En çok bilinen yeme bozuklukları, anoreksia nervosa, bulumia nervosa, tıkanırcasına yeme bozukluğu ve başka türlü tanımlanamayan yeme bozukluklarıdır. Yapılan çalışmalarda yeme bozukluklarının %50’ den %80’e varan oranlarda genetik yatkınlığının olduğu görülmüştür. Bunların yanında psikososyal ve çevresel birçok faktörde hastalığın ortaya çıkmasında rol oynar.
Temel olarak duygusal bir bozukluktur, yeme bozukluğu olan kişilerde depresyon, toplumda itibar kaybetme, intihara eğilim, problemlerle mücadele edememe gibi davranış problemleri görülmektedir bunun yanında hastaların çok sayıda bedensel sonuçlarla da mücadele etmeleri gerekmektedir. Bunlar; aşırı kilo kaybına bağlı malnutrisyon, osteoporoz, menstrual siklusun azalması, düşük kan basıncına bağlı kalp problemi, dolaşım bozukluğu ve ileri safhalarda kalp krizidir. Eğer hastalık erken yaşlarda ve hastalığın erken evrelerinde fark edilip tedavisine başlanabilirse klinik sonuçları daha iyi olabilir.

Anoreksia Nervosa
Anoreksia’da kişiler kilo alma endişesiyle kendilerini açlığa sevk ederler. Genetik bir yatkınlık olmakla birlikte birçok vakada hastalığın bilinçsiz zayıflama diyetleri sırasında ortaya çıkışı da dikkat çekmektedir. Sonuç olarak bu kişilerde %25 ve üzerinde kilo kaybı oluşur. Özellikle karbonhidrat ve yağ içeren gıdaların tüketimi oldukça azalmıştır. Egzersiz yapmaya ve hareketli olmaya özen gösterirler. Yemek konusuna özel olarak ilgi gösterirler her yiyeceğin kalorisi ve besin değerine ilişkin oldukça bilgilidirler. Yiyeceklere karşı olan bu ilgileri sayesinde birçok tarifleri vardır mutfakta oldukça yaratıcı yemekler yapabilirler. Ayna karşısında oldukça fazla vakit geçirirler; bazıları tamamen kilolu olduklarına inanırken bazıları bölgesel olarak kalça, basen, baldır gibi bölgelerinin yağlandıklarını iddia ederler.

Anoreksia olan bir hasta uzun süre çok zayıf olma ve günlük gereksinmesinin oldukça altında beslenmesinden dolayı ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıyadır. Bunlardan bazıları; baş dönmesi, akıl karışıklığı, kuru ve kırılan saç, düşük kan basıncı, kaşeksi, düşük kan şekeri, yüksek kolesterol, ellerde morarma, kas kaybı, tendon reflekslerinde azalma, osteoporoz, kuru cilt, bacaklarda ödem, büyüme ve gelişmede gerileme, vücut sıcaklığının düşmesi, kadınlarda menstruasyon olamamasıdır. Hastaların birçoğunda tedaviye karşı direnç söz konusudur. Tedavileri fazla vakit alabilir ve geri dönüşümlü olabilir bir kısmının hastanede tedavi edilmeleri gerekebilir. Tedavisinde bu konuda deneyimli doktor, psikolog ve diyetisyenden oluşan ekibe ihtiyaç vardır.

Bulumia Nervosa
Anoreksiadan farklı olarak bulumia olan kişiler iştahlıdır ve normal kiloda olabilirler.  Aşırı yemek yedikten sonra kilo alma korkusuyla isteyerek kusar, idrar söktürücü veya barsak yumuşatıcı kullanırlar. Böylelikle aldığı yiyeceği çıkarırlar. Üç ay boyunca haftada en az iki kere kişi tıkanırcasına yemek yeme veya uygunsuz dengeleyici davranışlar gösteriyor ise, kişinin öz değerlendirmeleri beden ölçüleri ve kilodan fazlasıyla etkileniyor ise bulumia tanısı konur. İki türü vardır. Bunlardan birincisi boşaltıcı yani kişi kendini kusturur veya idrar söktürücü veya barsak yumuşatıcı kullanır. İkinci cins boşaltıcı olmayandır bunlar da oruç tutar veya aşırı egzersiz yaparlar. Tipik bulimikler çok kısa sürede çok fazla yiyecek tüketirler bunu takiben karın bölgelerinde rahatsızlık ve uyku hali oluşur ve kişi kendini kusmaya zorlar. Kusma alışkanlığı; diş çürümesi, tükürük bezleri genişlemesi, vücudun aşırı susuz kalması, potasyum azalması ve diğer elektrolitik dengesizlikleri gibi pek çok sağlık sorununa neden olur. Bunların dışında; kalp ritim bozukluğu, ellerde nasırlaşma ve ayaklarda ödem görülür. Bu hastaların tedavisinde amaç öncelikle kusmanın önlenebilmesidir. Kusmaya neden olacak fizyolojik bir sorun yok ise psikolojik destek ile bu davranış ile baş edebilme yolları öğretilmelidir.

Tıkanırcasına Yemek Yeme Bozukluğu
Kontrol hissinin kaybolması ile birlikte aşırı miktarda yiyecek alımı ve bununla beraber psikolojik baskı hissi ile karakterizedir. Bulimia nervozadan farklı olarak,  kilo almayı sınırlayacak davranışlar (zorla kusma, idrar söktürücü veya barsak yumuşatıcı kullanımı gibi) görülmez. Bu kişilerde yeme ataklarının görüldüğü zamana göre; gece yeme sendromu, karbonhidrat açlığı, mevsimlik duygu durum bozukluğu ve premenstrural sendrom olarak sınıflandırılabilir.

Ortoreksiya
Sağlıklı yemek yeme takıntısıdır. Literatüre son dönemde eklenmiş yeni bir yeme bozukluğudur. Uzmanlar gelecek 10 yıl içerisinde bu hastalığın hızla artacağına vurgu yapmaktadır. Eğer aşağıda yer alan soruların 4 tanesine evet cevabını veriyorsanız ortoreksiya için iyi bir aday olduğunuzu görebilirsiniz hemen önlem almalı ve tıpkı diğer yeme bozukluklarında olduğu gibi bu konuda çalışan uzman bir diyetisyen ve psikologdan yardım almalısınız.

  • Her gün üç saatten fazla zamanı ne yemeniz gerektiğini düşünerek mi geçiriyorsunuz?
  • Öğünlerinizi günler öncesinden planlıyor musunuz?
  • Yemeklerinizin besin değeri yemek yerken aldığınız hazdan daha mı önemli?
  • Yediklerinizin kalitesi artarken yaşam kaliteniz mi azaldı?
  • Sevdiğiniz yiyecekleri sağlıklı beslenebilmek için tüketmeyi bıraktınız m?
  • Yediğiniz yiyecekler kendinizi suçlu hissetmenize neden oluyor mu?
  • Beslenme şekliniz sizi sosyal ortamınızdan uzaklaştırıyor mu?
  • Yediklerinizin sağlıklı olması kendinize duyduğunuz saygının artmasını sağlıyor mu?
  • Sağlıklı beslendiğinizde kendinizle barışık ve kontrolün sizde olduğunu hissediyor musunuz?