Kanser, tanı ve tedavi sürecinde hasta için olduğu kadar hasta yakınları için de yıpratıcı bir sağlık sorunudur. Biyopsikososyal bakış açısına göre, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörler hastalıkların seyrini etkilemekte ve kanser gibi ciddi bir sağlık problemi ortaya çıktığında yalnızca hasta değil, hastanın yakın çevresindeki kişiler de bir takım değişimler yaşamaktadır. Bu değişimler aile bireylerinin ve özellikle hasta bakımını üstlenen kişilerin fizyolojik ve psikolojik sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği gibi, sosyal yönden de bazı problemler yaşamalarına neden olabilir.

Hasta Yakını Hastayla İlişkilerinde Nelere Dikkat Etmelidir?

  • Hastanın alıştığı düzeni bozmadan, yaşamına mümkün olduğunca normal bir şekilde devam etmesinde yardımcı olmalıdır.
  • Herkesin kendi bedeni ve hayatıyla ilgili gerçeği bilme hakkının olduğunu unutmamalı, hastanın ihtiyaç duyacağı düzeyde bilgiyi yeterli ve doğru bir şekilde aktarmalıdır.
  • Tedaviyle ilgili karar verme sürecinde hastanın yanında olmalı, kararlara onun fikirlerini de dahil etmelidir.
  • Hastanın neye ihtiyacı olabileceğini düşünmeli, ihtiyaç duyduğunda yanında olacağını hissettirmelidir. Hastanın öz yeterlik algısını zedelememek ve ona özgür alan tanımak adına, hasta yardım talep etmediği zamanlarda denemesi için ona fırsat vermelidir.
  • Hastayla sağlıklı ve açık iletişim kurmaya özen göstermelidir. Hastanın kanserle alakalı duygularını paylaşması için onu cesaretlendirmeli, iyi bir dinleyici olmalı ve hastayla iletişim halindeyken kendi korkularıyla hastayı kaygılandırmamalıdır.
  • Hastalar kimi zaman duygularını paylaşmamayı ve sessiz kalmayı tercih edebilirler. Hasta yakını hastasının yanında olmalı ve bu duruma saygı göstermelidir.
  • Duygular üzerine konuşmak kimi zaman hasta yakını için de zorlayıcı olabilir. Böyle zamanlarda iletişimin sözel olmayan kanallar aracılığıyla da sürdürülebileceği, hasta ile temas ederek, yüz ifadeleri ve davranışlar aracılığıyla da duyguların aktarılabileceği ve ona destek verilebileceği unutulmamalıdır.
  • Hastaya tedavi sürecinde sağlanacak duygusal ve sosyal desteğin, hastanın psikolojik durumunu ve hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyeceğini bilmelidir.

Hasta Yakını Kendisi için Neler Yapmalıdır?

Bahsedilen bütün bu sorumlulukları yerine getirmek için hasta yakınları bu süreçte hastalarına hem maddi hem de manevi anlamda destek olmaya çalışırlar. Hatta öyle ki, hastalarının iyiliği ve yapılan işlerin aksamaması adına, kendi fiziksel ve ruhsal sağlıklarını zaman içinde göz ardı etmeye bile başlayabilirler. Hasta yakınının bu aşamada hastasının sağlığını her şeyden üstün tuttuğu, ona emek harcamaktan gocunmadığı, onu sağlıklı ve dinç görmenin kendisine de enerji veren bir deneyim olduğu ve bu zor zamanları hastasından aldığı güçle aşabildiği aşikardır. Ancak unutulmamalıdır ki, bu süreçte hasta yakınlarının da fizyolojik, psikolojik ve sosyal yönden bir takım gereksinimleri ortaya çıkabilmektedir.

Psikolojik yönden bakıldığında hasta yakınları kendilerini yoğun bir stres altında hissedebilirler. Bu konuda yapılan çalışmalar, kişinin yaşına, geçmiş deneyimlerine ve sosyoekonomik durumuna bağlı olarak bu stresten etkilenme düzeylerinin değişebileceğini işaret etmektedir. Örneğin, hasta yakınının genç yaşta olması, bakım verme süresinin uzun olması, geçmişte yine bu rolü üstlenmiş olması veya sosyoekonomik düzeyinin düşük olması gibi risk faktörleri kişinin duygusal olarak bu süreçten daha olumsuz etkilenmesine yol açabilmektedir. Hasta yakınlarının yaşadığı yoğun stres zamanla kişinin kendisini tükenmiş hissetmesine ve hayattan zevk alamamasına da neden olabilir. Hasta yakınları bu süreçte gergin, öfkeli, kaygılı ve depresif  hissedebilir; odaklanma problemleri, yorgunluk, baş ağrısı ve kas gerginlikleri yaşayabilirler. Araştırma bulguları hasta yakınlarının en az %50'sinde tükenmişlik duygularına bağlı olarak bu tip duygusal ve fiziksel problemlerin olabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla hasta yakınları, hastaya karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken, kendi ihtiyaçlarını da görmezden gelmemeye özen göstermelidir.

Kanser hastası yakınları için, bu süreçte doğabilecek bir takım ihtiyaçları ve yapabilecekleri çözüm önerilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

·      Hastanıza bakım verme sürecinde fiziksel yorgunluk yaşamanız oldukça doğaldır. Kendi fiziksel sağlığınıza da dikkat etmek adına, beslenme ve uyku düzeninize mümkün olduğunca özen göstermeyi, yeterli miktarda sıvı tüketmeyi, alkol ve sigara tüketiminizi sınırlandırmayı, dinlenmeyi ve düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin. 

·      Sınırlı gücünüz olduğunu unutmayın. Sorumluluklarınızla alakalı olarak yakın çevrenizden yardım istemek ve onlarla görev paylaşımı yapmak güçsüzlük değil, en doğal ihtiyaçlarınızdandır.

·      Bu süreçte kendinizle ilgili düşünmek, kendinize zaman ayırmak sizde suçluluk duyguları yaratabilir. Ancak, hastanıza daha iyi bakabilmeniz için size enerji verecek kaynaklara da ihtiyacınız olduğunu unutmayın! Sosyal destek bu bağlamda oldukça önemli bir enerji kaynağıdır. Sevdiklerinizle vakit geçirmeye, onlarla sohbet etmeye, ev dışı aktivitelerinizi ve varsa hobilerinizi mümkün olduğunca sürdürmeye özen gösterin.

·      Yalnız kalmaya, geçen süreci kendi içinizde değerlendirmeye ve kendinizi dinlemeye ihtiyacınızın olduğu anlar olabilir. Kendinize ufak molalar yaratmaya çalışın.

·      Kanser hastalığı kimi zaman hasta yakınlarına belirsiz bir süreç gibi görülebilir. Hasta yakını bir sonraki adımda neler yaşayacağını ön göremediğinde bu durum kişide kaygı yaratabilir. Doktorunuzdan sürece dair bilgi almak, hastalığa dair bilimsel yazıları incelemek ve aklınızdaki soruların cevaplarını bulmaya çalışmak yaşadığınız belirsizlik duygularını azaltacaktır.

·      Hastanız için yaptıklarınızla alakalı geribildirim istemeye, kabullenilmeye; yapabildiklerinizle gurur duymaya, takdir edilmeye ve kendinizi takdir etmeye hakkınız olduğunu unutmayın.

·      Kendi duygularınıza da müsaade edin ve mümkün olduğunca destek almaya çalışın. Yakınınızın hastalığıyla alakalı olarak endişe, kaygı, kızgınlık, çaresizlik, hayal kırıklığı, üzüntü ve umutsuzluk gibi olumsuz duygular yaşıyor olabilirsiniz. Bu duyguları görmezden gelmeye çalışmak yerine, sözel olarak ifade etmek ve güvendiğiniz bir yakınınızla paylaşmak, bu süreçte yalnız olmadığınızı fark etmenizi ve daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

·      Uzman desteği alın. Hastanızla bulunduğunuz tedavi süreciyle baş edemediğinizi düşünüyorsanız; yaşadığınız mutsuzluk, endişe ve stres gibi olumsuz duygular artık sizi yıpratmaya başladıysa; kendinizi yalnız, güçsüz ve tükenmiş hissetmeye başladıysanız ve sosyal yönden desteklenmediğinizi hissediyorsanız, kendi kendinize mücadele etmeye çalışmak sizi daha çok yorabilir. Psikolojik desteğe kanser hastaları kadar hasta yakınları da ihtiyaç duyabilir ve bu da oldukça doğal bir gereksinimdir. Geçirdiğiniz bu zorlu süreçte psikolojik destek almaktan çekinmeyin.