Egzama toplumda oldukça sık görülen pek çok farklı neden ile ortaya çıkabilen deride kızarıklık, kaşıntı, şişlik gibi belirtilerle seyreden bir deri hastalığıdır. Tıp dilinde egzama ‘dermatit’ olarak isimlendirilmektedir. Tehlikeli sayılabilecek ağır bir hastalık değildir fakat verdiği rahatsızlık kişinin sosyal yaşamını olumsuz olarak etkileyebilir. Egzamaların sebebi, kesin tedavisi net değildir ve genellikle tekrarlama gösterir. Egzama kronik olabileceği gibi kısa süreli akut ataklar şeklinde de görülebilir. Genellikle kışın kötüleşip yazın iyileşmeler gösterir. Egzama bazı kişilerin yanlış inanışının tersine bulaşıcı değildir. Dermatolog hekimin önerdiği tedavi ve önlemlere uyulması tekrarlamaların önüne geçebilir. Önemli olan hastalığı denetim altında tutabilmektir. Egzamanın tedavisi alt türüne göre farklılık gösterse de genel olarak tedavide nemlendiriciler, kortizon içeren krem ve losyonlar, antihistaminik haplar (kaşıntıyı azaltan alerji hapları) kullanılır. Şiddetli egzama tedavisinde ise bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılabilir. Egzamalı kişilerin genel olarak derileri çok hassas olduğu için tahriş eden maddelerden uzak durmak ve sık nemlendirici kullanmak gerekir. Deri bariyer bütünlüğü bozulması diğer bakteriyel veya uçuk gibi viral hastalıkların hasarlı deri üzerinde gelişebilmesine yol açmaktadır. Bu açıdan gelişebilecek başka bir enfeksiyona karşı dikkatli olmak gerekir. Örneğin dudağında uçuğu olan bir kişinin yüzünde egzaması olan bir bebeği öpmesi şiddetli enfeksiyona ve istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Ayrıca egzamanın kaşıntılı olması sebebiyle tırnakların kısa ve temiz tutulması zararı biraz da olsa azaltabilir. Egzamanın birçok alt türü vardır. En sık görülenleri atopik egzama, el egzaması (irritan temas egzaması), allerjik temas egzaması (alerjik kontakt dermatit), seboreik (yağlı) egzama vb.’dir.

Atopik Egzama

Atopik egzama (dermatit); deri kuruluğu, döküntü ve kaşıntıyla kendini gösterir, zaman zaman alevlenmelerle ve düzelmelerle seyreder. Atopik egzamada en önemli şikayet deri kuruluğu ve kaşıntıdır. Kaşıntı bireyin sosyal yaşamını etkileyecek düzeyde olabilir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir fakat çevresel ve duygusal faktörlere cildin gösterdiği aşırı bir reaksiyon olarak değerlendirilmektedir. Derinin koruyucu bariyer özelliğinin bozulmasıyla alerjik bir yanıt oluşur. Tekrarlayan cilt döküntüsü genellikle kuru kabuklu, kepekli ve kızarık olur. Halk arasında bebeklik egzaması olarak da bilinen atopik egzama daha çok küçük çocuklarda görülür ve tekrarlayıcı bir seyir gösterir. Genellikle de yaş büyüdükçe şiddeti azalır. Bu döküntü atopik egzama hastalarında yaşa göre farklı bölgelerde olma eğilimindedir. Bebek ve çocuk hastalarda sıklıkla yüz bölgesi, kollar ve bacaklarda görülür. Ergenlik çağı çocuklarda ve yetişkinlerde ise genellikle eller, boyun, dirsek ve diz eklemi iç yüzler etkilenir.

Ailesinde atopik egzama, alerjik astım, saman nezlesi gibi alerjik hastalık bulunan kişilerde atopik egzama daha fazla görülür. Atopik egzamalı hastalar astım, saman nezlesi ve tekrarlayan el egzaması geliştirme açısından topluma göre daha risklidir. Ayrıca deri bariyer bütünlüğünde bozulma olduğu için uçuk enfeksiyonu ve bazı bakteriyel enfeksiyonlara yatkınlık vardır.

Atopik egzama tanısı klinik belirti ve bulgularla konulur ve tanı için herhangi bir laboratuar incelemesine ihtiyaç yoktur. Bazı faktörler ve durumlar hastalıkta alevlenmelere neden olur. Sık, uzun süreli ve sıcak su ile yıkanma gibi deri kuruluğunu artıran durumlar, ısı-iklim değişimleri, kaşıma, sabunlar, deterjan, yünlü kıyafetler, sigara, bazı besinlerin (çocuklarda süt fıstık gibi) tüketimi hastalıkta artışlara sebep olur. Tedavide en önemli basamak bu faktörlerden uzak durmaktır.

El Egzaması (İrritan Temas Egzaması)

El egzaması toplumda sık görülen avuç, özellikle el sırtı, parmaklarda kuruluk, kızarıklık, kepeklenme ile seyreden bir egzama türüdür. Deterjan, sabun, kolonya, boya gibi günlük hayatta sık karşılaştığımız maddelerin teması irritan etki ile egzamaya neden olabilir. Bu egzama türü herkeste görülebilmekle birlikte atopik egzaması olan kişilerde daha sıklıkla görülmektedir. Sık el yıkama, kuru hava, sabun, deterjan, kimysal madde teması ve lastik eldiven kullanımı bu durumu tetikleyebilmektedir. Bu sebeple el egzaması özellikle ev hanımlarında, yeni anne olmuş kadınlarda sık görülmektedir. Bazı meslek grupları sık el yıkanması, tahriş eden maddelerle sık temas edilmesi nedeniyle el egzaması gelişimine yatkındır. Temizlik personeli, bulaşıkçı, fırın işçisi, diş teknisyeni, kuaför, doktor, hemişire, aşçı, inşaat işçisi, resim, maket ve bahçe işi ile uğraşanlarda el egzaması daha sık görülmektedir.

El egzamasında kızarık bir zeminde kabuklanma ve kepeklenme görülür. Egzama kronik bir hal alınca ise deri kalınlaşır üzerinde kepeklenme, kabuklanmayla birlikte çatlaklar yarıklar gelişir. Kaşıntı görülebilir. Hastalığın tanısının konulmasında genellikle muayene bulguları yeterli olmaktadır. Fakat bazen sedef hastalığı veya mantar hastalığı gibi hastalıklar ile ayrımı net olarak yapılamayabilir. Bu gibi durumlarda mantar inceleme ve biyopsi gerekebilir. Allerjik temas egzaması düşünüldüğünde sorumlu maddelerin değerlendirilebilmesi için patch (yama) testi yapılabilir.

El egzamasının tedavisinde en önemli basamak egzamayı tetikleyebilen sık el yıkama, deterjan, kolonya, kimyasal madde temasından kaçınmaktır. Çünkü bu faktörler deri bariyer bütünlüğünü bozarak el egzamasını alevlendirmektedir. El temizliği renkli kokulu veya antibakteriyel temizleyiciler yerine deri PH’sına uygun renksiz kokusuz sabunlar ile yapılmalıdır. Mümkün olduğunca sık el yıkama azaltılmalı, soğuk veya sıcak su kullanımı yerine ılık su ile yıkama tercih edilmelidir. Parfümsüz ve renksiz nemlendiriciler gün içerisinde sık olarak özellikle de her el yıkama sonrası uygulanmalıdır. El ile yıkama yerine bulaşık makinesi ve çamaşır makinesi kullanılmalıdır. Ev işleri esnasında kısa süreli eldiven kullanılabilir. Fakat uzun süreli eldiven kullanımı terlemeyi artırabileceği için egzamayı tetikleyebilir. Eldiven içine pamuklu eldiven giyilmesi fayda sağlayabilir. Pudralı eldiven kullanımı hastalığı artırabileceği için önerilmemektedir. Bariyer kremler fiziksel bir bariyer oluşturarak ve deriye nem sağladığı için kullanılabilir. Yemek yapımı sırasında elde egzamayı tetikleyebilen domates, limon gibi gıdalarla doğrudan temas edilmemelidir. Koruyucu ve tedaviye destek olan önerilere uyulması ile birlikte tedavide sıklıkla kortizonlu kremler başarı sağlamaktadır. Kortizonlu kremler egzamanın aktif olduğu dönemde kullanılır ve kırmızlık ile kaşıntıyı kontrol altına alır. Şiddetli egzaması olan hastalarda nadiren kortizon içeren haplar veya ultraviyole ışık tedavileri ve savunma sistemini baskılayıcı ilaçlar gerekebilmektedir.

Allerjik Temas Egzaması

Boya, parfüm, makyaj ürünü, krem, metal gibi herkeste etkisi olmayan maddeler alerjiyi tetikleyen bir mekanizma ile belli bir duyarlanma döneminden sonra egzamaya neden olabilirler. Özellikle madde temasının olduğu bölgeden başlayan kırmızı kabarıklıklar, su dolu kabarcıklar şeklinde başlayıp kızarıklık, kuruluk kepeklenme kaşıntı şeklinde vücudun diğer bölgelerine yayılan şekilde de görülebilir. Genellikle kaşıntı eşlik etmektedir. Bazen güneş maruziyeti bu alerjik yanıtı tetikleyebilmektedir. Tedavisinde nemlendirici kremler, kortizonlu kremler ve antihistaminik haplar genelde yeterli olmaktadır. Şiddetli vakalarda kortizon içeren haplar verilmektedir.

Seboreik (Yağlı) Egzama

Seboreik egzama; genellikle saçlı deri, yüz, kaşlar, burun kenarı, yanaklar, kulak iç ve dış kısımlarında ve göğüs ön yüzde pembe renkli kızarık alanlar üzerinde sarı yağlı kepeğimsi kabuklanmalar şeklinde görülen bir egzama tipidir. Toplumun %5-10 kadarında görülür ve sadece kozmetik bir problem oluşturur. En hafif şekli saçlarda kepeklenme şeklinde olur. Seboreik egzama herhangi bir iç hastalığı ile ilişkili değildir. Stresli zamanlarda artış gösterebilir. Beslenme alışkanlığının hastalığın süreciyle herhangi bir ilgisi yoktur. Bu egzama tipinin tanısı klinik bulgularla rahatlıkla konulabilmektedir, nadiren sedef hastalığı gibi hastalıklardan ayrımını yapmak için biyopsi gerebilmektedir. Hastalık tedavi ile geçici düzelmeler gösterir, tamamen tedavi edilmesi her zaman mümkün değildir. Malassezia denilen bir mantarın bu egzamada rolü olduğu düşünüldüğü için tedavisinde mantar kremleri ve şampuanları kullanılmaktadır. Ayrıca steroid içeren kremler ve losyonlar verilebilir. Çinko pirition, selenyum sülfit içeren kepek karşıtı şampuanlar tedavide etkilidir.

Egzama tedavisinde genellikle kortizonlu topikal ilaçlar kullanılmaktadır. Egzama tedavisinde kullanılan kortizonlu krem ve losyonlar bazen doktor bilgisi dışında uygun olmayan vücut bölgelerine uzun süreli kullanılabilmektedir. Kortizonlu kremlerin bu şekilde yanlış kullanımı sonucu deride incelmeye, damarlarda artışa, sivilce çıkmasına ve hatta kremlerin fazla kullanılmasıyla sistemik etki gelişerek hormon dengesinde bozulmaya bile neden olabilmektedir. Bu sebeple egzaması olan bir hasta tedavi planının şekillendirilmesi için dermatolog hekime başvurmalıdır.