Genel anlamda yutak bölgesinin (farinks) iltihabı demektir. Burun ve ağız boşluğunun arka duvarında yani bademciklerin bulunduğu bölge ile küçük dilin arkası arasında kalan kısmın iltihaplanması durumunda meydana gelen hastalık türüdür. Yutak bölgesinin bazen mikrobik, bazen metabolik, bazen de bulunduğumuz ya da çalıştığımız ortamın çevresel koşullarına bağlı (ısı, toz vb.) gelişen bir reaksiyondur ve sıklıkla boğaz ağrısı, boğaz yangısı olarak da adlandırılır. Farenjit tek başına görülebileceği gibi, üst solunum yolu enfeksiyonunun bir parçası olarak da görülebilir. Ayrıca tüm yutak bölgesinde görülebileceği gibi, farenks içindeki bir veya birkaç dokuyu birden de (geniz eti, bademcikler vb.) tutabilir. Boğaz ağrısı en sık doktora başvuru nedenlerinden biridir. Daha çok soğuk aylarda oluşur. Tüm dünyada işten ve okuldan uzak kalmanın en sık nedenlerinden biridir. Farenjit hem erişkin hem de çocuklarda sık gelişen bir enfeksiyondur ancak çocuklarda daha sık görülmektedir.

Farenjitler birkaç şekilde sınıflandırılabilmektedir ;

1. Sürece Göre

a.Akut

b.Kronik

2. Nedenlerine Göre

a.İnflamatuar

b.Enfeksiyöz

-Nonspesifik (Viral, bakteriyel, mantarlara bağlı)

-Spesifik (Difteri, tüberküloz, sifiliz)

3. Yerleşimine Göre

a.Yaygın farenjit

b.Sınırlı

Akut Farenjit: Genellikle enfeksiyöz (mikrobik) nedenlerle oluşan, ani gelişen iltihaplanmalardır. Tek başına farenjit şeklinde görülmesi enderdir. Genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonunun bir parçası olarak, diğer enfeksiyonlarla (sinüzit, larenjit, bronşit gibi ) birliktedir. Neden çoğu hastada virütiktir; grip ya da soğuk algınlığına neden olan virüsler, herpes virüsü (uçuk virüsü), enfeksiyöz mononükleoz (öpücük hastalığı) akut farenjite neden olabilir. Öksürük ya da hapşırıkla havaya saçılan virüs ve bakterilerin yanı sıra, mikroplu bir yüzeye ağız ya da burunun teması sonucu mikropların alınması ile farenjit oluşabilir. Bakteriyel olanlarda ise en sık görülen mikrop ‘beta’ olarak bilinen beta hemolitik streptokoklardır. Kışın, nemli havalarda ve vücut direncinin düştüğü durumlarda daha sık görülür. Okul ve toplu yaşanan yerlerde kişiden kişiye yayılabilir. Aynı zamanda; kızamık, kızıl, grip gibi sık görülen veya tifo, çiçek gibi ender görülen hastalıkların başlangıç dönemini de oluşturabilir. Ender olarak, bölgesel tahriş, sıcak ve yakıcı maddelerin içimi, yabancı cisimlerin tahrişi sonucu da farenjit oluşabilir. Hafif geçirilen farenjitte hastaların özellikle yutarken olan boğaz ağrısı, bazen kulak ağrısı, lenf bezlerinde büyüme ve ağrı, hafif ateş, boğazında kızarıklık ve şişlik olmaktadır. Daha ciddi farenjit olan hastalarda ise yüksek ateş, belirgin halsizlik-düşkünlük, yumuşak damak ve küçük dilde şişme, boğazda beyaz-sarı birikimler görülebilir. Bu durumda farenjit gırtlak bölgesine doğru da yayılıp enfeksiyonun kana karışması (septisemi), apseler oluşturması ve hatta kalp, böbrek gibi başka organları etkilemesi de söz konusu olabilmektedir. Bu noktada önemli olan farenjit nedeninin belirlenebilmesidir. 5 yaş altındaki çocuklarda genellikle virüsler neden olmaktadır. Tanı koyarken hastanın boğaz ağrısı yanında eşlik eden şikayetleri (göz de kızarıklık, burun akıntısı, ses kısıklığı, ishal) virüslerle mi yoksa bakterilerle mi farenjit oluştuğu yardımcı olmaktadır. Muayene ile beraber boğaz kültürü ve tam kan sayımı da bu ayırımın yapılmasında yardımcı olur.

Farenjitin neden oluştuğunun saptanması tedavi için önemlidir. Çoğu hastada (viral olan) hastalık 3-7 günde kendiliğinden iyileşir. İstirahat, sulu gıda, gargara ve kısa süreli ağrı kesicilerin kullanılması çoğunlukla yeterlidir. Daha az sıklıkla görülen, bakteriyel olarak başlayan veya sonradan bakteriyel enfeksiyon gelişen hastalarda iyileşme süresi uzar ve hatta 10 günü aşabilir. Bu durumda da tedaviye antibiyotik de eklenmektedir. Bakteriyel bir iltihap söz konusu olmadıkça, antibiyotik almak virüs nedeniyle kaynaklanan boğaz ağrısını iyileştirmeye yardımcı olmaz.

Kronik Farenjit: Müzmin farenjit olarak da bilinir. Bu hastalarda mikrobik nedenler çok daha az görülmekte, çevresel veya hastaya bağlı nedenler daha ön plandadır. Tekrarlayan akut farenjitler, frengi, verem, cüzzam ve bazı kronik romatizmal hastalıklar da kronik faranjite yol açabilmektedir. Kronik farenjiti olan hastaların boğazda rahatsızlık hissi, sürekli boğaz temizleme alışkanlığı, inatçı ve kuru öksürük, seste yorulma, boğazda kuruluk şikayetleri tipiktir. Hastalar boğazını temizleyerek rahatlayacakları hissine kapılırlar ve sürekli temizleme hareketi yaparlar. Ancak bu çoğu zaman boğazı daha fazla tahriş etmeye neden olur.

Çevresel Nedenler

Sigara içmek veya sigaraya maruz kalmak, hava kirliliği, aşırı sıcak, soğuk, veya kuru ortam, tozlu veya kirli ortam, az su içmek

Kişiye Bağlı Nedenler

Burun tıkanıklığına yol açabilecek nedenlere bağlı olarak ağızdan nefes almak, reflü, geniz akıntısı, kötü diş bakımı, sesin kötü kullanımı.

Farenjit tedavisinde ilaçlar dışında günlük yaşamda şu maddeleri  uygulanmalıdır

Kronik farenjitin tedavisi oldukça zordur. Hem doktorun tedavi uygulaması hem de hastanın bazı durumlara dikkat etmesi gerekmektedir. Ancak yine de kronik farenjit çoğu zaman tam olarak ortadan kaldırılamaz. Tedavide ne uygulacağını belirlemek için kronik farenjiti ortaya çıkaran faktör veya faktörler aranmalıdır. Bulunan faktörlere göre bir tedavi şekli belirlenmelidir.

Antibiyotikler genellikle faydasızdır. Alerji, burun kemiğinde eğrilik, sinüzit, reflü gibi hastalıklar uygun şekilde ilaçlarla veya gerekirse ameliyatla düzeltilmelidir. Reflü tanısı konulduktan sonra tedavisine yatağın baş tarafını 12-15 cm kaldırmak, az ve sık yemek yemek, alkol ve kafeinin azaltılması, gibi yaşamı düzenleyici önerilerle başlanır. Antiasit veya bu hastalıkta çok etkili olan mide asit üretimini durduran ilaçlar doktor kontrolünde kullanılabilir.

• Çok sıcak yada çok soğuk içecek ve gıdalar tüketmemek, çünkü çok soğuk ve çok sıcak maddeler boğazdaki tahrişi arttırırlar.

• Acı, ekşi, baharatlı gıdalardan uzak durmak, sıvı tüketimini arttırmak.

• Koyu çay, kahve ve asitli içecekleri tüketmemek.

• Çok yüksek sesle ve bağırarak konuşmamak.

• Gece artabilen boğaz kuruluğu olabileceği için gece de aralıklarla ılık su tüketmek.

• Bol bol ılık su, sıvı tüketmek.

• Sigara, sigara içilen ortamlardan ve alkolden uzak durmak.

• Tuzlu su ile gargara yapmak, burnu ve genzi temizlemek.

• Boğaz temizleme alışkanlığından vazgeçmek.

• Kirli, tozlu, kapalı, kuru ortamlardan kaçınmak.

• Sık sık el yıkamak ve atılabilir kağıt havlular kullanmak.

• Hasta kişiler ile teması engellemek.

Farenjit çoğunlukla evde alınabilen önlemlerle geçebilmektedir. Ancak 1 haftadan daha uzun süren boğaz ağrısı, düşmeyen ateş, boyunda şişlik, ağzını açamama,vücutta döküntü olduğu durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır.