1-3 yaş döneminin en önemli özelliği çocuğa tuvalet eğitiminin kazandırılmasıdır. İşeme ve dışkılama ile ilgili kasların fizyolojik gelişimleri 1-2 yaşlarında tamamlanmaktadır. İnatlaşma ve baş kaldırma eğiliminde olan bu dönem çocuklarındaki zıt duygular, en belirgin olarak tuvalet eğitiminde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle tuvalet eğitimi annelerin adeta kabusu

haline gelmektedir. Kas kontrollerinin sınırlarını deneyen, birey olmanın farkındalığını yaşayan çocuk işeme ve dışkılama üzerine kurduğu otorite kontrolünü ebeveyne bırakmak istemez. Yapmakta zorlansa da her şeyi kendi başına yapmak ister. Normal olarak işeme, dengeli, refleks mesane kasılmaları ve sfinkter gevşemesi ile anne karnında başlar. Doğumdan sonra da bu şekilde devam eder. Tam olarak bilinçli mesane kontrolünün elde

edilmesi için bazı aşamaların oluşması gerekir. Bu nedenle eğitime ne zaman başlanması gerektiği, nasıl davranılması gerektiği konusunda birtakım kargaşalar yaşanır.

Tuvalet eğitimi için en uygun dönem 24-36 aylar arasındadır. Daha erken dönemde başlamak, aşırı baskı kurarak bir an önce çocuğun temiz kalmasını sağlamaya çalışmak hem fizyolojik olarak yapamayacağı bir şeyi ondan yapmasını istemeye hem de ileride gelişebilecek bazı ruhsal sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Benzer şekilde hiç eğitim vermemeye çalışmak, zamanı gelince kendi söyler diyerek bırakmak da hem çocuğun tuvalet eğitiminin gecikmesine hem de ruhsal açıdan bazı sorunlara sebebiyet verebilir.

Bazı çocuklar çiş kontrolünü, bazılarıysa kaka kontrolünü önce öğrenebilirler. Bu durum çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. Gün içinde tuvaletini kontrol edebilmek, gece kontrolünden daha önce tamamlanır. Tuvalet eğitiminin tamamlanma süresi çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Genellikle çocuğun çişini söylemesinin beş yaşına kadar, kakasını söylemesinin dört yaşına kadar süreceği söylenmekle birlikte, beklenilen üç yaşa kadar eğitimin tamamlanması olmalıdır. Çünkü üç yaş toplumsallaşma ve kreşe başlama yaşıdır. Diğer çocukların yanında bezli olmak, çiş ve kaka kontrolünü sağlayamamak çocuğu rahatsız edebilecektir. Yapılan araştırmalarda kız çocuklarında eğitim, erkeklere göre daha erken dönemde tamamlanmaktadır. Bununla birlikte gece altını ıslatma durumu daha uzun sürebilmekte ve ortalama beş yaşına kadar devam edebilmektedir. Tuvalet eğitimine çocuğun ve ebeveynin hazır olduğu bir dönemde başlamak çok önemlidir. Uygun olmayan bir zamanda ve hazırlıksız başlangıç, çocuğun bu aşamayı sorunsuzca atlatmasını engelleyebilir. Çocuk için tuvalet eğitimine hazır olmak demek; hem fizyolojik olarak kas gelişimini tamamlamış, gelişimsel olarak kendini ifade becerilerini kazanmış olması hem de psikolojik olarak sağlıklı bir döneminde olması demektir.

 

Peki Çocuğumuzun Bu Eğitime Hazır Olduğunu Nasıl Anlarız?

•Çocuğunuz idrarının büyük bir bölümünü bir kerede yapabiliyor,

• 3-4 saat süresince kuru kalabiliyor,

• 2-5 dk boyunca belli bir pozisyonda oturabiliyor,

• Yürüyebiliyor,

• Basit giysilerini indirip kaldırabiliyor,

• Islak ya da pis bez ile dolaşmaktan rahatsız oluyor,

• Tuvalet alışkanlıklarını merak ediyor ve sizi gözlemliyor,

• Tuvalete gitmesi gerektiğini haber veriyor veya bağırsaklarındaki hareketlenmeyi bildiriyor,

• Tuvaleti kullanmak istiyor ve korkmuyor,

• Hareketlerinde kararlılığını sergileyebiliyor ve bağımsız davranabiliyor,

• Kısa ve öz talimatları anlayabiliyorsa tuvalet eğitimine başlanması uygundur.

 

Bazı durumlarda tuvalet eğitimini zorlaşabilir;

• Henüz çocuğunuz yukarıda sayılan belirtileri göstermiyorsa,

• Devamlı kabızlık problemi yaşıyorsa,• Son dönemde hayatında önemli bir değişiklik olmuşsa(annenin işe başlaması, taşınma, yeni bakıcı, yeni kardeş, ölüm vb.)

• Tuvalet eğitimini verecek olan kişi gergin, sinirli ise, yeterli zaman ayıramayacağını düşünüyorsa,

• Birden fazla kişi, farklı şekilde çocuğa tuvalet eğitimi vermeye çalışıyorsa o zaman verilecek eğitimi bir süre ertelemek daha uygun olacaktır.

 

Tuvalet Eğitimine Başlarken

Hangi kelimeleri kullanacağınıza karar verin. Ailede kullanılan, çocuğun da söyleyebileceği basit kelimeler seçin. Çocukla ortak bir dilde konuşmanız önemlidir. Çocuğun hazır olduğunu fark edince, bir lazımlık alın çünkü ayakları yere değdiği için genellikle lazımlıkta daha rahat eder. Önce lazımlığı oyun oynadığı odaya yerleştirin. Oyun oynarken, televizyon izlerken, üstüne oturmasına, lazımlığa alışmasına izin verin. Asla, çocuğu oturması için zorlamayın. Çocuğun tuvaletini yapacağı yeri sevimli hale getirin ki çocuk tuvalete girmekten keyif alabilsin. Bunun için çocuğun sadece tuvalete gittiği zaman oynayabileceği bir oyuncak, tuvalet oyuncağı edinebilirsiniz. Tuvalet ihtiyacı olunca size söylemesi için cesaretlendirin.

Tuvaletini yaptıktan sonra da haber verse, onu övün. Bir dahaki sefere daha erken söylemesi

için cesaretlendirin. Çocuk alışıp sevdikten sonra lazımlığı banyoya yerleştirin ve denemelere başlayın, 1-2 saatte bir banyoya gidin. Sabah kalktığında, yemeklerden sonra ve tuvaleti geldiğine dair belirtileri fark ettiğinizde, lazımlığa oturması için teşvik edin. Birkaç dakika beklemesini sağlayın, sonuç yoksa ısrar etmeyin. Bazı çocuklar başlangıçta çişini lazımlığa yapar ancak kaka için bezlerini kullanmaya devam ederler. Her başarıda onu övün,

memnuniyetinizi bir gülücük veya sarılma bazen de küçük bir ödülle gösterin. Unutmayın, takdir edilen davranışlar yinelenir. Arada olabilecek kazaları hoş görün. Başarısızlıkta asla cezalandırmayın çünkü bu tutumunuz sadece işi zorlaştırır ve çocuğu üzer. Belki de çocuğunuz eğitime henüz hazır değildir.

 

Tuvalet Eğitimi İçin Yapılması Gerekenler

Eğitim öncesinde, verilecek ödül belirlenmelidir. En iyi ödül sözel ödüldür, “aferin, seni çok seviyorum” gibi kelimeleri bol bol sarf edin... Çocuğun hoşlanacağı ancak maddi değeri çok yüksek olmayan şeyler seçin(çeşitli renkte ve temalı yapıştırmalar yaygın olarak kullanılır). Eğitim tamamlandıktan sonra ki bu zaman alabilir, daha büyük ve yaşına uygun bir

hediye verilebilir. Çocuğun ne zamanlarda tuvaletini yaptığını gözlemleyin. Bunu yapmak için, eğitime başladığınız zaman bezini çıkarın. Çocuğu 2-3 saatte bir tuvalete

götürün, beş dakika oturmasına izin verin. Bu sıklık çocuğun metabolizması ile de orantılı olacaktır. Bir çizelge üzerine idrarını ve kakasını tuvalete yaptığı zamanlarla, altına kaçırdığı zamanları işaretleyin, gözleminizi kaydetmeniz işe yarar .

Çocuk tuvalete idrarını ya da kakasını yaptığında mutlaka sözel olarak veya belirlediğiniz hediye ile ödüllendirin. Altına kaçırdığında veya tuvaletini yere damlattığında sakın kızmayın ya da ceza vermeyin, nötr tavır takının. Tuvalet eğitimine, sifon çekme, el yıkama  davranışlarını da dahil edin ve ilk başlarda ona yardımcı olun. Gündüz tuvalet alışkanlığı yeterince kazanıldıktan sonra, gece eğitimine başlanabilir. Yatmadan evvel sıvı verilmemelidir. Çocuk 1-2 saatte bir tuvalete götürülür, bu sırada çocuğun kas kontrolünü

kazanması açısından uyanık ve bilinçli olması gerekmektedir. Gece eğitiminde tuvalete götürme sıklığı, tuvalet ihtiyacının zaman aralıkları anlaşıldıktan sonra azalacaktır. Gece altına kaçırma ihtimaline hazırlıklı olunmalı, gerekirse yatağa koruyucu naylon geçirilmelidir.

 

Tuvalet Eğitimi Ne Kadar Sürer?

Tuvalet eğitiminin 3-6 ay arasında etkili bir şekilde sonuç vermeye başlaması mümkün ancak gece ıslatmaları devam edebilir. Gündüz tuvalet kullanma alışkanlığı kazansa da, gece ıslatmalarının 5-6 yaşına kadar devam ettiği görülür. Genellikle altı yaşından sonra, çocuğun

hem gündüz hem gece kuru kalması ve tuvalet alışkanlığı kazanmış olması beklenir. Çocukta tuvalete gitme konusunda direnç gözlemleniyor, hele de çocuğun korku duyduğu görülüyorsa, bir süreliğine eğitime ara verilmesi uygundur. Böyle bir direnç yok ama eğitime karşı olumsuz tavır sergiliyorsa anne-baba belli bir süre içinde öğretmek yerine, çocuğa destek olmalı ve sabır göstermelidir. Normal gelişimine rağmen dört yaş ve sonrasında verilmeye başlanan tuvalet eğitiminde geç kalınmış sayılabilir. Klinik kabızlık, idrarını

tutma gibi medikal problemler ortaya çıkabileceği gibi bunlar yetişkin döneminde uzun süreli sorunlar halini alabilir. Tuvalet eğitiminde baskı uygulanması, kötü şartlara izin vermek (çocuğun kendini pisletmesi konusunda ailenin ilgisiz tutumu), çok katı ve baskıcı tutum sergilenmesi, çocuk istismarı sayılabileceği gibi, yetişkin döneminde mükemmeliyetçilik, her

işi eksiksiz yapma, aşırı titizlik gibi eğilimlere ihtimal verebilir. Her ne kadar çocuk gelişiminde belli dönemlere ait belli özellikler ve beklentiler olsa da, yine de her çocuğun bireysel gelişimi farklılık gösterebilir. Bu nedenle çocuklarımız kendi içlerinde değerlendirilmeli, asla yaşıtlarıyla ve hatta kardeşleriyle kıyaslanmamalıdır. Her ne kadar yaşça küçük olursa olsunlar onların da birer birey olduğunu, özgüvenlerinin rencide edilmemesi gerektiğini ve kendilerine olan güveninizi göstererek gururlandırmayı unutmayın.