Son 30 yılda ulaşım ve iletişimin hızlanması yaşamımızı çok değiştirdi. Az zamanda çok şey yapmaya çalışıyoruz... Yaşamdan beklentiler arttı, alışkanlıklar değişti.Hem kırsal, hem de kentsel alanda evlilikler artık daha geç yaşlarda yapılıyor. Çevre kirliliği, sigara ve toplumsal bir sorun olan obezitenin vücudumuzda yaptığı zararları az çok hepimiz biliyoruz. Bunun sonucu günümüzde üretkenlik azalmakta ve bebek sahibi olmakta güçlük çekilmektedir. Eskiden bunlardan bahsetmek çok zor idi... Fakat insanlarımız artık bu durumu saklamak yerine yardım alabilecekleri yerlere başvuruyorlar.

1960'lı yıllarda üreme zorluğu çeken çiftlere fazla bir şey yapılamıyordu. İlaçlarla yapılan yumurtlama tedavileri yeni başlamış, ancak başarı oranı düşüktü. 1970'li yıllarda laparoskopinin keşfi ve mikrocerrahi kurallarının oluşturulması ile kanalları tıkalı kadınlara kısmen de olsa yardım başladı. Ancak 1978'de İngiltere, Londra'da Luisa Brown'ın tüpbebek yöntemi ile doğması ile yeni bir çığır açıldı. Bu yöntem 1990'larda acemilik döneminden ustalık dönemine, 2000'li yıllarda ise endüstriyel dönemine geçti. Artık yüksek teknolojinin kullanıldığın bir yöntem olan tüpbebek veya genel adlandırması ile Yardımlı Üreme Teknikleri en başarılı gebelik oranlarını sağlamakta ve başarı sıralamasında diğer yöntemlerin çok üstünde yer almaktadır. Şu anda dünyada tüpbebek yöntemi ile doğmuş 10 milyonun üzerinde bebek bulunmaktadır.

Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Tüpbebek Ünitesi 1998 yılında faaliyete geçmiştir. Yıllar boyunca çok titiz ve hasta odaklı yaklaşımı ile, ticari kaygılardan uzak, hastanın yararına olabilecek tüm uygulamaları uygulayarak hizmet vermiştir. YIllardır değişmeyen deneyimli çekirdek kadrosu, hem klinik, hem de laboratuvar ortamında güven vermektedir. ISO 2009 standartlarının uygulandığı ve denetlendiği Merkezimizde Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu ve Doç. Dr. Göğşen Önalan hastaları kendileri görmekte ve incelemektedirler. Detaylı ön incelemeleri takiben Kanıta Dayalı Tıp Uygulamaları ölçüsünde gerekli testler istenmektedir. Merkezimiz gereksiz tetkik ve tedavilerle hastanın hem maddi, hem manevi, hem de zaman kaybı açısından yıpranmasından kaçınmaktadır. Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu Merkezimizin kuruluşundan bu yana sorumlusu olarak çalışmakta, laboratuvar ve kliniğin başarılı sonuçlarına ulaşmasında rolü çok büyüktür (Ekip Fotoğrafı) Kendisi şu anda Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Derneği'nin Başkanlığı'nı yürütmektedir. (Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Fotoğrafı)

Merkezimizde etkinliği kanıtlanmış tüm tanı ve tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Sırf yenilik ve diğer merkezlerden farklı olsun diye hastaya değişik opsiyonlar ve uygulamalar sunulmamaktadır. Çünkü bu yöntemlerin etkinliği ve üstünlüğü kanıtlanmamışsa, hastalarımızın elindeki şansları da düşürmekte veya gereksiz maddi kayba yol açmaktadır. Doktorlarımız yapacakları uygulamaları detaylı olarak hastalarımıza açıklamakta ve kanıtlarını gerek internet gerekse de yapılmış çalışmaların makaleleri üzerinden göstermektedir. Doktorlarımız genellikle tüpbebek uygulamasından önceki ay içinde hastalarımızı sık sık görerek hangi uygulamanın uygun olacağını tayin etmektedirler. Bu şekilde yüksek gebelik oranlarını sağlamakta ve hastalarımızın yüzlerini güldürmektedirler.

Hemşirelerimiz, tedavi sürecindeki hastalarımıza belki ilk duyduklarından olacak karışık gelebilen tedavi şemalarını sabırla anlatmakta ve her bir hastaya tek tek ulaşarak günlük uygulamalar hakkında bilgi vermektedir. 
Tüp Bebek Ünitemizin sekreterliğine ait cep telefonundan, merkezimize her an ulaşabilirsiniz. Sekreterlerimiz karışık bürokratik işlemleri detaylı anlatmakta, aynı anda randevu taleplerinize anında yanıt vermektedir.

Üç yıl önce yenilenen Tüpbebek laboratuvarı ve ameliyathanesi çağımızın gereklerini özenle yerine getirmektedir.( Resim6a) Embryologlarımız ve biyologlarımız başarılı bir laboratuvar ortamında titizlikle çalışarak yüksek başarıyı devam ettirmektedirler. Gebelik şansının yüksek olduğu 5. gün blastokist transferi birçok hastaya başarı ile uygulanmaktadır. Son yıllarda başarısı kanıtlanmış dondurma teknikleri ile yüksek gebelik oranları elde edilmektedir. Bu iki yöntem tek embryonun zorunlu olduğu günümüzde başarı için iki altın anahtardır. Embryo dondurulması çok gerekli ve hemen her hastaya önerilmesi gereken bir durumdur zira, böylece bir sonraki uygulamada hastanın tüpbebek ilaçları ile yumurtlama tedavisi alması ve yumurta toplama işleminine gereksinimi olmayacaktır.

Genetik inceleme bu hastalarımız için sıklıkla gerekmektedir. Aynı binada bulunan Genetik bölümümüz birçok üniversite hastanesinde hala yapılamayan embryo üzerindeki preimplantasyon genetik tanı yöntemini yapabilmekte ve çok kısa bir süre önce 5-6 kromozom üzerinde işaretleme ile tanı yapabilirken artık 24 kromozom üzerinde yapmaktadır. Ayrıca çok özel genetik bozuklukları olan hastalarımız için önceden hazırlık yapılarak kendilerine özel tanı işaretleyicileri hazırlatmaktadır. Bütün bu işlemler birçok özel merkezin sunduğu ücretlerden çok daha ucuza mal olmaktadır.

Erkek infertilite nedenlerinden birisi olan azospermi (Menide sperm görülememesi) standart yaklaşımda hastaların %50'sinde sperm bulunmaktadır. Fakat Üroloji bölümünün uyguladığı mikrotese (cerrahi mikroskop ile yaklaşık 300 kat büyütülmüş görme alanı ile görülmesi ve bulunması zor olan dokuların içinde sperm arama yöntemi) ile daha önceki uygulamalarında bile sperm bulunmayan hastaların %5-10'unda sperm bulunmaktadır. Bu yüzden biz hastalarımıza mikrotese yöntemini önermekteyiz.

Merkezimiz ayrıca histeroskopi konusunda çok deneyimli ve bir referans merkezidir. Histeroskopi rahim içinin değerlendirildiği ve gerektiğinde cerrahi işlemlerin yapıldığı bir endoskopik yöntemdir. Embryonun yerleştiği rahim yatağındaki en ufak bozukluk gebelik şansını azaltmaktadır. Hastaların %30-40'ında rahim yatağında bozukluk görülmektedir. En çok polip, myom, iltihap ve yapışıklık görülmektedir. Ofis histeroskopisi olarak adlandırılan sistem son derece ince bir araç olup, sadece lokal anestezi ile rahim içinin incelenmesine izin vermektedir. 5000 üstünde uygulama ile çok deneyimli olan Merkezimize Türkiye'nin her bölgesinden rahim içi yapışıklıkları nedeni ile gebe kalamayan veya regl göremeyen hastalar gönderilmektedir.

İnfertilite cerrahisi konusunda çok deneyimli olan Merkezimiz laparoskopik cerrahi konusunda çok deneyimlidir. Laparoskopik yöntemle myom çıkarılması, endometriosiz cerrahisi ve diğer operasyonlar konusunda Anadolu'nun hemen her köşesinden hastalar merkezimize gelmektedir. Resim6a

Toplumsal faaliyetleri ihmal etmeyen Merkezimiz tüpbebek partileri, toplumsal bilgilendirme toplantılarını sık sık düzenlemektedir. 2011 içinde Karaman Belediyesi, Konya Kipa AVM ve Ankara Yenişehir Belediyesi ile ortak girişimler sonucunda infertilite bilgilendirme toplantıları yapmışlardır. Özellikle Kanal B televizyonunda "Başkent'de Sağlık" programında infertillite konusunda bilgilendirme yayınları yapılmaktadır. Arşiv programlara Kanal B'nin internet sayfasından ulaşabilirsiniz. Bunların yanısıra Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu'nun Dünya Yaşlılık Derneği tarafından geç yaşta anne olmayı tattırdığı için 2011 Uluslararası Zamanı Tersine Kuranlar ödülüne layık görüldüğünü belirtmek isteriz.

Özetle, infertilite tedavisi konuya çok hakim akademik uzmanların kontrolünde sempatik personel yardımı ile günün gereklerini yerine getiren, sizi oyalamayan ve gereksiz masrafları yaptırmayan genel değil kişiye özgü tedavi yöntemleri ile Tüpbebek Merkez'imiz bebeğinize ulaşma yolundaki en önemli köprüdür.