Yüzümüzün her bir yarısında bulunan kasların yine aynı taraf beyin sapından köken alan ve  daha sonra kulak arkasında yüzeye çıkan kafa sinirlerinden  yüz siniri (fasial sinir) ile çalıştığı biliniyor. Yüz siniri (Fasial sinir) ayrıca kulak, tükürük bezi, göz yaşı bezi ve dilin ön bölümüne ( tat duyusu) giden  ince dallara sahiptir. Yüze gelen sinir liflerinin zedelenmesi sonucu yüzün mimik kaslarındaki hareket kaybına Yüz Felci denilir. Yüz felci hemen her yaşta görülebilir. Doğuştan ve gençlerde  bile yüz felci oluşabilir. Dünya çapında yapılan istatistiklere göre sıklık %0.2 (binde iki) civarındadır. Kadın ve erkeklerde eşit derecede görülebilmekte, bunun yanı sıra kış aylarında daha fazla ortaya çıktığı söylenir, ancak her mevsimde yüz felci ile karşılaşmanız mümkündür.


Yüz felçleri ikiye ayrılır.
1- Beyindeki hasarlara bağlı olan yüz felci (santral)
2- Çevresel(periferik) zedelenmelere bağlı oluşan yüz felci
Beyinden kaynaklanan yüz felci farklıdır. Beyindeki rahatsızlıkla ilgili bulgularla beraberdir.
Çevresel yüz felci ise çok daha sık görülür. Yüz felci yüzün sadece bir yarısında görülür.
 

Çevresel Yüz Felci
Yüz sinirleri beyinden çıkıp yüze gelirken kulak içinden dar bir kanaldan geçerler. Kulak önünden dışarı çıkıp yüz kaslarına (mimik kasları)  dağılırlar. Günlük hayatta en çok soğuk ve viral hastalıklar  nedeni ile sinirin kanalda sıkışmasına bağlı felç görülür. Bu tip yüz felcine Bell Paralizisi de denilir. Yüz felci'ne beyin kanamaları ve hastalıkları olmak üzere, iç kulak yolu iltihapları, özellikle üst çenedeki diş iltihapları, yüz ve kafa travmaları, doğuştan gelen bazı hastalıklar ve doğum esnasında sinir harbiyeti,viral hastalıklar, tümörler, diyabet, hiper/hipotiroidi, hamilelik, hipertansiyon,  toksik nedenler, ameliyat sonrası ve soğuk hava cereyanına uzun süre maruz kalmak neden olur. Yüz felci kişiye bağlı olarak çok farklı şekillerde kendini gösterir. Bazen çok hafif olarak görülür ve kişi güldüğü an da yüz felci anlaşılır. Yüz felci hızlı ilerleyen bir hastalıktır ve maksimum şiddetine birkaç saat ya da birkaç günde ulaşabilir. Daha çok hasta sabah kalkınca yüzünün o yarısında farklılık hisseder. Bazen felçten önce kulak ağrısı olabilir. Felç gelişince yüzün mimik kaslarında hareket azalır veya tamamen kaybolur. O tarafta göz kapağı kasları çalışmadığı için göz kapatılamaz. Felçli taraftaki yüz hatları düzleşir. Doğal olarak yüz kaslarının çalışmamasına bağlı yüzün bir yarısında (özellikle dudak kenarında)  kayma hissi ile birlikte konuşma zorluğu, göz kırpamama, ağızdan salya akması, yeme ve içmede zorluk en sık karşımıza çıkan belirtilerdir. Hasta ağzın bir tarafını hareket ettiremez. Islık çalamaz. Ağız sağlam tarafa doğru kayar. Bu kayma özellikle gülerken çok belirginleşir. Konuşma bozulur. Birçok kişide tat alma duyusu da bozulur. Ayrıca etkilenen tarafta göz kuruluğu ile birlikte etkilenmiş göz kapağı azalmış gözyaşını göze tam olarak yayamadığından dolayı sürekli göz yaşarma sorunu yaşanır. Göz sürekli açık kalırsa ve uygun biçimde kapatılmaz ve korunmazsa göze yabancı cisimler, toz kaçabilir. Gözde tahriş ve enfeksiyon olur. Yüz sinirinin bir dalı da tat alma duyusundan sorumlu olduğu için bazı hastalarda garip ve nahoş bir tat, örneğin metalik bir tat, şikayeti oluşur. Gözyaşı ve tükürük salgısının azalması, tat duyusunun bozulması, gürültüye duyarlılık artışı gibi bulguları yüz siniri felcinin belirtisi olarak karşımıza çıkar.

 

Hastalığa yakalanma ihtimalini artıcı durumlar nelerdir?
Yaş önemli bir faktör sayılır, mesela çocuklarda görülme sıklığı çok daha az olmakla birlikte spontan iyileşme durumları da o denli fazladır. Bazı metabolik hastalıklar örneğin Şeker hastalığında  yüz felcine yakalanma riski genel popülasyona göre 4 misli fazladır. Gebeliğin son üç ayı yüz felci için dikkat edilmesi gereken bir dönem olarak kabul edilir. Bağışıklık sisteminin bozukluğuna sebep olan hastalıklar da başka bir risk gurubunu oluştururlar. Vücut direncindeki azalma hastalığa yakalanmayı kolaylaştırır,  örneğin soğuğa bağlı olarak vücut direncini düşmesiyle oluşabilecek enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, beslenme bozukluğu ve tabii en önemlisi stres.
Vücudun başka bölümlerini de etkiler mi?
Hayır, yüz felcinde vücudun başka hiçbir bölgesinde felç, güçsüzlük veya uyuşma gibi şikayetler oluşmaz, oluştuğu  takdirde başka bir hastalık düşünülmeli, araştırılmalıdır.
Hastalık bulaşıcı mıdır?
Hayır, bulaşıcı değildir. Hastalığa yakalanan kişiler işlerine ve normal aktivitelerine devam edebilirler.
Tanısı nasıl konur?
Yüz felci teşhisi çoğunlukla hastanın kliniğinden konur, ancak  yüz felcine sebep olabilecek başka hastalıklardan şüphelendiğinde laboratuar veya görüntüleme tetkiklerine başvurulur

İyileşme hızı nasıldır?
İyileşme süreci yüz sinirinin harabiyeti ile doğru orantılıdır. Hafif hasarlanmalarda düzelme yalnızca birkaç gün gibi kısa bir sürede oldukça hızlı ve tam olurken, daha ağır vakalarda bu süre birkaç ay gibi daha uzun olabiliyor. Harabiyete uğrayan sinirin onarımını ortalama 1 - 2 mm/gün hızı ile hesap ettiğimizde, iyileşmeyi 15 gün ile 18 ay arası bir süre içinde bekleyebiliriz.

Tekrarlayıcı mıdır?
Yüz felcinin tekrar etme olasılığı %5 - 15 civarında olup altta yatan hastalıklar ve risk faktörlerine göre değişir.

Prognozu etkileyen diğer faktörler:

1- Tükürük salgısında azalma: Tükürük akımı % 25'e düştüğünde tam düzelmeme % 88 oranında gözlenir

2- Tat duyusunda azalma hastalığın kötü seyredeceğini gösterir

3- Göz yaşı sekresyonunda azalma olanlarda % 95 oranında hatalı rejenerasyon ve  tam düzelme olmaz.

4- Stapes refleksinin yokluğu: Refleksin 3 hafta içinde geri dönmesi fasiyal fonksiyonun geri döneceğine işaret eder.

İdiopatik(sebebi bilinmeyen) fasiyal paralizinin,travma veya enfeksiyonlara bağlı akut fasiyal paralizilerde ilk 14 gün içinde  tam felç gelişmemesi, prognozun iyi olduğunu ve Grade I veya II seviyesine tatminkar düzelme olacağını gösterir. Yine de, düzelmenin veya progresyonun tespit edilmesi için hastaların ilk 3 hafta içinde periyodik aralıklarla takip edilmesi gerekir. Komplet paralizili hastalarda prognozun takibi için, elektrofizyolojik testlerin de yapıldığı günlük veya günaşırı kontrollere ihtiyaç duyulabilir. Göz kapatabilme ve tat alma duyusunun geri gelmeye başlaması hastalığın seyrine dair iyi birer işarettir.

Tedavi nasıl yapılır?
Hastalık genellikle her hangi bir medikal veya cerrahi tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden düzelir. Hastaların %80 gibi bir oranı 2-3 haftada iyileşir. Bunlar haricinde %10′luk kısmın iyileşmesi bir yıla kadar sürebilirken, %10′luk kısım ise iyileşemez ve yüzde sinkinezi(iyileşme sırasında sinir lifleri yanlış yönlendirilir ve buna bağlı olarak yemek yeme esnasında göz yaşarması, göz kapama esnasında ağız kenarında kasılma gibi )gelişir. Tedaviye hastalık başlangıcından sonra en kısa sürede başlanılmalıdır. Bell’s Palside ilaç tedavisi uygulanmaktadır. İlk 24-48 saat içerisinde ilaç tedavisine başlanılmalıdır Hastanın mevcut başka hastalıkları da varsa bunlar da göz önüne alınmalıdır.
Tedavi sürecini hızlandırmak amacı ile yüz kasları egzersizleri ile birlikte masaj önerilir. Soğuk havalarda baş - boyun bölgesini koruma ve sıcak tutma unutulmamalıdır. Gözler hastalık süresi boyunca tam kapanmadığından dolayı suni gözyaşı ilaçları, antibiyotik ve uyku sırasında göz bandı ile enfeksiyon ve fiziksel travmalardan korunmalıdır. Daha ağır vakalarda  steroid (Kortizon, sıkışan sinirlerde ödemi azaltarak faydalı olabilir)ve antiviral ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak kişinin dış görünüşünde değişiklik olacağından tedavi süresi içinde hastanın ruhsal olarak desteklenmesi ve bilgilendirilmesi tedavinin kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken en önemli noktasıdır. Nadiren görülen ağır vakalarda 3. haftadan sonra iyileşme süreci başlamadığı takdirde EMG(elekronöromyografi) testi ile fasial sinirin fonksiyonu  ölçülür ve herhangi bir ileti saptanmadığı durumda cerrahi girişim planlanır.

Fizik Tedavi
Fizik tedavinin de hastalığın iyileşmesine katkısı büyüktür. Fizik tedavi olarak hastaya Termal tedavi: yüzeyel sıcak uygulaması(sıcak su torbası,enfraruj) masaj – yüz egzersizleri günde 3-5 defa aynanın karşısında yapılmalıdır– EMG biofeedback – elektrik stimulasyonu – elektroterapi uygulanır.yüzeyel ısıtıcıların elektrik stümülasyonu, masaj ve egzersiz uygulamasından önce 15’er dakikalık seanslar halinde uygulanması önerilmektedir.

•Sıcak uygulamaları ile lokal kan dolaşımı artırılır ve elektrik stimülasyonu sırasında cildin elektrik direncini azaltır.•Fasiyal paralizide uygulanan masaj kan dolaşımını artırır ve kontraktür gelişimini önleyebilir.

•Ayna karşısında yapılan aktif egzersizlerle de kas atrofisi önlenir ve kas fonksiyonlarında iyileşme görülür.

•Ancak komplet paralizide aktif egzersiz yapılamamaktadır. Bu nedenle elektrik stimülasyonu yapı kas kitlesinin korunmasıdır.

•Ayrıca elektrik stimülasyonu sonucunda görülen kas kontraksiyonları hastaya psikolojik destek sağlayarak iyileşeceği umudunu korumasına da yardımcı olmaktadır.

Cerrahi Tedavi

Yüz felci sebebine göre değişik ameliyatlar yapılmaktadır. Kronik orta kulak iltihaplarına bağlı yüz felcinde orta kulaktaki iltihap temizlenir ve yüz sinirini saran kılıf açılarak iltihabın temizlenmesi sağlanır. Tükrük bezi tümörlerine bağlı yüz felcinde tükrük bezi ile beraber yine sinirin tümörle tutulan kısmıda çıkarılır. Bell paralizisi veya Ramsay-Hunt sendromundaki(Viral) yüz felcinde ilaç tedavisinin sonucuna göre eğer ameliyat gerekirse genellikle yapılan işlem kulak arkasından girilerek sinire ulaşmak ve etrafındaki kılıfı açmaktır. Yüz sinirinin ilaçla ya da ameliyatla tedavi edilemeyeceği görüldüğünde bazı yardımcı ameliyatlar yapılır. Bunlar arasında başka sinirlerle hareket eden kasların yüze transferi, başka sinirlerin yüz sinirine birleştirilmesi, göz kapaklarına altın ağırlık yerleştirilmesi ile gözlerin kapanmasının sağlanması gibi ameliyatlar yapılabilir.