Beynimiz vücut pozisyonunu ve hareketi algılarken; 

  1. İç kulak (labirent) dönme ya da ileri geri, yana ve aşağı yukarı yön gibi hareket verileri.
  2. Gözler vücudun içinde bulunduğu ortamda ne durumda olduğunu (baş aşağı, sağ tarafta gibi) ve ayrıca oluşan hareketin yönünü gözlemleyerek elde ettiği verileri,
  3. Ayaklar, kalça, deri, kas ve eklem duyu reseptörleri reseptörleri vücudun hangi kısmının aşağıda olduğunu ve yere dokunduğunu bildiren verileri analiz eder.

Hareket hastalığı görsel, iç kulak (vestibüler) ve derin duyu (somatosensöriyel) sistemlerinin bir hareket uyaranı ile adapte olunamayan duyusal - algısal uyumsuzluk sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu algısal zıtlık, duyarlılığı olan kişilerde hareket hastalığını ortaya çıkarmaktadır. Örneğin, taşıtta otururken kitap okuduğunuz bir durumda taşıt hareket ettiğinde, iç kulağımız ve derin duyu alıcılarımız hareketin ivmesini ve sarsıntıları algılayıp beyne bir hareket verisi iletecek, buna rağmen görme sistemi beynimize bir hareket olmadığını iletecektir. Böylece, beyinde yaşana durum ile ilgili bir çatışma söz konusu olur.
Hareket hastalığının tam nedeni, neden bazı kişilerin daha hassas olduğu aydınlatılabilmiş değildir. İç kulakta hareket algılama organları (labirent adı da verilir) olmadan hareket hastalığı oluşmaz. Ayrıca kör bireylerde de hareket hastalığı oluşabilmesi nedeni ile görme sisteminin bu problemde öneminin daha az iç kulağın ise çok daha önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. HH sıklığı bireyin duyarlılığına ve uyarının yoğunluğuna göre değişir. Problemin karmaşık hareket türleri ile (birden fazla düzlemli hareketler) ortaya çıkması daha olasıdır.
Hareket hastalığı için çeşitli risk faktörleri belirtilmiştir,

  • Cins: Hareket hastalığına kadınlar erkeklerden daha yatkındır.
  • Yaş: İki yaşından daha küçüklerin hareket hastalığına daha dirençli olduğu saptanmıştır. Hastalığın sıklığı 12 yaşında en fazla olup yaşla birlikte giderek azalır. 
  • Hormonal faktörler: hamilelik, adet dönemi ve doğum kontrol hapları yatkınlığı arttırmaktadır.
  • İç kulaktaki denge sistemini ve görme sistemini etkileyen diğer bir hastalık varlığında yatkınlık artar.
  • Migreni olanlar hareket hastalığına daha yatkındırlar.
  • Düşük frekanslı hareket ve hareketteki sert yönelimlerin daha fazla hareket hastalığı belirtisi oluşturduğu gösterilmiştir.
  • Sırt üstü yatmanın gemide şikâyetleri azalttığı bildirilmiştir.

Hareket hastalığı sık karşılaşılan formları;

  • Araba tutması(görsel vestibüler(iç kulak) uyaran zıtlığı),
  • Deniz tutması (düşük frekansın bilinmeyen kompleks lineer ve açısal hızlanmalar),
  • Araç simülatörü tutması(optokinetik Hareket hastalığı),
  • Uzay boşluğu hareket hastalığıdır(yerçekimsiz ortamda başın aktif hareketleri sonucunda otolitler, yarım daire kanalları ve görsel sistemden çıkan anormal uyarılar).

Bir algısal zıtlık nedeni ile duyarlılığı olan kişilerde oluşabilen hareket hastalığı belirtileri;

  • Bulantı,
  • Kusma,
  • Soğuk terleme,
  • Solgunluk gibi otonom sinir sistemi belirtileri,
  • Baş ağrısı,
  • Rehavet çökmesi,
  • Uyku hali,
  • Sersemlik,
  • Depresyon,
  • Bilişsel fonksiyonlarda azalmadır.

Bu belirtiler genellikle hareket kesildiğinde sona erer. Ancak bazen uyaranlar ortadan kalksa da günler süren belirtiler olabilir. 
Taşıt ne olursa olsun yolculuk sırasında ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçının. Her zaman vücudunuzun hareketinin iç kulağınız ve gözleriniz tarafından aynı şekilde algılanabileceği bir yerde oturun. Örnek olarak arabanın ön tarafında oturup uzak manzaralara bakabilirsiniz veya geminin güvertesine çıkıp ufuk çizgisine odaklanmak ya da uçakta cam kenarında oturmak gibi önlemler alınabilir.   
Yolculuk sırasında kendinizi kötü hissederseniz aşağıdaki önerilerimizi denemenizi tavsiye ederiz.
Araba seyahatinde;

  • Gündüz yolculuk etmeyi tercih edin,
  • Ön koltukta oturun,
  • Temiz hava gelmesi için camları açın,
  • Seyahat esnasında kitap/gazete okumaktan kaçının,
  • Ferah kıyafetler giyin,
  • Otobüste iseniz teker üzeri koltuklar sizi daha fazla sarsacağından dolayı kaçının,
  • Seyahat yönüne ters olan koltukları tercih etmeyin.

Gemi seyahatinde;

  • Gemi hareket halindeyken mümkünse güvertenin orta bölgelerinde bulunun, 
  • Ufuk çizgisine bakın.

Uçak seyahatinde;

  • Hareketin en az olduğu kanat üstüne denk gelen koltukları tercih edin.

Beyinde etraf organlardan gelen veriler histamin, asetilkolin ve norepinefrin gibi sinir iletim maddeleri üzerinden işlev görmektedir. Hareket hastalığında kullanılan ilaçların çoğu beyindeki bu maddelerin seviyesine etki ederek çalışmaktadır. İlaçlar gelen sinyallerin işlendiği beyin bölgelerini baskılayarak veya bulantıyı kontrol altına alarak etki göstermektedir. Beynin verileri işlediği bölgeleri baskılayabilen ilaçlar;

  • Antihistaminik ilaçlar: Sedasyon, bulanık görme, ağız kuruluğu ve özellikle yaşlılarda bilinç bulanıklığı ve idrara çıkamama gibi yan etkileri vardır. Bu yan etkileri çok daha az olan ve sedasyon yapmayan antihistaminik ilaçlar hareket hastalığına etki edememektedir. Hareket hastalığı tedavisinde kullanılan antihistaminikler gebelerde de güvenle kullanılabilir.
  • Antikolinerjik ilaçlar: cilt üzerine yapıştırma yöntemi ile 3 günde bir uygulanabilen formları mevcuttur. Yan etkileri antihistaminik ilaçlar ile benzerdir. Ayrıca bu grup ilaçları kapalı açılı glokomu olanlarda kullanılması sakıncalıdır.
  • Benzodiazepin grubu ilaçlar,
  • Antidopaminerjik ilaçlar: sedasyon ve istemsiz kasılmalara neden olabilir.
  • Sempatomimetik ilaçlardır.  

Kafein alımının hareket hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini arttırdığı öne sürülmektedir. Zencefilin de hareket hastalığı tedavisinde kullanılabileceğini öne süren çalışmalar vardır.