Sünnet birçok toplum ve kültürde, faydasını düşünmeden dini inanç ve gelenekler nedeniyle uygulanmaktadır. Bugün, dünya erkek nüfusunun yaklaşık 1/6’i sünnetlidir. ABD'de sünnet oranının %60 ile %80 arasında, diğer İngilizce konuşan ülkelerde ise ortalama %10'un altında olduğu sanılmaktadır. Hastalıklara karşı profilaksi amacıyla rutin yenidoğan sünnetinin yaygınlık kazanması 19. yüzyıla rastlar. Yaptığımız bir çalışmada, kliniğimize sünnet için başvuran ailelerin %81’i sünneti, öncelikle sağlık açısından istediklerini belirtmişleridir. 1989 yılında Amerikan Pediatri Akademisinin sünnetle ilgili görev komisyonu, yenidoğan sünnetinin potansiyel tıbbi faydaları ve avantajları yanında, risk ve dezavantajları da olduğunu deklare ederek, girişim öncesinde ebeveyne bunların anlatılmasını önermiştir.


POTANSİYEL TIBBİ FAYDALAR:

  1. Sünnet derisi ile ilgili problemleri önler veya varsa giderir.
  2. Penis kanseri riskini elimine eder.
  3. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (HIV gibi) ve serviks kanseri insidansını düşürebilir.
  4. Yenidoğan erkeklerde üriner enfeksiyon insidansını on kat azaltır.


OLMUSUZLUKLARI:

  1. Çocuğun yaşadığı geçici davranışsal ve fizyolojik değişiklikler
  2. Potansiyel komplikasyonlar
  3. Sünnet derisinin irreversibl kaybı

Sünnet, bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu geçirme oranını azaltmaktadır. Ayrıca, yapılan çalışmalarda, özellikle hijyenik olmayan erkeklerde sünnetin AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile penis kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir.

Sünnetin Yaşı: 
Sünnetin kaç yaşında yaptırılması gerektiği konusunda da tartışmalar vardır. Ya çocuğun ne yapıldığını anlayamayacağı, hatırlamayacağı ve yabancıyı tanıyamayacağı kadar erken dönemde (tercihen doğumu takiben veya ilk iki yaşın içinde), ya da sağlıklı iletişim kurulabilecek çağa geldiğinde (6-7 yaşından sonra) yapılmalıdır. Ara yaşlar ise, Çocuk Psikolojisinde Fallik Dönem olarak bilinen ve cinsel organın çocuk için çok önemli olduğu bir dönemdir. Bu dönemde cinsel organa yapılacak bir müdahalenin, ciddi bir cezalandırma olarak yanlış anlaşılabildiği ve ruhsal travmaya yol açabildiği düşünülmektedir. Diğer yandan, psikiyatrist ve psikologların ısrarla üzerinde durduğu ‘fallik dönem’de sünnet ve ileriki yıllarda psikolojik etkilenme bağlantısı 100 yılı aşkın süredir ortaya konulamamıştır. Ayrıca bu yaşlardaki çocuğa sünnetin gerekliliğini anlatmak, ondan anlayış beklemek ve rahat bir cerrahi girişime izin verecek sükuneti sağlamak oldukça zordur. Yine de bu dönemdeki bir çocuk, ikna edilerek, çağımızın acısız sünnet yöntemleri ile ceza algısı oluşmadan sünnet edilebilir.


Sünnet Öncesi Hazırlıklar: 
Sünnet konusunda karar aileye aittir. Sünnet yaşı, uygulanacak anestezi ve sünnet yöntemi aile tarafından kararlaştırılır. Sünnet öncesi muayenede, bu konularda hasta ailesine bilgi verilir ve ameliyata (sünnete) engel bir durum olup olmadığına bakılır, hasta muayene edilir. Penisin, hipospadias (idrar deliğinin normalden aşağıda olması, hastanın aşağıya doğru işemesi) veya epispadias (idrar deliğinin normalden yukarıda olması, hastanın yukarı doğru işemesi) varsa, bu sorunlar ameliyat ile düzelene karar sünnet yapılmaması gerekmektedir. Çünkü sünnet derisi, gerekirse bu ameliyatlarda greft (tamir için doku) olarak kullanılabilir ve çıkartılmamalıdır. Hasta, herhangi bir enfeksiyon (iltihap) geçiriyorsa (Boğaz veya akciğer iltihapları gibi), bu durum anestezi açısından olumsuz olacağı için, hastanın enfeksiyonu geçene kadar sünnet ertelenmelidir. Sünnet öncesi çocuk kesinlikle cerrah ve aile tarafından bilgilendirilmelidir. Çocuk bilgilendirilmeden sünnet olursa olumsuz tepkileri daha fazla olur ve ileri dönemlerde ailesine ve doktorlara karşı güven kaybı yaşayabilir.


Fimozis, penis başını (glansı) örten üstderinin (sünnet derisi), penis başındaki (glansdaki) idrar deliği (meatus) görülecek kadar geri çekilememesidir. Fizyolojik fimozis, yenidoğan bebeklerde %50 oranında görülen normal kabul edilen bir durumdur. Sünnet derisini geri çekilerek glansın görünür hale getirilme çabaları ve bölge temizliği ağrı, kanama, skar oluşumu, daha da daralma (iyatrojenik fimozis) ve psikolojik travma oluşturabileceği için önerilmez. Sorunlu (Patolojik) fimozis sünnet derisi ucundaki açıklığın idrarın rahatça dışarı çıkmasına izin vermeyecek kadar dar olmasıdır. Bu durumda sünnet derisinin işeme sırasında balon gibi şişmesi, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları görülmesi veya sünnet derisi ve penisin iltihabı (balanopostit) görülebilir. Sorunlu (patolojik) fimozisin tedavisi sünnet derisindeki açıklığın genişletilmesi veya sünnet yapılmasıdır.


Ayrıca, geri çekilen sünnet derisinin penis başını sıkıştırması ve tekrar yeri getirilememesi (parafimozis) ile penis başının (glansın) kangrene gitmesi söz konusu olabileceğinden sünnet derisinin geri çekilmesi önerilmez. Bu tür acillerde, kan akımını rahatlatmak için acilen sünnet derisinin kesilmesi gerekmektedir.


Sünnet İşlemi:
Sünnet, vücudun bir kesiminin kesilip, onarılmasını içerdiği için ‘Cerrahi’ bir işlemdir. Gerekli ağrı kontrolünün ve steril (temiz) şartların sağlanması için ameliyathane veya sünnet için özel hazırlanmış hastane odalarında bir cerrah tarafından yapılması gerekmektedir. 
Sünnette ağrı kontrolü ve anestezi, genel veya lokal anestezi ile yapılabilir. Biz, genel anesteziyi, çocuğun tamamen uyumasını sağlayarak ağrı ve tedirginliği tamamen ortadan kaldırması nedeniyle ve çocuğun sünnet sırasında hareket etmesini engellediği için tercih etmekteyiz. Aileleri tedirgin eden anestezi riskleri, hastanın sünnet öncesi tam muayene ve değerlendirmesinin yapılması, gelişen anestezi teknik ve ilaçları, deneyimli doktor ve personel varlığı ile epey azalmıştır hatta yok denecek kadar azdır.


Ayrıca, lokal anestezi ile de sünnet yapılabilmektedir. Lokal anestezi ile sünnet özellikle yenidoğan bebeklerin sünnetinde tercih edilmektedir. Sakinleştirici (sedasyon) desteği ile (yenidoğan bebeklerde gerek yoktur) yapılan kaudal blok (kuyruk sokumundan sinirlere yapılan uyuşturucu iğne ile belden aşağısının uyuşturulması) veya penil blok (penis penis çevresine uyuşturucu iğne yapılması) sünnetin ağrısız geçmesini sağlamaktadır. Bu yöntemler, hasta genel anestezi ile sünnet edildiğinde, hasta uyurken yapılarak hasta uyandıktan sonra ağrısı olmaması sağlanmaktadır. Biz çoğunlukla penil blok yaparak sünnet sonrasının daha rahat geçmesini sağlamaktayız.


Birçok sünnet yöntemleri olmakta birlikte en sık kullanılan ve bilinenler, sünnet klempi uygulamaları ve cerrahi sünnettir. Sünnet klempi uygulamaları, penis ucunu koruyarak takılan bir alet ile sünnet derisinin ezilmesi, bu ezilen sınırdan kesilmesi ve kalan sınırın kanama kontrolü sonrası dikilmesi ile yapılır. Bazı sünnet klempleri bir süre peniste kalarak ezilen cilt hattında doku devamlılığı sağlandıktan sonra çıkartılır. Sünnet klempi uygulamaları lokal anestezi altında yapılabilmektedir. Bu uygulamalar, çoğunlukla ameliyathane ortamı olmayan yerlerde tercih edilmektedir.


Cerrahi sünnette ise, peniste kesilecek cilt çizgisi görülüp belirlenerek kesilir, aradaki cilt çıkartılır ve kanama durduracak işlemler yapıldıktan sonra dikiş konur. Hem kesilme hattının net olarak belirlenmesi, hem de kanama kontrolünün daha iyi yapılması açısından cerrahi sünneti önermekteyiz.


Sünnet Sonrası:
Bizim tecrübelerimize göre, sünnet sonrası sargıya gerek yoktur. Sünnet sonrası kontrolde açılan sargılar, çocuklarda acıya ve korkuya neden olduğu için kliniğimiz tarafından uygulanmamaktadır. Sünnet sonrası, özellikle ilk gün düzenli ağrı kesici (analjezi) uygulanması (ağızdan alınan haplar ile) ve sünnet bölgesine antibiyotikli krem uygulanması sünnet sonrası bakım için yeterlidir. Bebeklik yaş grubundaki hastalarda, iltihap riskini azaltmak için, alt bezlerinin sık değiştirilmesi ve temizliğe (hijyene) dikkat edilmesi özellikle vurgulanır. Yaptığımız çalışmaya göre ağrı kesici ihtiyacı %83 ilk 3 günde bitiyor ve yara iyileşmesi %75 yedi günden önce tamamlanıyor.


Sünnet sonrası, oranları çok düşük olsa da, kanama veya iltihap (enfeksiyon) gelişebilir. Aileler belirgin kanama olduğunda hemen acile başvurmaları konusunda uyarılırlar. Sünnetten sonra penisin bir miktar şişmesi, kesi yeri altında ve çevresinde küçük morluklar olması normaldir ve zamanla geçerler. Sünnet sonrası çocukların bol kıyafetlerini giymeleri önerilir, özel kıyafetler gerekli değildir. Sünnetten sonraki ikinci günde hastalar kontrol muayenesine çağırılarak iltihap varlığı ve yara iyileşmesi kontrol edilir. Kontrol muayenesi normalse hasta tekrar çağırılmaz. Yaptığımız çalışmada, sünnetten çok sonra ailelere sorulduğunda, ailelerin %61’i sünnet sürecinin beklediklerinden daha kolay olduğunu, %31 ise bekledikleri gibi olduğunu belirtmişlerdir.