Kimler Kalp Hastasi Olabilir?

Herkes kalp hastası olabilir. Ancak erkeklerde 40, kadınlarda 50 yaş sonrasında özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunanlarda kalp ve damar hastalıkları açısından risk artmıştır. Bunlar değiştirilemez ve önlenemez risk faktörleri olmakla beraber; kilo fazlalığı, tansiyon yüksekliği, sigara, şeker hastalığı, hareketsizlik, kolestrol yüksekliği gibi önleyebileceğimiz veya basit yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altında tutabileceğimiz risk faktörleri ile kalp ve damar hastalığı riskimizi azaltıp sağlıklı ve daha uzun bir yaşam sürmek mümkün olabilmektedir. Kalbimize iyi bakmak sadece yaşam süremizi uzatmakla kalmayacak, genel anlamda sağlığımızı ve formumuzu da iyileştirecektir. Bu anlamda hayattan daha iyi keyif alınabilecektir. Kalbinize iyi bakmanıza yardımcı olacak tavsiyeler

Sağlıklı Beslenin

Günümüzde sağlıklı beslenme şeklinin kalp ve damar hastalığı üzerindeki olumlu etkileri artık kesin olarak bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda diyet etkisi, agresif yağ kısıtlaması ile ölümlerde yüzde 30-60 oranında azalma tespit edilmiştir. Doymuş yağ ve kolestrolden fakir; sebze , meyve ve lifli gıdalardan zengin beslenme tipi tercih edilmelidir. Görünmeyen yağlardan olan çerez, unlu mamüller, ‘fast food’ ürünleri gibi pek çok hazır gıdalara da dikkat etmekte fayda vardır. Kalp sağlığımız için beslenmemizde omega-3 ve omega-6 çoklu doymamış yağlarını içeren balık türlerinin birçoğuna yer verilmelidir.Sağlıklı olmak için vücudumuzun yağa da ihtiyacı vardır. Yağı beslenmemizden tamamen çıkarmadan doğru miktarda ve doğru yağ tüketerek ihiyacımızı karşılayabiliriz. Kırmızı et daha sınırlı olmakla beraber yerine tavuk ve balık eti gibi daha az doymuş yağ ve kolestrol içeren protein kaynakları tercih edilmelidir. Salam, sosis gibi şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır.

Ayrıca, tansiyon yükselmesine yol açan tuz günde sadece 6mg ile sınırlandırılmalıdır.

Hareket Edin

Günümüzde kentsel yaşamın artışı, teknolojinin sunduğu olanaklar ile gün geçtikçe daha az hareket etmeye başladık. Oysa, fiziksel aktivite azlığı ve fizik kondüsyon yetersizliği kalp hastalığı oluşumunda bir risk faktörüdür. Yapılan çalışmalar, düzenli ve doğru egzersiz yapılmasının, kalp ve damar hastalıkları nedeniyle oluşan ölümlerde yüzde 23 oranında azalma sağlanabildiğini göstermiştir. Kalp ve damar hastalığı riskinizi azalmak için haftada en az 3 gün 30 – 60 dakika, aynı tempoda ve nabız hızını aynı düzeyde tutacak şekilde spor yapmaya özen gösterilmelidir. Açık havada tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet, koşu tercih edebileceğimiz egzersizlerdir. Ancak, herhangi bir yakınmanız olmasa bile, egzersiz uygulamalarına başlamadan önce mutlaka bir doktor kontrolünden geçilmelidir.

Sigarayı Mutlaka Bırakın

Önlenebilir risk faktörlerinden sigara ile kalp ve damar hastalıkları arasında sıkı bir ilişki mevcuttur. Sigara ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişki süreklilik arz etmekte ve risk doza bağımlı olarak yükselmektedir. Sigara dumanına maruz kalan pasif içicilerin de riski yüzde 40’a kadar varan yüksek rakamlarda artmaktadır. Sigaranın bırakılması ile beraber risk hızla azalmaktadır. Bir yılın sonunda yüzde 50’ye kadar azalan risk, 10 yıl kadar bir sürenin geçmesiyle beraber kalp hastalığı açısından kaybolmaktadır. Dolayısıyla hem kendiniz hem de çevrenizdekiler için en yakın zamanda bırakmayı ihmal etmeyin.

Strese “Hayır” Deyin

Yapılan araştırmalara göre uzun süreli stres vücut direncini kırıyor ve hastalıklara zemin hazırlıyor. Stres yüzünden artan kalp hızı, kalp krizine adete davetiye çıkarıyor. Kuşkusuz ki stressiz yaşam hepimizin hayali. Bu isteğimize kavuşmak zorda olsa imkansız değil.

Sizi strese sokan nedenleri düşünüp, bu sorunlarınızı ortadan kaldırmaya veya mümkün olduğuca uzak tutmaya çalışısın. Sorunlarınızı ortadan kaldırmakta zorluk çektiğinizde uzman yardımı alabilir, psikoterapiyle stresi yenebilirsiniz.

Düzenli Sağlık Kontrollerinizi Yaptırın

Özellikle ailesinde kalp hastası olanların, ileri yaştakilerin ve daha önce kalp muayenesi olmamış kişiler uzman doktora başvurması uygun olacaktır. Kişiler her yıl kolestrol, trigliserid ve kan şekeri ölçümleri yaptırmalı. Özellikle ailesinde kalp hastalığı olan, aşırı kilolu, diyabet veya yüksek tansiyon hastası ve sigara içen kişilerde bu tetkikler 30 yaşından itibaren yaptırılmalıdır.Gerekirse EKO, efor testler ile kalp hastalıkları açısından ileri inceleme  yapılabilir.

Kan Değerlerinizi Sabitleyin

Yüksek tansiyon, kolestrol ve kan şekeri değerleri, kalp sağlığınız üzerine önemli riske sahip. Örneğin, kolestrolü 240’ın üzerinde olan kişilerin kalp krizi geçirme riski, 200’ün altında olanlara göre iki kat daha fazla. Dolayısıyla, özellikle de ailenizde bu tür hastalıklar söz konusuysa, düzenli olarak check – up yaptırıp, oynak değerleri kontrolden geçirin. Ayrıca, ideal kilonuzu koruyarak, bilinçli beslenerek ve spor yaparak bu değerlerinizi sabit tutabilirsiniz.