Soğuk kış günlerinin ardından ısınan havalar hemen hemen herkesi sevindirirken, hastalıkları da beraberinde getirebilmektedir. Orta yaş üzerindeki, kalp ve tansiyon problemi olan kişiler başta olmak üzere aşırı kilolular, ateşli hastalık geçirenler, akıl hastaları ve küçük çocuklar sıcak havalardan olumsuz etkilenmektedirler.

Sıcak havalarda özellikle tansiyon hastalarında görülen beyin kanamalarında bir artış yaşanmaktadır. Beyin kanamaları çok çeşitli olmakla birlikte basit olarak beyni besleyen damarların duvarlarının yırtılması sonucu kanın beyin içine ve/veya çevresine sızarak beyin dokusunu tahrip etmesi veya sıkıştırması olarak tarif edilebilinir. Beyin kanamaları sanılanın aksine sadece ileri yaştaki kişilerde değil, altta kanamayı kolaylaştıran sistemik ve/veya anevrizma(damarda baloncuk), arteriovenöz malformasyon(damar yumağı) gibi damarsal hastalıklara sahip gençlerde de görülebilmektedir.

Aşırı sıcaklarda, beyin kanamasına yol açan en önemli faktörler vücudun susuz kalması ve sıcaklık dengesinin bozulmasıdır. Güneş altında özellikle yüksek nemli ortamlarda vücut sıcaklığı artmakta, bu sıcaklık artışı beyin damarlarını direkt olarak etkileyebildiği gibi sıvı-tuz metabolizması üzerinden dolaylı olarak da etkileyebilmektedir. Sıcaklık artışına bağlı ciltten terleme ve doğrudan buharlaşma yolu ile vücuttan sıvı-tuz kaybı gerçekleşmektedir. Artan sıvı ve tuz kaybına bağlı olarak, kan basıncında hızlı değişiklikler olabilmekte ve kan pıhtılaşma sisteminde bozulmalar ortaya çıkabilmektedir. Bunların sonucunda beyindeki kan dolaşımını belirli bir dengede tutan mekanizmalar bozulmakta, bu bozukluklarda beyin fonksiyonlarında bozulma, inme(felç) veya beyin kanaması gelişmesine neden olmaktadırlar. Vücut sıcaklığının 40 ºC (santigrat derecenin) üzerine çıktığı durumlarda şiddetli ve ciddi beyin fonksiyon kayıplarının meydana geldiği bilinmektedir.

Bulantı, kusma, baygınlık ve ani bilinç kaybı, beyin kanamasının en tipik belirtileridir. Hastalık tıbbi takip ile kolayca kontrol altına alınabilecek küçük bir kanama şeklinde ortaya çıkabileceği gibi hayatı tehdit edebilen boyutlara da ulaşabilmektedir. Bu nedenle, hasta zaman kaybedilmeden bir sağlık kuruluşuna ulaştırıldığı takdirde, beyin kanamasından göreceği zarar en aza indirilebilmektedir.

Hasta sağlık kuruluşuna ulaştırılıp, görüntüleme yöntemleri (bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme vb)  ile beyin kanaması tanısı konduktan sonra, kanamanın nedenine ve derecesine göre tedavi planı yapılmaktadır. Kanama bir anevrizma ve arteriovenöz malformasyon gibi bir damar bozukluğundan kaynaklanıyorsa cerrahi veya girişimsel radyolojik yöntemlerle müdahale edilmekte, hipertansiyona bağlı şiddetli olmayan beyin kanamalarında ise genellikle ameliyata gerek duyulmadan tıbbi tedavi yapılmaktadır. Tıbbi tedaviden sonuç alınamayan ve/veya beyinde hacim olarak belirli sınırı aşmış kanamalarda ise beynin hasar görmemesi için hastanın zaman kaybedilmeden ameliyat edilmesi gerekebilmektedir.

Aşırı sıcaklara bağlı ortaya çıkan beyin kanaması aslında önlenebilir bir hastalıktır. Özellikle sıcaklığın 32 santigrat dereceyi ve nem oranının yüzde 65-70’i geçtiği havalarda daha dikkatli olunmalıdır. Güneş ışınlarının yeryüzüne dik olarak geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında çok gerekli değilse dışarıya çıkılmamalıdır. Bu mümkün değil ise düzenli olarak sıvı alımına ve özellikle yudum yudum su içmeye özen gösterilmeli, kahveden uzak durulmalıdır. Gereksiz derecede yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır. İnce, açık renkte ve hafif giysiler tercih edilmeli ve özellikle şapka kullanımı teşvik edilmelidir. Sık sık ılık duş alarak vücut sıcaklığının yükselmesine izin verilmemelidir. Önlem alınmadığı zaman sıcak çarpması denen durum çok hızlı gelişmekte ve belirtiler ortaya çıktığında kişi kendini korumak için geç kalmaktadır.

Kalp damar ve şeker hastalığı gibi kronik hastalığı bulunanlar ile yaşlı kişilerin sıcaktan diğer bireylerden daha fazla ve çabuk etkilendikleri bilinmektedir. Bu yüzden bu kişiler yukarıda bahsedilen durumlara daha fazla dikkat etmelilerdir.