Kontakt lensler günümüzde, miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi görme kusurlarını düzeltmek amacıyla, gözlük kullanımına alternatif olarak, gittikçe artan sıklıkta kullanılmaktadır. Bunun yanında, estetik veya tedavi amaçlı da kullanılabilmektedirler.

Kontakt lensler ülkemizde 1970'lerde yayılmaya başladığı halde tarihçesi çok daha eskilere dayanır. Gözlük camının direkt göze yerleştirilmesi fikri ilk kez 1888'de Alman psikoterapist Adolf Eugen Fick tarafından ortaya atılmış, ancak 1930'lara kadar sadece fikir olarak kalmıştır.

İlk kontakt lensler 1930’lu yıllarda camdan üretilmiştir. Bu lensler hastanın göz kalıbı alındıktan sonra kişiye özel üretim olarak yapılmakta ve gözün neredeyse tamamını kaplamaktadır. Gözde sadece korneayı kaplayan ve göz yaşı tabakası üzerine yerleştirilen kontakt lensler için hastalar 1947'ye kadar beklemek zorunda kalmıştır. Korneanın bombeliğini ölçen aletlerin geliştirilmesinden sonra ise, hasta gözünden kalıp alma işlemi ortadan kalkmıştır. Yumuşak kontakt lenslerin üretimi ise ancak 1970'lere başlamış, buna karşın gelişimleri, sert lenslere oranla çok daha hızlı olmuştur.

Son yıllarda lens teknolojisinin gelişmesi ile toplumumuzda kontakt lens kullanımı her geçen gün artmaktadır. Yeni üretilen kontakt lensler ile görme kalitesi ve konfor üst düzeye çıkmıştır. Buna rağmen, kontakt lens kullanırken dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar vardır. Bu noktalara dikkat etmek göz sağlığımız açısından son derece önemlidir.

Kontakt Lens Çeşitleri

Günümüzde temel olarak iki çeşit lens vardır. Bunlar gaz geçirgen sert lensler ve yumuşak lenslerdir. Gaz geçirgen sert lenslerin kullanımının gerektiği birkaç durum dışında çoğunlukla yumuşak lensler kullanılmaktadır.

                  Gaz geçirgen sert lensler: Göze yüksek oranda oksijen geçişine izin verdikleri için bu adı alırlar. İlk takıldıklarında gözde varlıkları hissedildiği için, kullanımı belirli bir alışma süresi gerektiren bu lensler, esasen yumuşak lenslerden daha dayanıklıdır. Korneanın şeklini almadıkları için yüksek astigmatizma ve keratokonus gibi olgularda özellikle tercih edilirler. Gençlik yaşlarından itibaren korneanın ilerleyici bir şekilde sivrileşmesi hastalığı olan Keratokonus hastalığında bu lenslerin sağladığı görme kalitesini başka hiçbir yöntem sağlayamaz ve bu olguların %93-97’sine gaz geçirgen sert lensler başarıyla uygulanabilir.

                  Yumuşak lensler:  Günlük kullanılan 1 gün ömürlü lensler, günlük kullanılan 1 ay ömürlü lensler, günlük kullanılan 1 yıl ömürlü lensler, 1 hafta kullanılan 1 hafta ömürlü lensler, 1 ay kullanılan 1 ay ömürlü lensler, bazı göz hastalıklarının tedavisi için kullanılan tedavi edici lensler, bifokal/multifokal (uzak ve yakın görüşü aynı anda düzelten) lensler ve renkli lensler gibi çok değişik tipleri vardır. Bunların kullanımı oldukça rahattır. Kırma kusurlarının düzeltilmesi için kullanılan lenslerin çoğu renksizdir ve göze takıldıklarında dışarıdan farkedilmezler. Takıldıkları sürece kusuru düzeltir ve berrak bir görüntü sağlarlar.

                  Kromojen lensler (Renk körleri için): Kromojen lens, renk görme bozukluğuna sahip hastalara yardımcı olmak üzere geliştirilmiş bir yumuşak lens çeşididir. Kromojen lensin amacı; genel renk algılanmasını güçlendirmek, renklerin daha net ve parlak olmasını sağlamak, renklerin tonlarını ayrıştırmak, renkleri isimlendirmek, güvenliği artırmak (Örneğin; trafik ve fren lambalarını algılamaya yardımcı olarak)ve renk görme testlerindeki görme kabiliyetini arttırmaktır.

Kontakt lens kullanımının avantajları ve dezavantajları

Kontakt lenslerin avantajları; Kontakt lenslerin bazı kişiler için kozmetik faydası ve gözlük takmama rahatlığı yanısıra optik avantajları vardır. Yüksek dereceli kırma kusurlarında, kontakt lensler, gözün direkt üzerinden düzeltme yapmaları nedeniyle, çevresel kısımlardaki görme bozukluklarını da azaltırlar. Tek gözünde ameliyat veya yaralanma gibi bir nedenle lensini yitirmiş olanlara verilen gözlük camları, aşırı büyütme yaptığından, hastalar tarafından zorlukla kullanabilmektedir. Kontakt lenslerde büyütme faktörü gözlük camlarına göre oldukça azdır ve bu sayede daha kolay tolere edilebilirler. Böylece hasta her iki gözünü birlikte kullanabilir hale gelir. Gözlüklerle çok az düzelme kaydedilebilen veya görmesi hiç düzeltilemeyen keratokonuslu veya başka bir nedene bağlı düzensiz korneası olan hastalar kontakt lenslerle sıklıkla iyi bir görme elde ederler. Kontakt lenslerin sporcular ve özel iş gereksinimleri olan kişiler için de avantajları vardır.

Kontakt lenslerin dezavantajları; Gözlüklere göre biraz daha masraflıdırlar. Ancak teknolojinin gelişimi sayesinde daha hesaplı kontakt lensler piyasaya sürülmektedir. Yeni kullanmaya başlayanların belli bir alışma süresi olur. Bu süre yumuşak lens kullananlarda daha az, sert lens kullananlarda daha uzundur (1 hafta-1ay). Kontakt lens kullanımında temizliğe çok dikkat etmek gerekir. İleride anlatılacak olan bazı göz sağlığı sorunları kontakt lens kullananlarda meydana gelebilir. Bazen lensin kullanılamadığı zamanlar olur ve bu zamanlarda gözlük kullanmak gerekebilir.

Kontakt Lens Uygulaması

Kontakt lens kornea üzerinde ne kadar paralel konumlandırılırsa hasta konforu da o kadar artar ve sorunlar en aza indirgenir. Bu işleme kontakt lens terminolojisinde “fitting” yani “uyumlama” denir. Kontakt lenslerin, materyali, tüm çapı, eğrilik yarıçapı, dioptri gücü, merkezi kalınlığı, su içeriği, iyonik ya da non-iyonik oluşu gibi farklı parametreleri vardır. Uyumlama işlemi sırasında göz uzmanı, gözün biyomikroskobik muayenesinin yanı sıra, korneanın eğrilik yarıçapını ve farklı özelliklerini değerlendirerek, o göze en iyi uyacak olan kontakt lensin özelliklerini belirler. Örneğin gözyaşı az olan bir hasta için başka, allerjisi olan hasta için başka bir lensi terci edebilir. Uyumlama işlemi hasta açısından hayati öneme sahiptir ve başarılı lens kullanıcılarında bile en az senede bir kez yinelenmesi gerekir. Uyum muayenesi ile kontakt lensin, adeta ısmarlama elbise gibi hastaya uyması amaçlanmaktadır.

Kontakt Lens Kullanıcılarının Karşılaşabilecekleri Sorunlar

Kontakt lensler hakkında günümüzde de çok büyük tereddütler vardır. Oysa yeryüzünde halen 80 milyon insan kontakt lens kullanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kontakt lens kullanım oranları çok yüksektir. Bununla birlikte kontakt lenslerle ilgili sorunları kullanıcıların bilmesi çok önemlidir. Bu sorunların en başlıcaları aşağıda özetlenmiştir;

 1-Korneal enfeksiyon (keratit/kornea ülseri): En önemli kontakt lens komplikasyonudur. Günümüzde aylık kullanım lenslerinin üretimi ve lenslerin oksijen geçirgenliklerinin arttırılması sayesinde çok nadir karşılaşılan bir sorun haline gelmiştir.

Nedenleri; 1) Hatalı lens bakımı ve lens kulanımı 2) Oksijen geçirgenliği yeterli olmayan lensleri gece aşırı kullanma (en sık karşılaşılan neden budur) 3) Özellikle aylık değişim lenslerini süresinden uzun kullanma  4) Gözde konjonktivit, arpacık gibi mikrobik hastalıklar geçirilirken lens kullanma 5) Vücut direncinin aşırı kırıldığı hastalıklar sırasında lens kullanımı (Kanser, Diabet vs)

Belirtileri; 1) Ağrı, batma, sulanma 2) Göz akında belirgin kızarıklık 3) Işık hassasiyeti (özellikle pencereden gelen ışık, ya da ani aydınlık ortama çıkmada göz ağrısı) 4) Kapaklarda şişme 5) Çapaklanma ve akıntı

Öneri; 1) Kontakt lens kullanımının hemen kesilmesi 2) Bir Göz Doktoruna acilen başvurulması

2-Allerji: En sık rastlanılan kontakt lens komplikasyonudur.

Nedenleri; 1) Lensin kendisinin ya da kullanılan temizleme solüsyonlarının oluşturduğu, çoğu zaman da hastanın kendisinde bulunan allerjinin bu yolla tetiklenmesi 2) Lens üzerinde biriken depozit ve kirler 3) Aylık değişim lenslerini süresinden fazla kullanma

Belirtileri; 1) Kaşıntı 2) Batma, yanma, sulanma 3) Gözde ipliksi salgılar 4) Üst kapaklarda kabalaşma ve şişme 5) Kontakt lensin kırpma ile yukarı kayması

Öneri; 1) Kontakt lens kullanımının kesilmesi 2)Bir Göz hastalıkları uzmanına başvurulması  3) Antiallerjik bir damla ve pomad tedavisine başlama 4) Kullanılan temizleme solüsyonunun değiştirilmesi 5) Gerekiyorsa kullanılan kontakt lens tipinin ve kullanma programının değiştirilmesi 6) Suni gözyaşı damlalarının kullanılması 7) Yoğun güneş ışığı ve sigara dumanı bulunan ortamlardan kaçınılması.

3-Gözlerde kuruma hissi:

Sık rastlanılan bir başka durumdur. Unutmamak gerekir ki yumuşak kontakt lens su içeren bir maddedir ve kurumaması gerekir. Yani sürekli olarak su ile beslenebileceği bir ortamda bulunmalıdır. Bu gereksinimi lens gözdeyken gözyaşı, göz dışında iken saklandığı solüsyon sağlar. Gözümüzün önünde gözyaşı film tabakası denilen adeta ince bir havuz bulunur ve kontakt lens bu havuzun içinde bir bakıma yüzmektedir. Eğer bu havuzun derinliği azalırsa lensin gözün dış yüzeyi olan korneaya teması artar ve batma hissi uyanır. 

Nedenleri; 1) Gözyaşı azlığı (özellikle kadınlarda, yaşa bağlı ya da romatizmal hastalıkların eşlik ettiği durumlar) 2) Bilgisayar kullanımı gibi dikkati arttıran dolayısıyla kırpma sayısının azalmasıyla göz yüzeyinden gözyaşının buharlaşma yoluyla uzaklaştığı durumlar 3) Gözyaşını gözden uzaklaştıran klima, radyatör ya da kuru iklimler 4) Gözyaşını daha fazla kullanan yüksek su içerikli kontakt lensler 5) Gözde göz yaşı dengesizliği yaratan çeşitli göz hastalıkları (Kirpik dibi hastalıkları gibi)

Belirtileri; 1) Özellikle akşama doğru kontakt lensi bir yabancı cisim gibi hissetme 2) Kızarma 3) Gözlerde kuruluk hissi 4) Göz yorgunluğu, kapaklarda ağırlaşma 5) Uyku hissi

Öneri; 1) İçeriğinde lense zarar veren koruyucu maddeleri içermeyen suni göz yaşı damlalarını lens gözde iken Göz uzmanı tarafından belirlenecek dozda kullanma 2) Kontakt lensi daha düşük su içerikli bir lensle değiştirmek. 3) Yoğun klimalı, sigara dumanlı nem oranının düşük olduğu ortamlardan kaçınmak.

 

Kontakt lensler hakkında sıkça sorulan sorular

1. Kontakt lensle denize girilir mi?

Cevap: Evet girilebilir, ancak havuz ve deniz sularındaki belirgin kirlilikler ve bazı etkili olabilecek virüslerin varlığı düşünüldüğünde, su kaçırmayan yüzücü gözlükleriyle girmek akıllıca olacaktır.

2. Kontakt lens hamilelikte sorun yaratır mı?

Cevap: Eğer lense ilk kez başlıyorsanız adaptasyon dönemi problemli olabilir, ancak daha önceden lens kullanıyorsanız korneanın eğrilik yarı çapında olabilecek değişime bağlı olarak nadiren batma tipi sorunlar ortaya çıkabilir. Kontakt lensin bebeğe olan olumsuz bir etkisi yoktur.

3. Kontakt lens kullanırken göze göz damlası damlatılabilir mi?

Cevap: Sadece prezervan (koruyucu madde) içermeyen göz damlaları damlatılabilir. Diğer damlalar ancak lens gözden çıkarıldıktan sonra damlatılabilir.

4. Kontakt lense ne tür maddeler zarar verebilir?

Cevap: Su çekici çeşitli maddeler, alkol, eter, formol, kolonya, saç spreyi, çamaşır suyu ve buharı vs. lensin ana maddesine zarar vererek deforme edebilirler. Bu maddelerden uzak durmakta fayda vardır.

5. Kontakt lensle spor yapılabilir mi?

Cevap: Evet, iyi uyumlanmış bir yumuşak lens, en hareketli sporlarda bile gözden çıkmaz. Hatta korneayı korumak açısından yararlıdır.

6. Kontakt lens gözün arkasına kaçar mı?

Cevap: Hayır, alt göz kapağını aşağı çektiğinizde ortaya çıkan cep, gerçekte üst göz kapağında da vardır. Yani bir çıkmazdır. Sadece bazen lens katlanarak bu ceplere sıkışabilir bu durumda kolay bir müdahele ile gözden çıkarılabilir.

7. Kontakt lensin takılamayacağı bir yaş grubu var mıdır?

Cevap: Hayır, katarakt ameliyatı sonrasında birkaç günlük bebeklere bile takılabilir. Kırma kusuru düzeltme amacıyla takıldığında orta okul ve üstü çocukluk çağı başlamak için iyi bir dönem olabilir. 40 yaş üstünde göz yaşı azalması bir sorun olarak ortaya çıkabilir.

8.Kontakt lenslerle uyunur mu?

Kontakt lens, kornea adını verdiğimiz, adeta dünyaya baktığımız pencere sayabileceğimiz çok değerli bir göz tabakasının üzerine takılmaktadır. Biliyoruz ki kornea oksijene gereksinim duymakta ve bununla beslenmektedir. Kornea gündüz saatlerinde direk havadan, gece uyku sırasında ise gözkapakları kapalı olduğundan, kapakların arka yüzündeki kılcal damarlardan oksijen almaktadır. Ancak havanın oksijen miktarına göre kapak arkası kılcal damarların temin ettiği oksijen yaklaşık beşte bir oranında azdır. İşte bu nedenle gece, zaten bir beslenme bozukluğu söz konusudur. Gece boyunca korneaya oksijen geçişini zorlaştıran ikinci bir engel olarak, lens kullanldığında, kornea daha da oksijensiz kalır. Bu durumun yaratacağı en önemli problem, korneanın enfeksiyonlara (mikrop kapmaya) duyarlı hale gelmesidir. Son yıllarda üretilen yeni jenerasyon silikon hidrojel lensler, yüksek oksijen geçirgenliğine sahiptir ve gece boyunca kullanıma uygun oldukları söylenmektedir. Bu tip lensler kullanılırken doktor önerisi dahilinde gece boyunca gözde tutulabilir. Ancak, buna rağmen, birçok göz hekimi, mecbur kalınmadıkça lenslerin gece çıkarılmasını önermektedir.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

Bir göz hekimi tarafından detaylıca muayene olmadan kontakt lens kullanmayınız.

Lens takmadan ve çıkarmadan önce ellerinizi en az 1 dakika süre ile sabunlayınız.

Lensleriniz gözünüzde olduğu sırada lens kaplarının içini kuru ve temiz tutunuz.

Lens kabının içine lens ve kullandığınız lens solüsyonu dışında başka bir madde koymayınız.

Çeşme suyu ile lenslerinizi ve lens kaplarınızı asla yıkamayınız. Lens kaplarının içini sadece lens solüsyonu ile yıkayınız.

Lens solüsyonu bittiğinde yeni lens solüsyonu ile birlikte yeni lens kabına geçiniz.

Lensleriniz ile uyumayınız. Lensleriniz ile denize, havuza ve duşa girmeyiniz.

Kirpikli kenarın iç kısmına makyaj yapmaktan kaçınınız. Gece yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizleyiniz.

Aylık kontakt lenslerinizin en fazla 1 ay kullanılabileceğini unutmayınız. Lütfen lensinizi 1 aydan uzun kullanarak göz sağlığınızı riske atmayınız.

Lensleriniz göz yüzeyindeyken kuruluk hissedince, üzerine özellikle koruyucu içermeyen, tek kullanımlık suni göz yaşı damlası damlatabilirsiniz.

Lens solüsyonunu gözünüzü nemlendirmek için kullanmayınız. Lens solüsyonunun içindeki bakteri karşıtı koruyucu maddeler göz yüzeyini tahriş edebilir.

Gözünüzde kızarıklık, batma, ağrı, görme bulanıklığı, ışığa karşı hassasiyet, çapaklanma ve aşırı sulanma olur ise lenslerinizi takmayınız, takılı ise de hemen çıkartıp vakit geçirmeden bir göz hekimine müracaat ediniz. Lens, lens solüsyonu ve kabını da beraberinizde getiriniz.

Unutmayınız ki, göz enfeksiyonunda erken tanı ve tedavi son derece önemlidir.

Nezle, grip, üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunda, dudak kenarında uçuk çıktığı durumlarda enfeksiyon geçinceye kadar lensinizi takmayınız.

Toz, rüzgar, klimalı ortam, sigara dumanı, güneş ışığı göz yüzeyini kurutarak lensin kurumasına ve rahatsızlığına yol açabilir. Rüzgarlı ve güneşli havalarda güneş gözlüğü koruyucudur.

Bir göz hekiminin detaylı muayenesi sonrasında, alacağınız uygun kontakt lensi temizlik kurallarına uyarak, zamanında değiştirerek ve günlük 8-10 saatten fazla kullanmayarak, gözünüzde hasara yol açmadan uzun yıllar kullanabilirsiniz.

Lens kullanırken, herhangi bir şikayetiniz olmasa da, 6 ayda bir göz doktoruna düzenli kontrollerinizi yaptırınız.