Varisler, cildimizin hemen altında yer alan yüzeyel toplardamarlardaki kapakların işlevlerinin bozulmasıdır. Bacaklarda görülen varisler, hayat kalitesinde ve iş gücünde ciddi kayıplara neden olan bir hastalıktır. Varisler sadece kozmetik probleme yol açmaz aynı zamanda bacaklarda ağrı, şişlik, kramp, kaşınma, ağırlık hissi ve yorgunluk hissi yaratarak kişilerin sosyal yaşamını etkiler.

Toplumun %15-%20 sinde yani her beş yada altı kişiden birinde görülür. Varis görülme olasılığı, ailesinde varis olanlarda, kadınlarda, şişman kişilerde, doğum yapmış olanlarda (özellikle 2 ve daha fazla doğum yapmış olanlarda), hareketsiz hayat biçiminde, işi gereği uzun süre ayakta kalan kişilerde (öğretmenler gibi) daha sık görülür. Varis gelişiminin temel nedeni olan venöz reflü (toplardamarlardaki kapakların işlevlerinin bozulması) alt ekstremite toplardamarları olan büyük safen ven ve küçük safen vende sık olarak görülmektedir. Yıllar içinde yerçekimininde etkisiyle bacakta toplardamarlar şişer, genişler ve varisleri oluşturur.

 

Varisler tedavi edilmezse ne gibi problemlere yol açabilir?

Tedavi edilmeyen varisler, zamanla çoğalıp deride renk değişiklikleri ve dolaşım bozukluğuna bağlı yaralar oluşturabilir. Büyük varisler içinde yavaşlamış kan akımı nedeni ile pıhtılaşma oluşabilir. Bu pıhtının derindeki toplardamara veya akciğere gitmesi (emboli) söz konusu olabilir.

Varise bağlı şikayetler; sabahları az, ilerleyen saatlerde yerçekiminin etkisi ve ayakta kalma süresi arttığında varislerin şişip dolması nedeni ile daha fazladır. Bacağı yükseltmekle ayakta rahatlama hissi oluşur. Varis çorabı giymek yüzeyel varislere kompresyon yapıp, varislerin genişlemesini engelleyip yüzeyel varislerin derin toplardamarlara yönlenmesini sağladığı için şikayetleri azaltır.

Şikayetler sıcak havalarda daha belirgin soğuk havalarda daha azdır. Bacak kaslarını çalıştıracak her tür egzersiz, varis gelişimini azaltabilir.

Tanı ve tedavinin karar verilmesi için renkli Doppler ultrasonografi yapılması gereklidir. Bu yöntemle cildin alt kısmında yer alan ve çıplak gözle görülemeyen varisler ve varislerin oluşumuna yol açan derin yerleşimli damarların kapak yapıları ve bu damarlarda venöz kaçış değerlendirilmesi ve venöz anatominin tam olarak ortaya konması, bu yöntem ile anlaşılacaktır. Bu nedenle varis tedavisinde en önemli basamak, ayakta yapılan renkli Doppler ultrasonografi değerlendirmesidir.

 

Varis Tedavisi

Varis tedavisine karar verirken birçok unsur göz önüne alınmalıdır:

• Bacağın iç kısmındaki büyük toplardamarların durumu,

• Venöz yetmezlik veya varislerin oluşturduğu şikayetler,

• Varisin ilerde yaratabileceği problemler.

 

Konservatif Tedavi

Temel olarak basınçlı varis çorabı kullanımıdır. Genel olarak grade 1 (18-21 mmHg) basınçlı çoraplar yeterlidir. Çorap dışında, kilo verme, egzersiz ve bacak elevasyonu fayda sağlamaktadır. Ancak konservatif tedavi altta yatan temel problemi düzeltmediği için, ancak semptomatik tedavi sağlar. Varis tedavisin temeli, altta yatan yüzeyel venöz yetersizliğin tedavisidir. Varislere bağlı semptomların ve kozmetik problemlerin tam olarak giderilmesi için sıklıkla venöz reflüye yönelik tedaviyle eş zamanlı yada ayrı bir seansta skleroterapi de uygulanmaktadır.

 

Girişimsel Radyolojik Yöntemlerle Varis Tedavisi

Tedavide esas olarak endovenöz lazer veya RF ablasyon (ısı kullanılarak yapılan termal ablasyon yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin yanı sıra sıcak buhar ve yapıştırma yöntemleri ile de tedavi yapılabilmektedir. Yaklaşık 20 yıldır kullanılan termal ablasyon güvenli ve etkin olması, düşük yan etki oranları, genel anestezi ve hastane yatışı gerektirmemesi gibi avantajları nedeniyle son yıllarda sık olarak uygulanan yöntem olmuştur.

İşlem lokal anestezi ve IV sedasyon eşliğinde, hastanın işlem sırasında ağrı duymayacağı şekilde gerçekleştirilir. Amaç ; fonksiyon bozukluğu olan ve venöz reflü ve varisleri oluşturan dıştan göremediğimiz toplardamarın tamamen yok edilmesidir. Tedavi edilecek bacak steril olarak kapatıldıktan sonra işlem ultrasonografi eşliğinde yapılır. Milimetrik bir kesiden bu toplardamara ultrasonografi eşliğinde girilip, lazer telinin damar içine yerleştirilmesinden sonra yine ultrasonografi eşliğinde lazer teli etrafına tümesan anestezi sağlayan sıvı enjeksiyonunu takiben işlem uygulanır. İşlem sonrası hastalar kısa bir dinlenme sonrasında yürüyerek evlerine dönebilir. Varis çorabı kullanımı işlemden sonra 1hafta-1 ay arasında tavsiye edilmektedir.

Tedaviden sonra varisler ne kadar zamanda iyileşir sık sorulan bir sorudur.

İyileşme varisin tipine ve kişiden kişiye değişiklik gösterir, büyük varislerde genellikle bir ay içinde hem bacakta rahatlama hem de varislerde düzelme görülür. İyileşme daha sonrada devam eder ve maksimum iyileşme ortalama 6-7 ay arasında sağlanır. Özellikle cilt altındaki belirgin varislere yapılan skleroterapi sonrasında bu yüzeyel varislerin küçülüp kaybolması zaman alan bir süreçtir. Endovenöz lazer veya rf ablasyon sonrasında başarı oranları 1. yılda %90 üzerindedir.