SAÇ EKİMİ NEDİR?

Saç ekimi temel olarak saçlı derinin ön ve tepe kısmında kaybedilen saçlar nedeni ile oluşan seyrek ve açık bölgelerin, hiçbir zaman dökülmeyecek olan ense bölgesinin üst tarafındaki alandan elde edilen saç kökleri ile doldurulması işlemidir.

Günümüzde geçerliliğini koruyan iki temel saç ekimi yöntemi mevcuttur.

Follicular Unit Transplantation

Ense bölgesinden yaklasık 12 x 3 cm’lik boyutta saçlı deri alınarak, bu saçlı derideki köklerin ayrı bir masada folliküler ünitelerine ayrılarak ekim planlanan bölgeye yerleştirilmesi işlemini içerir. Bu yöntemde alım aşaması hasta açısından azalmakla birlikte, saçlı derinin ense kısmında yaklaşık 12-15 cm uzunluğunda çizgi seklinde iz kalması ve bazı hastalarda hipertrofik skar gelişerek daha belirgin duruma gelmesi gibi olumsuz yönleri bulunmaktadır.

Follicular Unit Extraction

Ense bölgesindeki köklerin mikromotor denilen elektrikli alet ile tek tek alınarak gerçekleştirildiği yöntemdir. FUT yönteminden çok sonra 2004 yılında tarif edilmiş olan bu yöntemde ense bölgesinde cerrahi iz-skar oluşmamaktadır. Ancak hasta ve doktor açısından alım aşaması daha uzun sürmektedir. Ayrıca nispeten seyrek saç şıklığına sahip bir hastada fazla miktarda saç kökü alındığı takdirde ense bölgesinde fark edilir düzeyde seyrelme oluşur. Uzman veya yeterli tecrübesi olmayan kişiler tarafından gerçekleştirildiği takdirde ensede kalan diğer kökler de zedelenerek seyrek saç görünümü riskini artıran bir etki oluşturabilir. Son yıllarda PRP (Platelet Rich Plasma) yöntemi oldukça gündemde olup, deri gençleştirilmesinden eklem hastalıklarına kadar geniş bir aralıkta birçok tıbbi alanda kullanılmaktadır. Kişinin kendi  kanındaki pıhtılaşmadan sorumlu hücrelerden (plateletler) zengin bir solüsyon olarak elde edilmektedir ve saçlı bölgede içerdiği büyüme faktörlerinin etkisi ile kanlanmayı arttırıp, saç köklerinde yeni saçların oluşumunu olumlu yönde etkilemektedir. Saç ekimi ile kombine edildiğinde ekilen köklerin tutma oranını arttırıcı bir etkisi söz konusu olmaktadır.

AMELİYAT ÖNCESİ DÖNEM

Saç ekimi işlemi planlanmadan önce saçsızlaşmış bölgenin ve dökülmeye devam edecek olan bölgelerin belirlenmesi en önemli muayene kriteridir. Bir hastanın saç ekimi için uygun şartlara sahip olup olmadığı bu tespit sonrası mümkün olabilmektedir. Saç ekimi yaptırmayı düşünen insanların çoğu operasyon ve sonrası için endişeli bir duygu hali içindedirler. Bu durumun oluşmasında çevrenin, sosyal forum sitelerinin ve hatta doktorların oluşturduğu bilgi kirliliğinin katkısı oldukça fazladır. Ameliyat öncesi görüşmede hastanın saç kaybı durumu ve beklentileri değerlendirilerek, yapılacak saç kökü analizi ile ne kadar saç kökü elde edilebileceği ve hastayı tatmin edecek sonuca kaç seansta ulaşılabileceği belirlenir. Ameliyat öncesi fotoğraflar çekilerek, hasta ile birlikte ekim yapılacak alanın sınırları belirlenir.

Ameliyat öncesi dönemde uyulması gerekenler

• Hastanın varsa mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçlar sorgulanır. Özellikle kan sulandırıcı (aspirin, antikoagülan ilaçlar, ibuprofen içeren ağrı kesici türevleri), damar genişletici ilaçlar işlemden önce kesilmelidir.

• Alkol, sigara ve kafein kullanımı kesilmeli veya en azından minimal seviyeye indirilmelidir.

AMELİYAT

Saç ekimi işlemi hastane şartlarında, sterilizasyonun sağlandığı, hastanın durumuna göre lokal olarak yani uyanık bir vaziyette veya sedasyon eşliğinde uygulanabilen bir yöntemdir. Uygunsuz şartlarda, tıp ve saç ekimi alanında eğitimi olmayan insanlar tarafından yapılan uygulamalarda hem estetik hem de sağlık açısından mutsuz sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Saç ekimi operasyonu FUE yöntemi ile ekim yapılacak kök sayısına göre değişmekle birlikte, yaklaşık 6-8 saat sürmektedir. İşlemin ilk yarısında ense kısmından kökler alınmakta ve bunun için hastaya yüzükoyun pozisyon verilmektedir. İkinci aşamada ise hasta sırtüstü pozisyonda iken ekim işlemi gerçekleştirilir. İşlem boyunca 3-4 kişilik bir ekip görev yapmaktadır

AMELİYAT SONRASI SÜREÇ

Operasyondan hemen sonra hem kök alınan hem de ekilen alanlara pansuman yapılarak kapalı bir duruma getirilir. Hastaya gerekli ilaçları reçete edilerek taburcu edilir. İşlemden iki gün sonra kapalı pansuman açılarak tüm saçlı bölge ilaçlı bir şampuanla yıkanarak kurutulur, nemlendirici günlük pansuman tarif edilerek, özellikle dış ortamda, ekim yapılan bölgeye temas etmeyecek kep şeklinde şapka kullanması önerilir. Duruma göre değişmekle birlikte yaklaşık 1 hafta sonra poliklinikte kontrol yapılır. 20. günden sonra ekim yapılan köklere ait saç tellerinin büyük kısmında dökülme başlar. Yaklaşık 2.5-3 ay sonra dökülen saçların yerine yenileri oluşmaya başlar. Ekilen bölgenin doğal ve son halini alması en az 3-4 saç dökülme döngüsünü kapsar. Yani ekim sonrası sonuçlar yaklaşık 1 yıl sonra tam olarak kendini göstermeye başlamaktadır.

Günümüz modern şartlarında insanların toplum içinde diğer insanlarla olan ilişkilerinde ve psikolojik olarak kendileri ile barışık bir vaziyette olmasını etkileyen en önemli faktörlerden biri kişinin fiziksel görünümüdür. Saç kaybı veya kellik özellikle erkeklerde imaj konusunda eksiklik hissettiren ve kişinin kendini toplum içinde yetersiz hissetmesine neden olan bir etmendir. Saç ekimi bu sorunun çözümünde en etkili yöntemdir. Ancak her hastanın durumunun farklı olduğu, sonuçların herkes için aynı olmayacağı ve beklentiler ile gerçeklerin örtüştüğü durumlarda bu ameliyatın daha yüz güldürücü sonuçlar vereceği unutulmamalıdır.

NOT: Saç Ekimi tedavisi Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapılmaktadır.