diyabetin nedenlerinden biri olarak görülen kilo ve sedanter yaşam konusunda bilgiler verilerek, beslenme ve egzersizin tedavi sürecine olan katkılarıyla ilgili paylaşımlarda bulunulmaktadır. Beslenme ve egzersiz uyumu ile kan şekeri hedef değerlerde olmayan bireyler için ilaç tedavisi (antidiyabetik oral ilaçlar ve insülin tedavisi gibi) başlanabilmektedir.

İlaç yönetimi ve İnsülin uygulaması
İlaç yönetimini nasıl yapacağı ve insülin uygulamasıyla ilgili gerekli bilgiler verilerek, insülin uygulama becerisi kazandırılmaktadır. Aynı zamanda diyabetin akut komplikasyonlarından olan şeker düşmesi (hipoglisemi) ve şeker yükselmesi (hiperglisemi) durumunun nasıl yöneteceği ve tekrar yaşanmaması için alınacak önlemler hakkında bilgilendirmeler yapılarak kişilerin yaşam kalitesi korunmaya çalışılmaktadır.


Yaşam kalitesi ve akut komplikasyonlar
Yaşam kalitesini koruyabilmek için kronik komplikasyonlar ve bu komplikasyonların önlenmesiyle ilgili uygulamalar eğitime dahil edilerek birey bu konuda bilinçlendirilmektedir. Her diyabetlinin bilmesi gereken önlenebilir bir komplikasyon olan diyabetik ayak yarası olmaması için ayak bakımının önemi ve ayak bakımının nasıl yapılacağı anlatılmaktadır.

Kan şekeri ölçüm tekniği
Diyabette kontrolün sağlanması, şeker düşmesi, şeker yükselmesi ataklarının tespit edilmesi ve gereken önlemlerin alınması için evde yapılan kan şekeri kontrolü çok önemlidir. Diyabeti olan bireylerin bu tespitleri yapabilmeleri için evde kan şekeri ölçüm tekniği öğretilerek, kendi kendine izlem ve kendi durumunu değerlendirme becerisi kazandırılmaktadır.

Diyabet hemşireleri olarak bizler, öğrenmeyi kolaylaştırmaya yönelik eğitimleri sadece sözel olarak değil, aynı zamanda görsel eğitim materyalleri, broşürler ve yazılı materyallerle de desteklemekteyiz. Eğitim sürecinde kan şekeri ölçümü, insülin tedavisi gibi beceri gerektiren durumlarda diyabetli birey ve yakınlarıyla birlikte uygulamalar yapılarak bilgilerin daha kalıcı olması sağlanmaktadır. Böylece bireyin evde kendi kendine uygulama yapmasına yönelik endişeleri giderilerek, bireyin tedaviye uyumu güçlendirilmektedir. Eğitimlerde süreklilik önemli olduğundan diyabet eğitimi alan bireyler kontrole geldiklerinde önceki eğitimleri tekrarlanarak, uygulamalar kontrol edilmekte, yetersiz oldukları durumlarda gerekli destek sunulmaktadır. Ayrıca sunulan danışmanlık hizmetimizle bireylere kan şekeri ölçüm sonuçlarıyla ilgili veya zorlandıkları herhangi bir konuda telefon görüşmeleriyle detaylı yönlendirmeler yapılmaktadır. Diyabet hemşireliğinin temel görevlerinden biri olan diyabet eğitimleri genel olarak, bireyin hastalığı tanımasını ve hastalığı yönetmesini kolaylaştırıp bireye ve topluma getirdiği yükü azaltmayı hedeflemektedir.

Salgın olarak adlandırılan diyabetin yaygınlığını azaltmak için diyabetin farkındalığını arttırmak son derece önemlidir. Bu nedenle sadece diyabetli olan bireylere değil, risk grubundaki tüm bireylere verdiğimiz eğitimler de çok önemlidir. Diyabet eğitimleriyle ilgili hizmet kalitemizi arttırmak, daha güncel hizmet sunabilmek için diyabetle ilgili araştırmalara katılarak, diyabetle ilgili eğitim programları takip edilmektedir. Bu yenilikler ve gelişmeler konusunda kurumumuzdaki tüm meslektaşlarımıza belirli periyotlarda eğitimler verilmekte ve bilgileri güncellenmektedir. Aynı zamanda özel dal hemşiresi olarak kuruma yeni başlayan hemşireler içinde bireysel eğitim programları planlamaktayız. Amaç, yatan hastalarda da diyabet yönetiminin en iyi şekilde sürdürülmesidir.

Diyabet eğitimleri ile ilgili olarak yapılan çalışmaların sonuçlarında; eğitimi tamamlanan hastaların bilgilerinin arttığı, özbakım davranışlarının geliştiği, kilo vermede daha başarılı oldukları ve yaşam kalitelerinin arttığı görülmüştür. Aynı zamanda eğitim alan bireylerde 3 aylık kan şekeri ortalamalarının (HbA1c) düştüğü buna bağlı olarak hastane yatışlarının ve komplikasyonların azaldığı belirlenmiştir. Kişilerin hastalıkla daha kolay baş edebilmeleri sonucunda ise, maliyetin azaldığı gösterilmiştir. Bütün bu olumlu sonuçlara bakıldığında, diyabetlilerin yaşam kalitesinin yükseltilmesinde önemli rol oynayan Başkent Üniversitesi Hastanesi diyabet eğitim hemşireleri olarak bizler, diyabet yönünden riskli ve diyabet tanısı almış bireylere hastanemizde eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmaya devam etmekteyiz.