Erkeklerdeki Ürolojik Organlar;

  • Sağ ve sol böbrekler
  • Sağ ve sol üreterler (İdrarı böbreklerden mesaneye ileten kanallar)
  • Mesane
  • Üretra (Mesaneden dışarıya açılan idrar kanalı)
  • Penis
  • Testisler
  • Prostat
  • Fiziksel muayene genelde yukarıdan aşağı yapılır.

BÖBREKLERİN MUAYENESİ

Böbreklerin muayenesinde hastanın sırt kısmı tamamen açılır ve sırt kısmına inspeksiyon (gözle bakarak değerlendirme) yapılır. Sırt bölümünde hastada ağrı yapacak herhangi bir fiziksel anomali olup olmadığı incelenir Özellikle omurgadaki eğrilikler ve cilt bölgesinde döküntü ile seyreden zona hastalığı böbrek ağrısı ile çok karışan yan ağrılarına neden olabilir. Sırada elle muayene anlamına gelen palpasyon bulunmaktadır. Erkelerde kadınlara kıyasla böbrekler daha sabit olduğundan, karın kaslarının direncinden, postür değişikliği veya soluk alıp vermekle hareket etmediklerinden böbrekleri palpe etmek zordur. En başarılı böbrek palpasyonu hastanın sırtüstü yattığı durumda uygulanır. Böbrek bir elle alttan baskıyla kaldırılır. Hastaya derin bir soluk aldırılarak böbreğin aşağı doğru hareketi sağlanır. Diğer elle karın ön duvarından sıkı ve derince itilerek böbreğin büyüklüğü, şekli ve kıvamı anlaşılmaya çalışılır. Palpe edilen böbrek kitlesi kompansatuvar hipertrofiyi (diğer böbreğin yokluğu veya küçülmesine bağlı gelişen adaptasyon), hidronefrozu (böbreğin şişmesi), tümörü ve kisti akla getirir. Bu muayenede bir kitle tespit edilmesi böbrek, dalak, bağırsak lezyonu veya pankreas kistinin işareti olabilir. Bazen büyük bir böbrek özellikle yumuşak kıvamda ise palpasyonla hissedilmez. Böyle durumlarda perküsyonla (elin dış kenarı ile hafif vuruşlar yapılarak) özellikle hidronefroz varlığında ağrının böbrek kaynaklı olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

MESANENİN MUAYENESİ

Her iki üreter karın içerisinde derin yerleşimli olduğundan muayene edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla böbrek muayenesinden sonra mesane muayenesine geçilir. Mesane orta derecede doluluk olmadığı sürece palpe edilmez. Mesanenin tam boşalamadığı durumlarda uzun süreli idrar yapamamaya bağlı mesane aşırı doluluğu durumu olabilir. Bu duruma globe vezikale adı verilir. Özellikle yaşlı erkeklerde prostat büyümesine bağlı sık karşılaşılan bir durumdur. Karın alt kısmında çoğu zaman göbek altında irice bir genişleme ile mesane tespit edilebilir.

PENİS MUAYENESİ

Bu aşamada hastanın genital bölge muayenesine geçilir. Penis muayenesine inspeksiyonla başlanır ki herhangi bir anormallik olup olmadığına bakılır. Penis gözlemi sırasında farklı görünen bir lezyon olup olmadığına bakılır. İyileşmiş sfiliz nedbeleri önemli bir ipucu olabilir. Aktif bir ülser (çevresine göre farklı görünümde çökük bir alan) bakteriyolojik veya patolojik değerlendirme gerektirir. Yüzeysel ülserler veya veziküler herpes simpleksle (genital uçuklar) uyumlu olabilir. Öte yandan penis ve çevre deride genital siğiller de gözlemlenebilir. Meanın (idrar kanalının dışarıya olan açıklığı) pozisyonuna ve açıklığına dikkat edilmelidir. Meatus darlığı adı verilen daralmalarda idrar yaparken zorlanma ve tam tıkanıklık olması durumunda idrar yapamama gibi durumlar görülebilir. Üretral meanın penisin tam ucunda değil de penis üst kısmında (epispadiyas) veya penis alt kısmında (hipospadiyas) olabilir.Her iki durumda da operasyonla düzeltme gerekebilir. Penis muayenesi sırasında mikro veya makro penis dikkat çekebilir.

TESTİS MUAYENESİ

Testis cildine skrotum denir. Skrotumda testis yapısı bulunmayabilir. Bu geçici veya gerçek inmemiş testisi gösterir. İki durumun birbirinden ayırt edilmesi gereklidir. Testisler her iki elin parmaklarıyla dikkatli bir şekilde palpe edilmelidir. Çoğunlukla testislerin boyutu ve seviyesi aynı olmaz.  Genellikle bir testis diğerine göre daha büyük olur ve daha aşağıda yer alır ki bu durum normaldir. Testiste ele gelen sertlik ve beraberinde düzensizlik aksi ispat edilene dek kötü huylu bir tümör olarak kabul edilmelidir. Tümörler sıklıkla düzgün yüzeylidir. Özellikle genç erkeklerde en sık görülen tümörlerdendir. Muayene sırasında testis tümörlerinin büyük çoğunluğu şüphe uyandırır. Ayırıcı tanıları gerek kan tahlilleri gerekse görüntüleme yöntemleri ile yapılmalıdır.

Testisin arka kısmında sperm kanallarını içeren epididim adı verilen bir yapı ele gelmesi normaldir. Elle muayene sırasında bazen oldukça sıkı bir şekilde yapışık bazen de az çok serbest bi  oluşumdur. Epididim infekte olduğu dönemde elle muayenede testisten ayırt edilemeyebilir. Böyle bir dönemde aşırı hassas olabilir. Testis üzerinde testise gelen damarları, sinirleri ve sperm kanalını ihtiva eden spermatik kordon adı verilen tübüler yapı bulunur. Spermatik kordon muayenesinde venöz damarlarda genişleme olup olmadığına ve sperm kanalının mevcut olup olmadığına bakılır. Genç yaşlarda sperm sayısı ve hareketliliğinde önemli sorunlara sebep olabilen varikosel hastalığı yatar pozisyonda tespit edilemez. Hasta ayakta bir süre bekletildikten sonra testisin damarları yavaşça dolmaya başlar ve bu damarlarda varisleşme olup olmadığı muayene ile anlaşılabilir. Varikosel muayenesi sonrasında hasta tekrar yatırılarak spermatik kordonda şişlik olup olmadığına bakılır.

PROSTAT MUAYENESİ

Son olarak erkek ürogenital sistemde uygun yaştaki hastalarda prostat muayenesi yapılmalıdır. Hasta yan yatar pozisyonda yada tercihen dizlerinin üstünde öne eğilmiş pozisyonda kayganlaştırıcılı bir krem yada jel kullanılarak işaret parmağı anüs içerisinden rektuma ilerletilerek prostata ulaşılır. Rektumun (kalın bağırsağın son kısmı) ön yüzünde yer alan prostat dokusu parmakla öne bastırılarak hissedilir. Bu muayeneye rektal tuşe adı verilir. Prostatın kıvamı; cinsel birleşmenin seyrek olduğu veya normal olduğunda yumuşak kıvamda, kronik infeksiyonda veya ilerlemiş kanser varlığında taş sertliğindedir. Rektal tuşe prostat kanserinin tespiti için halen kıymetli bir muayenedir. Prostat kanserinin büyük çoğunluğu prostatın arka yüzeyindeki kapsülünde meydana gelir ve parmakla hissedilir. Prostat kanseri teşhisi dışında prostatta iyi huylu büyüme ya da iltihap olup olmadığı parmakla rektal muayene sırasında tespit edilebilir.