Saç, insan dış görünümünün en önemli unsurlarından biridir. Şekil ve rengiyle insan kimliğini yansıtır. Bundan dolayıdır ki saç hastalıkları özellikle saç dökülmeleri kişide belirgin psikososyal bozukluklara yol açabilmektedir. Saçın anagen, telogen ve katagen evrelerinden oluşan bir yaşam döngüsü bulunmaktadır. Anagen büyüme evresi (1000 gün), katagen geçiş evresi (1-2 hafta) ve telogen dökülmeden önce dinlenme evresidir (3 -5 ay). Normal insan saçının %85-90'ını anagen saçlar, %10-15'ini telogen saçlar ve %1'inden azını katagen saçlar oluşturur. Saç dökülmesi oldukça sık karşılaşılan bir problemdir. Birçok farklı şekilde ve farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yoğun stres, kötü beslenme alışkanlıkları, uygunsuz saç bakım malzemeleri ve hatta saçınıza verdiğiniz şekil bile dökülmelere neden olabilir. Bazen de başka bir iç hastalığın habercisi olarak ortaya çıkar. Birçok popüler piyasa ürünün iddia ettiğinin aksine, tek bir şampuanla veya losyonla her tür saç dökülmesini tedavi etmek mümkün değildir. Saç dökülmesi özenle değerlendirilmesi gereken bir konudur. Aksi takdirde, yanlış veya eksik tedavi bazı saç dökülme tiplerinde zaman kaybına ve buna bağlı olarak geri dönüşsüz saç kaybına neden olabilir. Yapılan araştırmalarda saç yoğunluğunun sonbahar döneminde azalırken, yaz ve kış aylarında en üst seviyeye çıktığı izlenmiştir. Bu durum, biyolojik olarak normal bir süreçtir. Günlük 50 ile 100 tel arası saç dökülmesi normalken, bu sayının üzerindeki saç dökülmeleri veya sayıdan bağımsız olarak bölgesel saç seyrelmesi izlenen durumlar aşırı saç dökülmesi olarak adlandırılır. 
Saç dökülmesinin birçok sebebi vardır. Eğer saç dökülmesi ani başlangıçlı ise diyet, hastalıklar, ilaçlar veya doğum bunun nedeni olabilir. Eğer saç kaybı yıllar içerisinde belirginleşmişse kalıtsal saç dökülmesi (androgenetik saç dökülmesi) söz konusu olabilir. Ayrıca bazı saç şekillendirme malzemeleri ve yöntemleri de (saçların çok sıkı bağlanması gibi) saç dökülmesine neden olur.

Androgenetik saç dökülmesi: 
En sık saç dökülmesi tipidir. Her iki cinsiyette de görülebilir. Kalıtsaldır ve hormonlarla ilişkilidir. Saçlar zaman içerisinde minyatürizasyon nedeniyle incelip kaybolur. Erkeklerin %80'inde 70 yaşına geldikleri zaman belirli derecede saç dökülmesi normal olarak izlenmektedir. Biyolojik olarak normal bir durum olsa da kozmetik nedenlerle günümüzde androgentik saç dökülmesi üzerine büyük bir sağlık endüstrisi kurulmuştur. Erkek tipi saç dökülmesinde, alın saç çizgisinin geriye çekilmesi, tepe bölgesinde saç dökülmesi ve incelmesi izlenir. Kadın tipi saç dökülmesi ise tepe bölgesinden alın çizgisine kadar olan alanda saç seyrelmesi şeklinde görülür. Alın saç çizgisinde genellikle geri çekilme izlenmez. Her iki cinsiyette de çoğunlukla ek araştırma yapılmasına gerek olmamasına rağmen kadınlarda kıllanma artışı, sivilcelenme ve adet düzensizliğinin eşlik etmesi durumunda hormonal saç, insan dış görünümünün en önemli unsurlarından biridir. Şekil ve rengiyle insan kimliğini yansıtır. Saç dökülmesi oldukça sık karşılaşılan bir problemdir. Birçok farklı şekilde ve farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Yanlış Saç Bakımı Dökülmeye Neden Olur mu?
Sık uygulanan boya, renk açma ve perma işlemleri saç dökülmesine neden olabilir. Ayrıca sık kullanılan saç kurutma makinası, saç düzleştiricileri saçı kırılganlaştırır. Sıkı tel ve taç tokalar saçlarda kırık yapabilir. Lastik tokaların aralıklarla farklı yüksekliklerden takılması tek bir alanda saç kırıklarını önler. Sürekli uygulanan at kuyruğu, örgü gibi modeller traksiyon alopesisi denilen saç dökülmesine neden olabilir. Aşırı şampuanlamak, taramak veya fırçalamak saçlarda kırılmalara ve dökülmelere neden olabilir. Saçları ıslakken taramak veya kuru havlu ile sert kurulamak da önerilmemektedir çünkü saçlar ıslakken daha elastiktir ve kuru haline göre daha çabuk kırılır. Jöle, sprey gibi saç şekillendiricilerini uyguladıktan sonra saçları taramak yine saç dökülmesini arttırabilir.

Saç Dökülmesinin Tedavisi Var mıdır?
Saç dökülme nedenlerinin büyük bir kısmı tedavi edilebilmektedir. Tedavide en önemli basamak doğru teşhistir. Ayrıntılı öykü ve özgeçmiş sorgulaması, saçlı derinin muayenesi, gerekli olgularda kan tahlilleri, saçlı deriden alınan biyopsi örnekleri ve saç köklerinin mikroskop altında incelenmesi ile doğru tanıya ulaşılabilmektedir. Saçlı deri muayenesinde dökülmenin şekli, yaygınlığı, yerleşimi ve çekmekle dökülmesinin miktarı önemlidir. Saç dökülmesi tiplerine göre farklı tedaviler bulunmaktadır. Çoğunlukla saç dökülmesi geri dönüşlüdür. Kansızlık veya tiroid hormon bozuklukları gibi altta yatan hastalıkların düzeltilmesi ile saç dökülmesi durmaktadır. Erken dönemde tedavi önemlidir. Geç dönemde bazı dökülme tiplerinde geri dönüşsüz saç kayıpları gelişebilir. Bu durumda saç ekimi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir.