Çocukların karşılaşabileceği başlıca ev kazalarına dair, temel düzeyde bilinmesi gerekenler:  

  1. Düşme ve Çarpmalar:

Yaşları gereği, tehlikeleri öngörme yetileri ve kendilerini koruyacak refleksleri henüz sınırlı çocuklarımız; bu kazaları en sık beşik, yatak, masa, koltuk, mama sandalyesi gibi eşyalardan düşme şeklinde yaşar. Merdivenler, balkonlar, pencereler de ciddi sonuçları olan düşmelerin yaşandığı yerler. Zeminin kayganlığı veya barındırdığı engeller de; risklerden habersiz, heyecanla dünyayı keşfederek gelişmekte olan çocuğumuzun, koşarken hattâ yürürken düşmesine neden olabilir. Kendimizi onların heyecanına kaptırdığımızda veya dikkatimizi dağıtan başka durumlar eşlik ettiğinde, kucağımızdan dahi düşmeleri mümkün. Ev eşyalarının çocuklarımızın üzerine devrilip, düşmesi durumları da bu kaza türü kapsamında değerlendirilebilir.

Bu olayların ortak özelliği, çocuklarımızın vücutlarına darbe almalarına yol açmaları. Vücudun hangi kısım(lar)ının, hangi şiddette darbeye maruz kaldığı belirleyici.

Çocuğumuzun maruz kaldığı darbenin düşük şiddetli olduğu hallerde, genelde darbeyi alan vücut bölgesinde kızarıklık ve hafif şişlikle sınırlı belirtiler söz konusudur. Bu tür durumlarda darbe alan kısma (buz veya soğuk suyla ıslatılmış bezle) soğuk uygulayarak daha fazla şişmesini önlemek yeterlidir.

Çarpışılan cisim veya yüzeyin yeterince sert, sivri veya keskin olduğu haller, cilt yaralanmalarıyla sonuçlanır. Bu durumlarda,

 

·      Yaranın üzeri temiz bir bezle kapatılır,

·      Kanama varsa, baskı uygulanarak kontrol altına alınmaya çalışılır

  • En yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılır.

 

 Ciltteki küçük kesiklerde, genelde kesik yere elle 5 dakika baskı uygulamak kanamayı durdurur.

Yüksek şiddetli düşme – çarpmalar daha derindeki, daha kritik, daha hassas organların hasar görme riskini arttırır. Başa alınan darbelerde beyin, gövdeye alınan darbelerde akciğerler, karaciğer, dalak, böbrekler, pankreas, bu riskten en çok etkilenen organlardır. Kollar ve bacaklarda kemik kırıkları, özellikle yüksekten düşmelerde sıkça görülür.

Özellikle şiddetli düşme/çarpmalardan sonra, çocuğumuzun sağlığıyla ilgili her şey yolunda gibi görünse dahi, travmadan sonraki 24 saatte gözlem gerekir. Kafatası, göğüs ve karın boşluklarındaki bir organ veya damar yaralanması hemen belirti vermeyebilir!

Herhagi bir travma sonrası; huzursuzluk, şuur bulanıklığı, ellerde ve kollarda hareket kısıtlılığı, kusma, dalgınlık, sürekli uyku hali, solunum sıkıntısı, karın ağrısı, renk solukluğu veya havale geçirme gibi durumlar olursa mutlaka ve hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Yüksek şiddetli travmalarda yukarıda sayılan belirtiler olmasa bile kemik kırığı, eklem çıkığı veya bir iç kanama daha olası olacağından en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması şarttır.

  1. Yanıklar:

Çocuklarımızın başına ev kazası olarak gelen yanıklar genelde kaynar su, süt, çay, kızgın yağ gibi maddelerle temas veya elektrik çarpması sebeplidir. Sonuçları, sadece soğuk suya tutmanın yeterli olduğu basit bir kızarıklıktan ibaret olabileceği gibi; hayatı tehdit eden ve uzun dönem yoğun tıbbî tedavi ve cerrahî müdahale gerektirecek denli ciddî bir tablo da oluşturabilir. Durumun ciddiyetini yanığın derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölge belirler.

 

·      Yüz yanığı hallerinde solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir,

·      Yanmış alan(lar)daki deri kısımları kaldırılmadan giysiler çıkarılır,

·      Yanık bölge en az 20 dakika çeşme suyu altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından önerilmez),

·      Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır,

·      Hijyen ve temizliğe dikkat edilir,

·      Su toplamış yerler patlatılmaz,

·      Yanık üzerine ilaç, yanık merhemi veya başka bir şey sürülmemelidir,

·      Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür,

·      Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,

·      Yanık alan büyük, sağlık kuruluşu uzak, damardan sıvı verme imkânı yoksa; hasta / yaralının kusması yoksa ve bilinçliyse ağızdan sıvı (1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı) verilerek sıvı ve mineral eksikliği önlenmeye çalışılabilir,

  • Derhâl 112 aranarak, tıbbî yardım istenmelidir.

 

Elektrik Yanıklarında:

·      Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir, akımı kesme imkânı yoksa tahta çubuk ya da ip gibi bir cisimle elektrik teması kesilmelidir,

·      Hasta/yaralıya kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir,

·      Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir,

·      Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir,

  • Derhâl 112 aranarak, tıbbî yardım istenmelidir. 

 

      Eğer çocuğumuz baygınsa, sağlık ekipleri gelene dek;

  • Sırt üstü yatırılarak ayakları 30 cm kaldırılır,
  • Solunum yolu açıklığı kontrol edilir ve açıklığın korunması sağlanır,
  • Sıkan giysiler gevşetilir,
  • Kusma olduğunda yan yatar pozisyonda tutulur,
  • Solunum kontrol edilir.

 

  1. Soluk Yoluna Yabancı Cisim Kaçması

Özellikle 4 yaşından önce ağızdaki sakızın, ezilmemiş fındık, fıstık benzeri taneli yiyeceklerin verilmesi hallerinde nefes borusuna kaçması şeklinde gelişen bu durum, hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine imkân vermeyecek şekilde tıkanmasına sebep olur. Tıkanma tam ya da kısmî olabilir.

 

Kısmi tıkanmada çocuk nefes alabilir, konuşabilir, ancak genelde öksürük mevcuttur.

Bu durumda hastaya dokunulmaz, sağlık kurumuna ulaşana dek öksürmeye teşvik edilir.

 

Tam tıkanmada ise;

  • Nefes alamaz,
  • Acı çeker, ellerini boynuna götürür,
  • Konuşamaz,
  • Rengi morarmıştır.

 

Bu durumda Heimlich Manevrası adlı karna bası uygulaması yapılır.

 

Tam Tıkanıklık Olan Çocuklarda Heimlich Manevrası

 

  • Yere yatırılır, yan pozisyonda sırta 5 kez vurulur,
  • Tıkanma açılmadığı takdirde düz bir zeminde baş yana çevrilir,
  • Bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur,
  • Bir elin topuğunu göbek ile göğüs kemiği arasına yerleştirilir, diğer el üzerine konur,
  • Göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır,
  • Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
  • İşleme, yabancı cisim çıkıncaya ya da yardım gelinceye kadar devam edilir,
  • Bu arada 112 aranarak tıbbî yardım istenir

Soluk yolu tam tıkalı bebeklerde ise, sağlık ekipleri gelene dek:

 

  • Bebek ilk yardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
  • Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir,
  • Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
  • 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
  • Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,
  • Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
  • Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü şekilde tutulur,
  • 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,
  • Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,

Kısmi Tıkanıklık halinde, çocuğun hava yolu yeterli hava giriş çıkışına izin veriyorsa; mümkünse, öksürmeye teşvik edilmeli, yakından izlenmeli ve en yakın sağlık kurumuna ulaşana dek başka girişimde bulunulmamalıdır. Ulaşım esnasında çocuk mümkün olduğunca aynı pozisyonda kontrol altında tutulmalı, solunum ve öksürüğün zayıflaması, kaybolması ve morarma halinde, tam tıkanma için tarif edilen uygulamalara başlanmalıdır.

 

  1. Yabancı Cisim Yutulması

Metal para, toplu iğne, küçük oyuncak parçaları, pil, çengelli iğne, mıknatıs, bilye ve benzer boyutta cisimlerin yutulması halinde, solunum problemi yoksa herhangi bir müdahalede bulunulmadan, derhal en yakın sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

  1. Kimyasal madde içilmesi

Çocuklarımızın; ulaşamayacakları yerlerde olması gereken kimyasallara erişip, içmeleri halinde oluşacak tablo, içilen kimyasalın niteliğine ve miktarına bağlıdır. Hayati tehlike içeren zehirlenmelere sebep olabilecek tıbbî ve zirai ilaçlar; temas ettiklerinde ağız, yemek borusu, mide, soluk yolu yanıklarına sebep olabilecek çamaşır suyu, kireç çözücü, lavabo açıcı gibi temizlik ürünleri bu kazaların başlıca sebepleridir. İçildikleri durumlarda;

·      Bilinç kontrolü yapılır,

·      Ağız zehirli madde ile temas etmişse su ile çalkalanır, zehirli madde ele temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır,

  • Yaşam bulguları değerlendirilir,

 

·      Kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler değerlendirilir,

·      Kusturulmaya çalışılmaz, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda hasta asla kusturulmaz,

·      Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir,

·      Üstü örtülür,

  • Derhâl 112 aranarak, tıbbî yardım istenir.

 

İçilen kimyasalın ambalajının, içeriğiyle birlikte sağlık kurumuna götürülmesi, olayla ilgili bilgilerin toplanarak, aşağıdaki sorulara cevap verebilecek şekilde kaydedilmesi; tıbbi müdahalenin daha çabuk ve yerinde olmasına zemin hazırlar:

Zehirli maddenin türü nedir, ne kadar içti? —İlaç kullanıyor mu? —Hasta saat kaçta bulundu? —Evde ne tip ilaçlar var?

 

Yukarıda başlıcalarından bahsedilen ev kazalarına karşı alınacak önlemler, en az başa geldiklerinde gerekecek ilk yardım bilgileri kadar önemli ve gereklidir.

İlk yardımın ana amacı, mevcut durumun kökten tedavisi değildir. Öncelikli hedef; olay yerinde, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmektir.

Çocukların en olası ilk yardımcıları olarak, ev halkının da;

  • İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere, hattâ temel yaşam desteği eğitimine sahip olması,
  • En zorlu koşullarda dahi sakin, kendine güvenli ve pratik olması,
  • Eldeki olanakları değerlendirebilmesi,
  • 112’yi arayarak, olayı ve adresi anında ve doğru olarak haber vermesi,
  • Çevredeki kişileri organize edebilmesi ve onlardan yararlanabilmesi, hayatî önem arz eder.