Verem (tuberkuloz) bakteriyel ve bulaşıcı bir hastalıktır, genetik olarak geçmez. Çoğunlukla akciğerlerde görülür. Halk arasında “ince hastalık“ olarak da bilinir.

Hastalığın etkeni “mycobacteriumtuberculosis” ismi verilen bir mikroptur ve solunum yoluyla bulaşır.

Verem Nasıl Bulaşır?

Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması, konuşması sırasında oluşan damlacıklar içinde havaya atılır. Tüberküloz mikrobunun içinde bulunduğu bu damlacıkların solunması ile sağlıklı bireyler mikrobu alır. Mikrobu alan her kişi hasta olmaz, mikrop vücudunda sessiz kalır ve vücut direncinin düştüğü bir anda hastalığa neden olur. Hastayla uzun süre aynı ortamda bulunan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşları bulaşma açısından yüksek risklidir. Kaşık, çatal, bardak gibi yemek gereçleri, giysiler, çarşaflar gibi eşyalarla bulaşma olmaz. Verem mikrobu, güneş görmeyen ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir. İnsanların kalabalık olarak yaşadığı, havalanması az, güneş girmeyen ortamlar bulaşma açısından risklidir.

Verem Hangi Sıklıkta Görülür?

Dünya nüfusunun üçte birinin tüberküloz mikrobuyla karşılaştığı belirtilmektedir. Hindistan, Çin ve Endonezya’da dünyadaki hastaların yarısı bulunmaktadır. 2015 yılında dünyada 10,4 milyon yeni tüberküloz hastası olduğu, 1,8 milyon kişinin tüberküloza bağlı öldüğü tahmin edilmektedir. Ülkemizde 2013 yılında 13.409 verem hastasına tanı konulmuştur. Türkiye’de 12-15 milyon kişinin tüberküloz mikrobuyla karşılaştığı, yani vücutlarında henüz hastalık oluşturmamış, uyur durumda verem mikrobunu taşıdığı tahmin edilmektedir. Bu insanların yaklaşık yüzde onu yaşamlarının bir döneminde verem hastası olacaklardır.

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Tüberküloz hastalığı sıklıkla akciğerlerde görüldüğünden belirtilerinin önemli bir kısmı da akciğerlerle ilgilidir.
Tüberküloz hastalarında en sık görülen yakınmalar
2-3 haftadan uzun süren ve tedaviye cevap vermeyen öksürük
Balgam çıkarma
Gece terlemesi
Balgamında kan görülmesi
Ateş
Nefes darlığı
Yorgunluk, halsizlik
Kilo kaybı, İştahsızlık
Çocuklarda kilo almada duraklama ya da kilo kaybı
Göğüs ve sırt ağrısı

Tüberküloz akciğer dışında bir organı tuttuğunda; böbrek tüberkülozunda idrarda kan görülmesi, kemik tüberkülozunda ağrı gibi tutulan organa ait belirtiler de ortaya çıkabilir. Tüberküloz tanısı balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları tüberkülozdan şüphelenmeyi sağlar. Hastadan alınan balgam veya diğer materyaller laboratuvarda incelenir. Tüberküloz mikrobunun görülmesi ya da ekilen kültürde mikrop üremesiyle tanı kesinleşir. Tüberkülin deri testi (TDT) ve bazı kan tetkikleri, kişinin daha önce tüberküloz mikrobuyla karşılaşıp karşılaşmadığını gösteren testlerdir. Daha önce mikropla karşılaşan, vücudunda uyur durumda basillerin bulunduğu kişilerin PPD testi ya da ilgili kan testi pozitif bulunur. Tüberküloz mikrobunu kesin olarak öldürmek ve bir daha çoğalarak hastalık yapmasını engellemek için başlangıçta hastanın kilosuna göre en az 4 farklı ilaç kullanılması gerekmektedir. Toplam tedavi süresi en az 6 aydır. Hasta ilaçlarını düzenli kullanmazsa mikroplar ilaçlara karşı direnç geliştirir. Dirençli tüberküloz dediğimiz bu hastalık tipinde; çok sayıda ilacın 18-24 ay kullanılması gerekmektedir.

Ülkemizde tüberküloz tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar yıllardan beri Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmakta ve hastalara Verem Savaş Dispanserleri aracılığıyla ücretsiz dağıtılmaktadır.

VEREM HASTALIĞINDAN NASIL KORUNURUZ ?

  1. Tüberküloz hastalığından korunmanın en etkili yolu bulaştırıcı hastalara hızla tanı konulup uygun tedavinin başlanmasıdır. Uygun tedaviye başlandıktan 2-3 gün sonra basil sayısı hızla azalır ve 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda ortadan kalkar.
  2. Kişisel korunmada yıllardan beri bilinen yöntem BCG asısıdır. BCG asısı, özellikle çocuklarda görülen, kanla yayılan (milier) ve beyin zarını tutan (menenjit) tüberküloz formlarına karsı koruyucudur. Ülkemizde BCG asısı hayat boyu sadece bir kez uygulanmaktadır. Ası takviminde doğumdan sonra ikinci ayını bitiren bebeklere yapılmaktadır.
  3. Bazı özel durumlarda; bağışıklığı  baskılanmış kişilere, mikrop çıkaran hasta ile aynı evde yasayanlara, yakın zamanda enfekte olanlara ve özellikle enfekte çocuklara hasta olmamaları için koruyucu ilaç tedavisi verilir.

 

Tüberküloz hastalarının en az altı ay düzenli ilaç içmelerini sağlamak çok önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü, tedavi başarısını arttırmak için, tüberkülozlu hastaların her doz ilacının bir sağlık çalışanı veya eğitilmiş bir gönüllü tarafından içirtilmesini esas almaktadır. Ülkemizde de “Doğrudan Gözetimli Tedavi” uygulanmaktadır. Doğrudan gözetimli tedavi, hastanın iyileşmesini garantilediği gibi bulaşmayı önleyerek toplumun korunmasın da sağlamaktadır. Tedavinin sonunda hastanın bakteriyolojik olarak tam iyileştiği gösterildikten sonra ilaçları kesilir, tavsiyelerde bulunulur.

Tüberküloz hastasının aynı evde yaşayanlara verem mikrobunu bulaştırma olasılığı yüksektir. Çünkü aynı havayı en uzun sure paylaşmaktadırlar. Bu nedenle, tüberküloz tanısı kesinleşince, bütün aile bireyleri ve hasta ile aynı havayı paylaşan işyeri ya da başka ortamdaki kişiler verem savaş dispanserinde muayene için çağrılırlar. Hasta olmayan ve risk taşıyanlara da koruyucu tedavi verilir. Koruyucu tedavi eğer düzenli kullanılırsa, mikrobu almış kişilerin hastalanmasını yüzde 90’a varan oranda önler. Özellikle çocuklarda koruyucu tedavi çok önemlidir.