Vücuttaki istenmeyen tüyler gerek kadın gerekse de erkekleri en çok uğraştıran cilt bakımı problemlerinin başında gelmektedir. Bunlardan kurtulmak için kullanılan ağda, jilet, traş/epilasyon makineleri gibi yöntemler kalıcı bir çözüm sunmadığı için hem zaman kaybına yol açmakta, hem de kimi zaman cildinin tahriş olmasına, mikrop kapmasına ve kıl batıklarına neden olmaktadır.

Günümüzde lazer en sık epilasyon amacıyla kullanılmaktadır. Vücudun herhangi bir bölgesindeki istenmeyen tüy/kıllardan kurtulmanın en kalıcı ve pratik yoludur. Bu uygulama sırasında kıl köklerinde bulunan renk pigmenti melanin lazer enerjisini soğurmakta ve bunu ısı enerjisine dönüştürerek kıl kökünü yakıp, tahrip etmektedir.

Lazer epilasyonda başlıca 3 tür lazer kullanılmaktadır;

1. Alexandrite Lazer: 755nm dalga boyunda lazer ışığı üretir. Bu tip lazer ile hızlı biçimde kıllar tahrip edildiğinden seans süresi kısadır, genel olarak daha ağrısızdır ve açık tenli kişilerde özellikle tercih edilmektedir.

2. Diode Lazer: 810nm dalga boyunda lazer ışığı üretir. İnce tüylerde de uygulanabilir olması bir avantajdır.

3. Nd-Yag Lazer: 1064nm dalga boyunda lazer ışığı üretir. Koyu tenli kişilerde diğer lazerlere göre yanık riski daha az olduğu için kullanımı daha güvenlidir.

Lazer epilasyon çok koyu tenliler dışında hemen tüm cilt tiplerindeki kişilere uygulanabilmektedir. Uygulama öncesi, her hastanın uzman bir dermatolog tarafından muayene edilmesi gereklidir. Muayene sırasında önce hastanın tıbbi geçmişini değerlendirmelidir. Tanı konmuş hastalıkları ve düzenli kullandığı ilaçlar sorgulanmalıdır. Kadın hastalarda adet düzensizliği, yüz ve/veya gövdede akne (sivilce) varlığı, obesite, insülin direnci vs olması durumunda altta yatan hormonal bir bozukluk olasılığını değerlendirmek gerekmektedir. Bunun için uygun görülen hastalarda gerekli kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri uygulanmalıdır. Sonrasında da gerekli görülen hastalar hormon hastalıkları (endokrinoloji) ve/veya kadın hastalıkları doktorlarıyla birlikte yeniden değerlendirilebilir.

Epilasyon için başvuran kişilerde herhangi bir cilt hastalığının varlığı da sorgulanmalıdır. Örneğin sedef hastalığı veya ala hastalığı (vitiligo) varlığında hastalık aktif dönemdeyse lazer epilasyon yapılması uygun olmaz. Uçuk benzeri deride viral enfeksiyon veya diğer bir bakteriyel, mantar enfeksiyonu varlığında, deri bütünlüğü bozulduğu için o bölgelere işlem yapılması ancak bu hastalıklar tedavi edildikten sonra mümkün olabilir.

Daha sonra doktor tarafından hastanın deri tipi, kıl kalınlığı, rengi ve yoğunluğu değerlendirilir. Hastanın beklentileri de öğrenildikten sonra, lazer epilasyonun o hastaya uygunluğu, tedavi başarısı ve olası yan etkileri hakkında hasta bilgilendirilir. Hastanın deri tipi ve kıl analizine göre uygun lazer cihazına, verilecek ışının dozuna ve kaç seans uygulanacağına karar verilir.

Uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte genel olarak lazer epilasyonun seansları kısa sürmektedir. Seans aralıkları ve toplam seans sayısı da yine uygulanan bölgeye göre değişiklik göstermektedir.     

Uygulama bölgesi, kılların rengi, yoğunluğu ve kalınlığı, kişisel özellikler ile ilişkili olarak tedaviye alınan cevap değişkenlik gösterebilir. Koltuk altı ve genital bölgede ortalama 4-6 seans yeterli olurken, gövde, kol ve bacak için ortalama 6-8 seans, yüz için 8-12 seansta tedaviye yanıt alınır.

Lazer ışığının hedefi kıl kökü çevresinde bulunan melanin üreten renk hücreleridir. Bu nedenle epilasyonun başarısı kılın rengi ile doğru orantılıdır. Beyaz kıllarda pigment olmadığı için lazer epilasyon hiç etkili olmayıp, ince tüylerde de başarı şansı düşüktür.

Uygulanan doz ve uygulama seans sayıları kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Tedavi sonunda bazılarında tama yakın başarı sağlanırken diğerlerinde kısmi iyileşme görülebilmektedir. Bu durum tedavi öncesinde her zaman öngörülememektedir. Bazı tüyler tamamen yok olurken, diğerlerinde sadece incelme ve renkte açılma elde edilebilir. Seanslar tamamlandıktan sonra kıl/tüylerin bir bölümünün tekrar çıkma olasılığı nadir de olsa vardır. Bu durum, özellikle altta yatan hormonal bozukluğu olan hastalarda görülmektedir.

İşlem yapılan alana göre değişmekle birlikte uygulama sırasında hafif veya orta şiddetli ağrı hissedilebilmektedir. Birçok lazer sisteminde ağrıyı azaltmak için soğuk hava püskürtme sistemi bulunmaktadır. Gerekli durumlarda lokal anestetik kremler de kullanılabilir. 

Lazer epilasyonun gebelik döneminde yapılmaması gerektiğini gösteren tıbbi bir kanıt olmamasına rağmen, ağrı ve strese neden olması nedeniyle uygulamanın doğum sonrasına bırakılması daha doğrudur.

Lazer epilasyon konunun uzmanları tarafınca uygulandığı zaman tedavi başarısı yüksek ve güvenilir bir yöntemdir. Uygulanan bölgelerde uzun süre kıl/tüy çıkmamakta ve düzenli yapılan seanslar sonrasında tüylerde kalıcı azalma veya tamamen yok olma elde edilebilmektedir. Lazer ışını radyasyon içermez ve kanser yapıcı etkisi yoktur.

Diğer epilasyon yöntemleri ile maliyet açısından karşılaştırıldığında uzun vadede çok daha ekonomiktir. Batık kılların tedavisinde de oldukça başarılı olan lazer epilasyon günümüzdeki en uzun süreli kalıcı epilasyon sağlayan yöntemidir.

 

LAZER UYGULAMA ÖNCESİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

1. Güneş ışığı veya solariuma bağlı olarak bronzlaşmış deride yanık riski bulunmaktadır, hem de tedaviye yanıt iyi olmamaktadır. Bu nedenle, son 1 ay içinde bronzlaşmış hastalara ten rengi normale dönene kadar lazer uygulanması tavsiye edilmez.

2. Lazer uygulanacak bölgeyi tahriş edecek işlemler (sıcak suyla banyo yapmak, bu bölgeyi ovalamak, keselemek, “peeling” gibi deriyi soyucu işlemler uygulamak vs.) seans öncesi son 2-3 gün içinde yapılmamalıdır. Ayrıca, işlem öncesi ve sonrasında uygulama bölgesine parfüm ve deodorant gibi kozmetiklerin kullanması tavsiye edilmez.

3. Lazer uygulaması öncesinde tüy/kılların son 1 ay içinde ağda/sir ağda gibi bir yöntemle kökünden alınmamış olması tercih edilmektedir. Uygulamadan 3 gün önce jiletle ya da 2 gün önce traş makinasıyla bölgenin traş edilmesi önerilmektedir.

4. Epilasyon yapılacak bölgede herhangi bir deri hastalığı ya da enfeksiyon bulgusu olmamalıdır.

5. Uygulama bölgesinde  “ben”ler varsa, bunların üzeri işlem öncesinde uygun şekilde kapatılmalıdır. 

 

Uygulama sonrası ve seans aralıkları boyunca leke kalma riskini en aza indirmek için işlem yapılan alanlar güneşten korunmalıdır. Bunun için, mecbur kalmadıkça kızgın güneşe çıkılmamalı, koruyucu giysiler giyinilmeli (şapka, uzun kollu üstler, pantolon gibi)  ve yüksek koruma faktörlü (SPF 50+) güneşten koruyucu kremler dışarı çıkmadan 30 dakika önce kalın tabaka halinde işlem bölgesine sürülmelidir. Yine de, lazer epilasyon yaz aylarında yapılmamalı, sonbahar ve kış ayları tercih edilmelidir.